Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5075
2021/3933
22 Nisan 2021
MAHKEMESİ: TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.11.2017 gün ve 2017/474 2017/906 sayılı kararı onayan Daire'nin 14.10.2019 gün ve 2018/1069 2019/4750 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Antalya Barosu'na kayıtlı serbest avukat olduğunu, davacının babasının sağlığında kendi üzerine alınan aracın trafik kaydında haciz bulunduğunun kendisine şirket elemanı tarafından söylenmesi üzerine öğrendiğini, o tarihte avukatı olan davalıyı arayarak bunun ne anlama geldiğini sorması üzerine davalının davacıya belge imzalatarak aracın üzerindeki haczin kaldırıldığını beyan ettiğini, davacının psikolojik rahatsızlığı nedeniyle olayın ne olduğunu tam olarak anlayamadığını, ancak ailesinin yaptığı araştırmalar sonucu oğulları aleyhine avukatları olan davalı tarafından yapılmış olan icra takiplerinin olduğunu öğrendiklerini, davacı ile davalı arasında 108.000,00 TL borç doğumuna esas olacak, bu tutarda senet verilmesini gerektirecek bir hukuki ilişki bulunmadığını, davacının Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 16.07.2010 tarihli raporunda tespit edildiği üzere kronik şizofren hastası olduğunu, her ne kadar davacının davalıya böyle bir borcu bulunmasa da davacının senedin tanzim tarihinde hukuki ehliyeti olmayan bir kimse olduğunu, bu nedenle öncelikle davacının hukuki tasarrufta bulunma ehliyeti olmadığından yapmış olduğu iddia edilen işlemlerin de geçersiz olduğunu, bundan başka davacının olaydan haberdar olduktan sonra icraya konu edilen bononun fotokopisi incelediğinde imzanın kendi imzasına benzediğini, ancak senet üzerine ekleme yapılarak 8.000,00 rakamının baş tarafına 10 konularak ve yine yazı ile yüz yazılarak senedin 108.000,00 TL bedelli hale getirildiğini fark ettiğini, bu nedenle davalı hakkında Cumhuriyet Savcılığı’nda açılan soruşturmanın devam ettiğini iddia ederek davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitiyle % 40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tüm iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının borçtan kurtulmak ve haksız menfaat sağlamak amacıyla hareket ettiğini, davacıyı uzun süreden beri tanıdığını ve ileri sürülen akıl hastalığından kendisinin ve hiç kimsenin haberinin olmadığını, davacının gerçek durumunun ancak adli tıp incelemesi sonucunda tespit edilebileceğini savunarak davanın reddi ile tazminat istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen hükmün davacı vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nce onanmasına karar verilmiştir.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 22.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:38:20