Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5891
2021/3797
19 Nisan 2021
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.07.2017 tarih ve 2016/459 E. 2017/324 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 23.06.2020 tarih ve 2017/2027 E. 2020/668 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı bankanın müvekkili ...'un oğlu ve gelininin ortağı bulunduğu müvekkili şirkete ticari kredi kullandırdığını, müvekkili ...'in maliki bulunduğu taşınmazı müvekkili şirketin davalı banka tarafından açılmış ve açılacak her türlü kredinin teminatı olarak doğmuş ve doğacak tüm borçlarını karşılamak üzere 21.12.2011 tarihinde 500.000,00 TL'lik ipotek verdiğini, kredilerin geri ödenmesi sırasında herhangi bir sorun yaşanmamakta iken davalı bankanın gönderdiği ihtarname ile müvekkili şirketçe dava dışı Bozlar Tavukçuluk Ltd. Şti'ne keşide edilen 19.02.2013 ve 05.04.2013 keşide tarihli iki adet çekin temlik cirosuyla davalı bankaya devredildiğini, her iki çekin karşılıksız olup tahsil edilememesi nedeniyle oluşan borç ile taksitli krediler ve çek kredisinden kaynaklanan riskinin depo edilmesi istendiğini, müvekkillerinin itirazı üzerine Bursa 19. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7427 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla temlik cirosuyla devralınan iki çekle ilgili olarak toplam 121.162,50 TL'nin faiziyle tahsili için takip başlattığını, takibin satış aşamasına gelmesi üzerine müvekkili ...'in taşınmazını satarak aynı gün noter ihtarnamesinde belirtildiği üzere istirdat hakkı saklı kalmak üzere ödeme yaptığını, TBK'nın 188. maddesi uyarınca müvekkilinin lehdara karşı ileri sürebileceği def'ileri takip alacaklısı olan temlik cirosuyla çekleri iktisap eden davalı bankaya karşı da ileri sürebileceğini, çek keşidecisi müvekkili şirket ile lehdar Bozlar şirketi arasında 15.07.2012 tarihinde "Bölge Bayilik Sözleşmesi" aktedildiğini, bu sözleşmenin 4. maddesine göre Bozlar şirketine avans çeki verileceğini, cari hesabın durması ya da ticari faaliyetin yapılmaması gibi durumlarda avans çeklerinin bedelsiz hale geleceğini, ihtar ya da ihbara gerek kalmaksızın bayiliğe iade edileceğini, bu sözleşmeye dayanılarak çek tediye bodrosu ile Bozlar şirketine avans çekleri keşide edilerek teslim edildiğini, ancak Bozlar şirketinin 22.02.2013 tarihinde mahkemeye başvurarak iflas erteleme talebinde bulunduklarını, mahkemenin iflas erteleme talebini reddederek şirketin iflasına karar verdiğini, davalı bankanın temlik cirosu ile iktisap ettiği çekler yönünden lehdar Bozlar şirketinin edimini yerine getirmediğinden müvekkili şirketin ödeme yükümlülüğü kalmadığını, nitekim Bandıma İcra Hukuk Mahkemesi, işbu sözleşmeye dayalı müvekkili şirketin keşide ettiği başkaca çeklerin avans çekleri olduğunu belirterek borca itirazlarını kabul ettiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçtiğini, müvekkili Ayfer yönünden ise takip konusu çeklerden dolayı davalı bankanın ancak ve ancak keşideci aleyhine takipte bulunabileceğini, kredi sözleşmesinin dışına çıkamayacağını, ipoteğin sadece müvekkili şirketin kullanacağı kredi riskinin teminatı olarak tesis edildiğini ileri sürerek, davalı bankanın Bursa 19. İcra Müdürlüğü'nün 2013/7427 E sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yaptığı takipte tahsil ettiği 217.340,00 TL'nin ihtar tarihi olan 02.05.2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadı ile ödemede bulunan müvekkili ...'a ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 818. maddesinin göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687. maddesi gereğince keşideci borçlunun lehtara ve cirantalara karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği hususunun belirtildiği, aynı maddenin ikinci fıkrasında alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümlerin saklı tutulduğu, dava konusu çekler alacağın temliki yoluyla devredilmediği için davacı şirketin çeklerin avans çeki olduğu ve bedelsiz kaldığı yönündeki def'i davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceği, davacı ...'un imzaladığı ipotek aktinde diğer davacı şirket namına açılmış ve açılacak her türlü krediden, bu firmanın borçlusu ve cirantası olduğu senetlerden vs. diğer her türlü nedenden davacı şirketin bankaya doğmuş ve doğacak tüm borçlarını karşılamak üzere 500.000,00 TL ana para ve bu meblağa ilave tüm masrafları karşılanmak üzere ipotek verdiği, ipoteğin her ne kadar kredi sebebiyle verildiği iddia edilse de ipoteğin kredi ile sınırlandırılmadığı, çekleri de kapsadığı, dava konusu çekler nedeniyle icra takibine girişilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, çekler nedeniyle ödenen bedelin iadesini gerektirecek bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b 1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 19.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:39:12