Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4986
2021/2609
18 Mart 2021
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.06.2018 tarih ve 2015/846 E 2018/956 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.06.2019 tarih ve 2018/2024 E 2019/1171 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 10.000’er adet masaj kremi ve masaj jeli üretiminin 259.600 TL bedel karşılığında anlaşıldığını, ürünlerin davalıya teslim edildiğini, davalının 142.800 TL ödeme yaptığını ve teslim edilen malzemelerin ayıplı olduğu iddiasıyla davacıya ihtarname gönderildiğini ve davacı aleyhine takip başlatıldığını, davalının davacıya borçlu olduğunu ileri sürerek, 116.800 TL’nin fatura tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının promosyonlu olarak 10.000’er adet masaj jeli ve kremini 129.800 TL bedel karşılığında tesliminin kararlaştırıldığını, bu bedelin davacıya ödendiğini, 8900 adet masaj kreminin teslim edilmediğini, davacının sunduğu irsaliye ekindeki imzaların davalı çalışanının tecrübesizliğinden yararlanılarak çalışana sonradan attırıldığını, dava konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davacının 116.800 TL bedelli faturaya dayanarak dava açtığını, davalının kendisine teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunu süresinde davacıya ihtar ettiği, dava konusu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının kendi defterlerine göre davalıdan 7.000 TL alacaklı olduğu, ibraz edilen irsaliyelerdeki imzanın davalı çalışanı tarafından sonradan atıldığı, davacının ayıplı olan ürünlere ve dayanağı faturaya ilişkin alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin ... nolu faturanın her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olduğu, dava konusu ... nolu faturanın ise iki taraf defterlerinde de kayıtlı olmadığı, her ne kadar sevk irsaliyesinde imzası olan davalı çalışanının imzasının sonradan atıldığına dair beyanı var ise de, üzerinde tarih yazılı belge karşısında bu beyana itibar edilemeyeceği, davalı tarafça Sağlık Bakanlığı onayı olmayan ürünler nedeniyle ayıp ihbarında bulunulmuş ise de davalı tarafça sonradan ayıplı hale gelen ürünler nedeniyle usulüne uygun ödemezlik def’inde veya mahsup def’inde bulunulmadığı, davadan önce davalının temerrüdünün oluştuğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 116.800 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.983,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 18.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:46:48