Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/1559
2021/2513
17 Mart 2021
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05.07.2017 tarih ve 2016/450 E 2017/503 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.01.2020 tarih ve 2019/1764 E 2020/76 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 19.03.2016 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısına müvekkilinin usulünce davet edilmediğini, davalı şirketin olağan genel kurul toplantısında sermaye artışına gidildiğini, olağan genel kurul toplantısında alınan kararların usul, yasa ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, alınan tüm kararların iptaline, sermaye artırımına ilişkin işlemlerin tedbiren durdurulmasına, davalı şirketin 19.03.2016 tarihli olağan genel kurulunda alınan sermaye artırımı kararına istinaden şirket yönetim kurulunun 25.04.2016 tarih ve 2016/6 sayılı sermaye arttırımı nedeniyle rüçhan haklarının kullanılması hakkındaki kararın geçersiz (batıl) olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davetin yapılmaması veya usulsüz yapılması, toplantıda alınan kararların oy oranlarını etkilemediği taktirde iptal sebebi olmayacağını, ortakların büyük çoğunluğunun edimlerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacıya çağrı davetiyesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, davacının hisse oranı nazara alındığında kararlara herhangi bir etkisinin bulunamayacağı, ancak sermayesinin iç kaynaklarla arttırılması mümkün olduğu halde herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin sermaye taahhüdü yolu ile arttırıma gidilmesinin TTK'nın 462/3. maddesine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle 6. numaralı kararın iptal koşullarının oluştuğu, diğer kararların ise kanun, esas sözleşme ve dürüstlük kurallarından herhangi birine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu yönetim kurulu kararının butlan sebeplerinin bulunmadığı, ancak dayanağı olan genel kurul kararının iptaline karar verildiğinden yönetim kurulu kararının da iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne davalı şirketin 19.03.2016 tarihli Genel Kurulunun 6 numaralı kararının davacı yönünden iptaline, diğer maddelerinin iptaline yönelik taleplerin reddine, davalı şirketin 19.03.2016 tarihli Genel Kurulunun 6 nolu kararının davacı yönünden infazının tedbiren durdurulmasına, teminatın yatırılması halinde kararın davalı şirkete gönderilmesine, davalı şirketin 24.05.2016 tarih 2016/6 sayılı yönetim kurulu kararının davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, yargılamada eksiklik görülerek ek rapor alındığı, ek rapor ile eksiklik tamamlandığı, sonuç itibariyle Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu ancak eksiklik tamamlanması üzerine yeniden hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6 numaralı genel kurul kararının iptaline, diğer maddelerinin iptaline yönelik taleplerin reddine, davalı şirketin 19.03.2016 tarihli Genel Kurulunun 6 numaralı kararının davacı yönünden infazının tedbiren durdurulmasına, davalı şirketin 24.05.2016 tarih 2016/6 sayılı yönetim kurulu kararının davacı yönündeki iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2 Dava, genel kurul kararının iptali, iptali talep edilen genel kurul kararına dayalı olarak alınan yönetim kurulu kararının butlan olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe ile davalı şirketin 19.03.2016 tarihli genel kurulunun 6 numaralı gündem maddesi ile alınan sermayenin artırılmasına ilişkin kararının davacı yönünden iptaline, bu karara dayalı olarak alınan yönetim kurulu kararının da davacı yönünden iptaline karar verilmiştir. Ancak, iptali talep edilen genel kurul kararı ile yönetim kurulu kararının iptal şartlarının oluşması halinde tüm pay sahipleri yönünden geçerli olacak şekilde iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kanuna uygun olmayan husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 numaralı bendi ile 3 numaralı bendindeki “davacı yönünden” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, kararın HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:47:10