Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/5080

Karar No

2021/3123

Karar Tarihi

31 Mart 2021

MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK

Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.07.2018 tarih ve 2015/338 E 2018/563 K. sayılı kararın davacı vekili ve temlik alan davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.07.2019 tarih ve 2018/1845 E 2019/1557 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl dava yönünden davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada davalı tarafından icra takibine konu çeklerin davacı şirketin yetkilisi tarafından imzalanmadığını, keşide tarihlerinde dava dışı ... tarafından yetkisi olmadığı halde imzalanan çeklerden dolayı borçlu olunmadığını, birleşen dava da ise; davacı ile aralarında ticari bir alışverişin bulunmadığını, takibe konu çeklerin bedelsiz olduğunu belirterek davalı tarafından iki ayrı icraya konu edilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığını tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacının takibe konu çekleri temsil yetkisine haiz olduğunda ileri vadeli olarak düzenlediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borçlarına karşılık verildiğini, çek sebepten mücerret olup aksini davacının ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, asıl dava dosyasına konu olan Antalya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2014/12649 esas sayılı dosyası ile takibe konu edilen 30.11.2014 keşide tarihli ve 75.000,00. TL bedelli çekin keşidecisi olan davacı şirket adına imzalayan dava dışı ...'ın ticari temsilcilik yetkisinin Antalya 19. Noterliği'nin 14/11/2014 tarih 12720 yevmiye numaralı azilname ile sona ermiş olduğu, bu tarihten sonra düzenlenen çekten dolayı davacı şirketin sorumlu olmadığı, her ne kadar davalı tarafça çekin ileri tarihli olarak düzenlendiği iddia edilmiş ise de bu savunmanın aksini HMK'nın 200. maddesi uyarınca kesin delillerle ispat edilemediği,

Birleşen dava yönünden ise Antalya 15. İcra Müdürlüğü’nün 2015/9915 esas sayılı takibine konu 30/09/2014 tarihli 10.000,00TL bedelli ve 30/10/2014 tarihli 15.000,00TL bedelli çekler yönünden ise, çekte imzası bulunan dava dışı temsilci ...'ın ticari temsilcilik yetkisini sona erdiren 14/11/2014 tarihli azilnamesinden önce düzenlenmiş olması nedeni ile temsile yetkili olduğu süre içerisinde çekin düzenlendiği, kural olarak kambiyo senedi olan çek ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde karine olduğu, bu karinenin aksini iddia eden davacının, çeklerin hatır çeki olarak verildiğini ve karşılığında mal ya da hizmet alınmadığını yazılı delille ispat edemediği, her ne kadar davacının incelenen ticari defterlerinde söz konusu çekler kayıtlı değilse de kambiyo senedinin ticari defterlerde kayıtlı olmamasının kambiyo senedini hükümden düşürmeyeceği, davacı tarafın açıkça yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, asıl dava da; davaya konu çekte imzası bulunan Mustafa ...'ın davacı şirketin vekili olduğu, vekilin görevinin vekaletnamede belirtilen sınırlar içerisinde belirlendiği, vekaletnamenin kambiyo taahhüdünde bulunmak yetkisini içermediği, dava dışı vekilin azil tarihinden sonra imzaladığı çek nedeniyle davacı şirketin sorumlu tutulamayacağı, davalının çeklerin vekilin azlinden önce ve davacı şirket tarafından bir kısmı ödenen çeklerle aynı durumda düzenlendiği yönündeki savunmasını ispata yönelik delil bildirmediği gibi çeklerden bir tanesinin ödenmiş olmasının dava konusu çekin de benimsendiği sonucunu ortaya çıkarmayacağı, birleşen dava da ise; dava konusu takip dayanağı çeklerin 30.09.2014 ve 30.10.2014 düzenleme tarihli olduğu, çeklerdeki şirket adına atılı imzanın Mustafa ...'a ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı şirketin vekiline verdiği vekaletnameden 14.11.2014 tarihinde azlettiği ve azil edilen 16.05.2013 tarihli vekaletname de, vekilin yetkilerinin sınırlı olarak belirlendiği, vekilin kambiyo taahhüdünde bulunmak özel yetkisinin bulunmadığı, bu hali ile vekaletnamenin geçerli olduğu tarihte dahi olsa kambiyo taahhüdünde bulunmak yetkisi bulunmayan vekilin imzaladığı çekler nedeniyle davacı şirketin sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kaldırılarak asıl ve birleşen davanın kabulüne, birleşen dava yönünden kesin olarak karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından asıl dava bakımından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b 1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.189,48 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl dava yönünden (temlik alan) davalıdan alınmasına, 31.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:44:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim