Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/2010
2021/2861
24 Mart 2021
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.04.2018 tarih ve 2015/695 E 2018/434 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.02.2020 tarih ve 2018/1848 E. 2020/110 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 26.06.2014 26.06.2015 tarihleri arasında geçerli olan “Gezinti Tekneleri Sigorta Poliçesi” ile sigortalı, 2006 model “MELİSA 01” isimli özel teknenin 27.07.2014 tarihinde Göcek Belediye Marina’da bulunan hususi alana gerekli özen ve dikkat gösterilerek bağlandığını, ertesi gün teknenin battığının müvekkiline bildirildiğini, 28.07.2014 tarihinde meydana gelen hasarın karşılanması davalı sigortacıdan talep edilmiş ise de, 05.08.2014 tarihli yazısında, hasarın iskele motor körük lastiğinin eskiyip yırtılması ve teknenin su alması neticesinde meydana geldiğininin, poliçe kapsamına girmeyen hasardan dolayı herhangi bir tazminat ödenmeyeceğinin bildirildiğini, oysa ki, Fethiye 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/23 D.iş sayılı tespit dosyasında alınan 09.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda, pervanenin sert bir yere göbeğinden çarpmış olabileceği, bu nedenden ötürü körüğün patlayabileceği ve dolayısıyla teknenin su alıp batabileceği, ek raporunda ise, toplam hasarın 58.861,94 TL olduğu şeklinde tespitte bulunulduğunu, hasarın poliçe kapsamında olduğunu, ayrıca aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı sigortacının, müvekkil şirketin uğradığı tüm zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 58.861,94 TL'nin, 28.07.2014'den itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiş; 25.07.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile müddeabihi artırarak 75.000 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesinde hasarın "teknenin iskele taraf motor körük lastiğinin eskiyip elastikiyetini kaybetmesi ve çatlayarak delinmesine bağlı olarak teknenin su almaya başlaması neticesinde" meydana geldiğinin tespit edildiğini, hasarın meydana geliş şekliyle Enstitü Yat Klozlarının "Tehlikeler" başlıklı 9. maddesinde sayılan haller arasında yer almaması nedeniyle teminat dışı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan delilleri, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlığa konu "Melisa 01 "isimli teknenin batma sebebinin delik kuyruk lastiğinden su girmesi olduğu, bu kuyruk lastiğinin su almasının sebebinin de zamanında değiştirilmediği gibi zarar görmesinden dolayı fark edilip değiştirilmemesine bağlı olduğu, yine benimsenen bilirkişi raporuna göre teknenin elektronik ve mekanik aksamı ile seyir cihazları ve kamarasında deniz suyu kalıntısı tespit edilemediğinden batma sebebinin uygun bulunduğu, bu çerçevede teknenin kısmen batması sonucunda meydana gelen zararın sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilemeyeceği ve sigorta teminatı dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Sigortalı teknenin barınağa bağlı olduğu esnada kuyruk kısmında su alarak kısmen batmasının, motor körük lastiğinin eskiyerek elastikiyetini kaybetmesi sonucunda kıvrım noktalarında çatlamaların meydana gelmesini bağlı olarak teknenin su almasından kaynaklandığı, nitekim motor pervane şaftı karşılama yatağının zamanla paslanmasının da bu sonucu desteklediği gibi dosyada yer alan tekneye ait körük lastiğine ait fotoğraflar, ekspertiz ve değişik iş dosyasından alınan tespit raporu ve gerekçeli denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerinde olup, davanın poliçeden kaynaklı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olması ve somut olayda TTK'nın 1445/5.maddesi hükmünün uygulanamayacağı, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyenlerin arasında yer alan sigorta uzman bilirkişisi Ceyhun Nayman hakkında objektif ve tarafsız olmadığı ileri sürülmüş ise de buna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, gezinti tekneleri sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, olay sonrası davacı tarafın başvurusu üzerine yapılan delil tespitinde keşfen düzenlenen raporda; “...olayın meydana geldiği teknenin iskele makine, şanzıman ve pervanenin bulunduğu kuyruk kısmının demonte olduğu, pervane göbeğinden darbe aldığı, başka bir ifadeyle pervanenin sert bir yere göbeğinden çarpmış olabileceği, dolayısıyla ara şaft(mafsal) üzerindeki körüğün patlak ve yırtılmış olduğu, su kesiminin altında kalan bu bölümden tekne içerisine su girdiği, bu çarpma nedeniyle körüğün patlayabileceği ve dolayısıyla teknenin su alabileceği ve batabileceği...” belirtilmiştir. Hükme esas alınan raporda ise delil tespit raporundaki bu tespitlere ilişkin herhangi bir değerlendirmeye rastlanılmamıştır. Bu durumda raporlar arasında rizikonun sebebine ilişkin açık bir çelişkinin varlığı ve bunun giderilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, konu ile ilgili uzman teknik kişilerin oluşturduğu gerekirse bir heyetten tekrar rapor alınarak tüm çelişkilerin giderilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:45:45