Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5045
2021/3897
21 Nisan 2021
MAHKEMESİ: TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.05.2019 tarih ve 2014/1583 2019/484 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2021 günü hazır bulunan davacı karşı davalı vekili Av. ... ile davalı karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ...Ş. vekili, taraflar arasındaki rekabet hukuku anlamındaki dikey anlaşmanın Rekabet Kurumu'nun tebliğ ve kararları doğrultusunda öngörülen süresinden önce sonlandığını, davalı taşınmazına sözleşmenin belirlenen süre sonuna kadar devam edeceği inancı ile sabit yatırımlar yapılmış olduğundan geçersiz kalan süreye isabet eden kısım yönünden davalının sebepsiz zenginleştiğini, yine tapudaki davacı lehine tesis edilmiş olan intifa hakkının terkin harcının davalı malik nam ve hesabına müvekkili tarafından ödenmesi nedeniyle bu tutardan da davalının sorumlu olduğunu belirterek, terkin harcı bedeli olan 219.261,60 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV'si ile , sabit yatırım bedelinin dava tarihi itibariyle güncellenmiş değeri olan 100.303,02 TL'nin iktisap tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV'si ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı birleşen dosya davacısı Erdoğanlar Turz. A.Ş. vekili, terkin harcından davacının sorumlu olduğunu, müvekkiline ait taşınmazdaki akaryakıt istasyonu için tüm yatırım bedelini davacının değil, müvekkilinin ödediğini, davacının bir alacağı bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiş; birleşen dava dosyasında, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik ilişkisinde müvekkilinin davalıya keşide ettiği dört adet fatura borcunun ödenmediğini ileri sürerek, toplam 46.115,59 TL alacağın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava dosyası davalısı Petrol Ofisi A.Ş. vekili, dava konusu faturalardan kaynaklanan alacağın cari hesaba kaydedilip, davalı alacağından mahsup edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada terkin harcına yönelik ve birleşen davanın reddine yönelik verilen kararlar kesinleştiği için bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, mahallinde yapılan keşif ile davalıya ait istasyonda bulunan idari hizmet binası ve beton dökümüne ilişkin sabit yatırımların davalı tarafından kullanılmaya devam edildiği ve taşınmaza değer kattığı değerlendirilerek ve bu haliyle davalının sebepsiz zenginleştiği kalıcı yatırımların dava tarihi itibariyle rayiç değerinin 200.925,00 TL olduğu, davacının talebinin 100.303,02 TL olduğu davacının talebiyle bağlı kalınarak 100.303,02 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1 Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 Dava, bayilik ilişkisinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle intifa terkin harcı ve sabit yatırım bedelinin tahsiline yönelik alacak davasıdır.
Davacı vekili, 24/04/2011 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; "Dava konusu sabit yatırımlarımız aşağıdaki şekildedir; a) Elektrik Sistemi bu yatırımımız 30.09.2007 ve 31.07.2009 tarihlerinde dava konusu istasyonda iki kategoride yapılmış, olup, bedeli toplam; 2.797,13 + 5.578,65= 8.375,78 TL'dir. b)Satış Hizmet Binası İnşaatı; bu yatırımımız 30.11.2008 tarihinde dava konusu istasyonda yapılmış olup, bedeli 90.000 TL'dir. " şeklinde açıklama yaparak talebini sınırlandırmıştır. Yine davacı vekilinin sabit yatırımlara ilişkin belgelerin gönderilmesi için davacı şirkete müzekkere yazılmasını talep etmesi üzerine yazılan yazıya davacı şirket tarafından verilen 12.07.2011 tarihli cevap yazısı ekinde 27.10.2008 tarihli KDV hariç 90.000,00 TL bedelli fatura ile 21.10.2008 tarihli "Bayi 100142 Erdoğanlar Petrol Adana P300 Proje Kapsamında İstasyon İyileştirme İşleri Keşfidir." başlıklı belge dosyaya sunulmuştur. Dairemizin 26/06/2014 tarih ve 2013/15735 E. 2014/11831 K. sayılı bozma ilamında da "Dava konusu akaryakıt istasyonuna davacı tarafça bedeli ödenerek yapıldığı ileri sürülen satış hizmet binası inşaatı bedeli ve elektrik sistem bedeli yönünden bu yatırımların kalıcı yatırım kapsamında olup olmadığı," hususlarında inceleme yapılmasına yönelik bozma yapılmasına rağmen mahkemece, bilirkişi raporlarında talep konusu olmayan saha betonu imalat bedeli olarak belirtilen 200.925,00 TL'nin toplam kalıcı sabit yatırım bedeli olarak benimsenerek davacının talebinin 100.303,02 TL olduğu ve taleple bağlılık ilkesine göre bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece, Dairemizin önceki bozma ilamı da göz önünde bulundurularak ve davacının talebini sınırlandığı keşif listesi ile fatura bedeli gözetilerek davalıya ait taşınmazda yapılan sabit yatırımların imalat tarihlerine göre dava tarihi itibariyle amortisman bedelleri düşülmek suretiyle dava tarihindeki değeri dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:38:41