Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/2114

Karar No

2021/2714

Karar Tarihi

22 Mart 2021

MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.06.2018 tarih ve 2018/47 E. 2018/735 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.02.2020 tarih ve 2018/1881 E. 2020/160 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Erenköy Vergi Dairesi Müdürlükleri olduğunu, müvekkiline borçları bulunan Görpaş Gördes Grubu Teks. Dağ Paz. San. ve Tic. A.Ş, Görsaş Teks. Yatırım Paz. San. Tic. A.Ş., Görtaş Tekstil Turizm A.Ş., Bistaş Birleşik Teks. Tur. Akaryakıt Tic. A.Ş., Beteks Boya Teks. San. A.Ş., Gesaş Gediz Boya Baskı Teks. San. Tic. A.Ş, Gördes Teks. San. Tic. A.Ş. ve Saten Teks. İhr. İth. ve Tic. Ltd. Şti. adlı 8 şirketin de aralarında bulunduğu Gördes Grubu Şirketleri olarak tabir edilen şirketler hakkında Gelirler Başkontrolerleri ..., ... ile Stajyer Gelirler Kontrolerleri ... ve ... tarafından düzenlenen 30.10.2009 tarih ve GKR 2009 709/9 sayılı raporda, Gördes Grubu Şirketlerinin gerçek sahibi ve yöneticinin ... olduğunu, Gördes Grubu şirketlerinin vergi dairesine olan borçları nedeniyle hacizden mal kaçırmak için muvazaalı işlemler gerçekleştirdiğini ileri sürerek söz konusu şirketlerin malvarlıkları ve borçlarının gerçek sahibi ve yöneticisi davalı ...'e ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ..., kendi adına asaleten diğer davalılara vekaleten; davalı murisin mirasını reddettiklerini, reddi miras hakkında verilen mahkeme kararlarının kesinleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın tek taraflı bir işlemle ihtiyati tahakkuk yaparak davalının ortağı ve sahibi olduğunu iddia ettiği şirketlere ait muhtemel borçlara yetebilecek şekilde mal varlıklarına ihtiyati haciz koyabilme imkanı var iken istemini bir karara bağlamasına ihtiyacının bulunmadığı, davacı idarenin ileride lüzum hasıl olduğunda tasarrufun iptali davaları açmak veya davalıya ait olduğu bildirilen şirketlerin sicile kayıtlı ortakları hakkında tüzel kişiliğinin perdesinin aralanması davası açabilmesi için bir vergi veya ceza tahakkuku yapılması gerektiği, davacı idarenin elinde ihtiyati tahakkuk yapma imkanı bulunduğu, tüm bu işlemler için özel hukuktaki uygulamanın aksine mahkemece verilecek bir karara ihtiyacı bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2015/15657 Esas 2016/365 Karar sayılı 18.01.2016 tarihli içtihatının da aynı yönde olduğu, eldeki davanın konusu yönünden davacı idarenin hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; davacı idarenin kamu alacakları için tasarrufun iptali ve tüzel kişiliğin perdesinin aralanması gibi yollara başvurabilmesi için ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararı alması gerektiği gözetildiğinde davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davalı ... yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru ise de, davalı müteveffa ...’in yasal mirasçılarından ..., ... ve ...’ın murisin mirasını reddettikleri ve reddi mirasa ilişkin kesinleşmiş mahkeme ilamlarının dosyaya sunulmuş olduğundan, bu davalılar hakkında davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından davalıların istinaf istemlerinin kabulü gerektiği, davalı murisin yasal mirasçılarından ...’in davanın esasına yönelik kabul beyanı, davacı kurumun idari işlemleri yönünden sonuç doğurduğu, hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilen eldeki davanın sonucuna etkisi bulunmadığından, bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde olmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı müteveffa ...’in yasal mirasçılarından ..., ... ve ... hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalı mirasçı ...hakkındaki davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına ve özellikle davada birbirinden farklı mahiyete bürünen iki ayrı talebin bulunmasına, dava dışı şirketin varlığının muris ...'e ait olduğuna ilişkin istem bakımından davalılardan ...'in kabul beyanının herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacak olmasına, dava dışı şirketin borçlarından muris Bahri'nin sorumlu olduğuna yönelik istem bakımından vaki kabul beyanının ise 6100 sayılı HMK'nın 309/4. maddesine uygun olarak kayıtsız ve şartsız olarak kesin hüküm etkisi doğuracak mahiyet niteliğinde olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacıdan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 22.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:46:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim