Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/3132
2021/4105
26 Nisan 2021
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.07.2017 tarih ve 2014/463 E 2017/572 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.07.2019 tarih ve 2017/3005 E 2019/1142 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılardan Kay Yapı Malz. Ltd. Şti. ile davalı arasında bayilik sözleşmesi imzalandığını, bayilik sözleşmesi ile birlikte davacı şirketten teminat senedi aldığını, söz konusu senede dayanılarak davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, teminat senedinin yalnızca davacı şirket adına düzenlenmesine karşın davalı tarafından sonradan diğer davacıların da isimlerinin yazıldığını, davalı şirket yetkilisi Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı nezdindeki soruşturma ifadesinde senedin cari hesap alacak borç hesaplarından doğacak olan borca karşılık alınmış bir teminat senedi olduğunu açıkça kabul ettiğini, dolayısıyla senedin kambiyo senedi vasfı taşımadığını, davacı şirketin davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek, icra takibinden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senet üzerinde tahrifat yapıldığına dair iddianın doğru olmadığını, davalı aleyhine başlatılan soruşturmanın takipsizlik kararıyla sonuçlandığını, davalı şirket yetkilisi soruşturma kapsamında verdiği ifadede söz konusu senedin cari hesap alacak borç hesaplarından doğacak olan borca karşılık alınmış bir teminat senedi olduğunun belirtildiğini, davacıların davalıya borcunun bulunduğunu belirterek, davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; takip ve dava konusu bonoda teminat senedi olduğu yazılı ve neyin teminatı olduğu açıkça yazılı değilse de, davalı şirket temsilcisi... Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/5946 Soruşturma sayılı dosyasında verdiği 01.07.2013 tarihli ifadesinde, bu bononun cari hesap alacak borç hesaplarından doğacak olan borca karşılık alınmış olan bir teminat senedi olduğunun belirtildiği, davacılar ... ve ...’ın bu bonoyu aval veren olarak imzaladığı, davacı şirketin sadece 2011 yılı ticari defterlerini sunabildiği, davacı ve davalı şirketin ilgili dönemlere ait BA BS formlarının dosyaya getirtildiği, davalı şirket, davacı şirketten aralarındaki cari hesap ilişkisinden ve ticari alışverişten dolayı dava tarihi itibariyle toplam 1.372.856,07 TL alacaklı olduğu, bu nedenle işbu cari hesaptan dolayı alacağın teminatı olarak verilmiş olan takip ve davaya konu bonodan dolayı bono bedelinin teminat altına aldığı alacak kısmı olan 1.372.856,07 TL miktarı kadar asıl alacak yönünden davacı şirket ve bonoyu aval veren olarak imzalamış olan diğer davacılar ... ile ... davalı şirkete karşı birlikte borçlu ve sorumlu olduğu, alacağın salt bonoya bağlı sebepten mücerret bir alacak olmadığı, davalının davacıları usulüne uygun olarak temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davacıların 227.143,93 TL asıl alacak ve 531.594,52 TL işlemiş faiz yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacıların kötüniyet, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacılar yönünden, hüküm kurmaya elverişli olan ve denetlenebilir bilirkişi raporunda, davalı şirketin dava tarihi itibariyle davacılardan Kay Yapı Malz. Ltd. Şti.'nden 1.372.856,07 TL alacaklı olduğunun belirtildiği, dava konusu bonoda davacılardan şirketin borçlu keşideci olduğu, diğer davalıların ise aval veren olduğu davanın taraflarının kabul ettiği üzere, aralarındaki ticari ilişkinin teminatı olarak alınan bu bononun, ödenmeyen 1.372.856,07 TL tutarındaki kısmından dolayı davacıların sorumluluğu devam ettiği; davalı yönünden, davacıların takipten önce temerrüde düşürülmediği, icra dosyasına yatan paranın davalıya ödenmemesi yönünde alınan tedbir kararının, teminatın yatırılmaması nedeniyle infaz edilemediğinden tazminata hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b 1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 26.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:38:10