Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4961
2021/2317
11 Mart 2021
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.11.2017 tarih ve 2015/1010 E. 2017/1354 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 24.01.2019 tarih ve 2018/1325 E. 2019/68 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... Kesilmiş dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davacının 12.11.2013 tarihinde davalı Jokey Kulübü ile sabit ganyan bayiliği sözleşmesi yaptığını, ...Mahallesi’nde ganyan bayiliği yapmaya başladığını, davacının çok güvenli ve temiz bir şekilde hizmet verdiğini, çevresinde tanındığını ve işinde başarılı olduğunu, açtığı ganyan bayisinin iyi iş yaptığını gören üçüncü kişilerin davacının ganyan bayisinin hemen yanında yeni bir ganyan bayisi açmak için Jokey Kulübü'ne başvurduğunu, davacının bu duruma karşı çıktığını, davalı Kulübe başvurarak yönetmelik gereği ikinci bayi açılmasının mümkün olmadığını bildirdiğini, daha sonra üçüncü kişilerin internet üzerinden Türkiye Jokey Kulübü'ne ulaşarak davacının makineden geçirmeden at yarışı oynattığını bildirerek davacıyı şikayet ettiklerini, davalı Jokey Kulübü'nün davacıya ait iş yerinde herhangi bir inceleme ve tespitte bulunmadığını, keza davacının konuyla ilgili savunmasını da istemediğini iddia ederek 76 numaralı ganyan bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile ganyan bayilik sözleşmesinin devamına, 100.000,00 TL manevi tazminatın 15.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istek hakkı saklı kalmak kaydıyla 5.000,00
TL kazanç kaybının ve müşteri kaybından dolayı 5.000,00 TL zararın 15.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davaya ticaret mahkemesinde bakılması gerektiğini, davacının yasa dışı bahis oynatarak sözleşmenin feshine neden olduğunu, 07.07.2014 tarihinde yapılan ihbar üzerine gizli müşteri yöntemiyle denetleme gerçekleştirildiğini, 11.07.2014 tarihinde yaklaşık 5,5 saat süren bir inceleme sonucunda bahislerin yazıcılık olarak tabir edilen kağıda yazılarak tutulduğunu, oyunların makineden geçirilmediğini tespit ettiklerini, davacının kuruma gönderdiği el yazılı savunma ile zımnen yasa dışı oyun oynattığını kabul ettiğini, ayrıca davacının İstanbul'a gelerek durumu bizzat kabul ettiğini, davacının kazancını %50 oranında arttırdığı iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davacı ile davalı arasında 12.11.2013 tarihinde sabit ganyan bayiliği sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında 7.000,00 USD teminatın davacı tarafından davalıya verildiğini, ancak davalı tarafın söz konusu bayilik sözleşmesini haksız olarak iptal ettiğini, yatırılan teminatı iade etmediği için Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2015/4786 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ettiğini iddia ederek itirazının iptali ile icra takibinin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, taraflar arasındaki ihtilafın davacının ganyan bayiinde gayri kanuni oyun oynatıp oynatmadığı, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktalarında toplandığı, 14.07.2014 tarihli tutanağı düzenleyen ...'nun o tarihte İşlek Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin sigortalı çalışanı olduğu, ancak aynı zamanda TJK'ya bağlı Adana Hipodromu’nda yarı zamanlı olarak çalıştığı, gişe görevlisi olmasına rağmen zaman zaman denetim işlerinde görevlendirildiğinin bildirildiği, yönetmelikte gayri kanuni oyun oynandığının resmi kurumlar veya TJK yetkili birimlerince tespit edilmesinin tek taraflı fesih için yeterli görüldüğü, ...’nun davalı kurumun yetkili birimlerince denetim için görevlendirildiği, sözleşmenin 18/d maddesi gereğince bu kişinin TJK'nın yetkili birimi olarak değerlendirilmesi gerektiği, kaldı ki davalının dinlenen tanıklarının tutanağı doğruladığı gibi davacı tarafından 16.07.2014 tarihinde kuruma verilen dilekçede de bir daha bu tip hadiselerin yaşanmayacağı sözü verdiği, sözleşmenin davalı tarafından feshedilmesinin haklı olduğu, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedilmesi durumunda yönetmeliğin 10. maddesine göre teminatın irat kaydedilmesi gerektiği, diğer taraftan yönetmeliğin 15.maddesi gereğince bayiliğin TJK'nın onayı ile 3.kişilere devredilmesi halinde 2000 USD devir bedeli ödenmesi gerektiği, devir bedeli TJK'ya irat kaydedilir hükmü bulunduğu, bu durumda davacının 76 nolu ganyan bayiliğini devir alırken ödediği 2000 USD devir bedeli ile 5000 USD teminatı talep etme hakkı olmadığı, her ne kadar davacıya ait 76 nolu ganyan bayi ile 740 nolu ganyan bayi arasında 450 metre civarında bir mesafe var ise de TJK'nın yönetmeliğin 6/d maddesindeki durumlarda 500 metrelik mesafe şartına uyma zorunluluğu bulunmadığı, her iki ganyan bayinin farklı mahallelerde bulunduğu ve bu iki mahalle arasında Alpaslan Türkeş Bulvarı ile bu bulvar üzerinden ve yer üstünden giden faal metro hattı yer aldığı, davacının 76 nolu ganyan bayiliğini devraldığı tarihte de 740 numaralı ganyan bayinin bulunduğu, davacının tanık olarak dinlenen kardeşinin, 76 numaralı ganyan bayiliğini devraldıkları Münir Balta'nın para karşılığında buna ses çıkarmadığını ve rıza gösterdiğini beyan ettiği, şu halde davalının sözleşmenin 6/c maddesine aykırı bir davranışının bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalı kurumca alınan ihbar üzerine, davalı kurumun görevlendirmesi üzerine söz konusu ganyan bayinde yasa dışı bahis oynatıldığına ilişkin tutulan tutanak sonucu davacının bayilik sözleşmesinin haklı sebeplerle feshedildiği, davacının bayiliğinin haklı sebeplerle feshi nedeniyle teminatın davalı kurumca haklı sebeple irat kayıt edildiği, dolayısıyla davacının asıl ve birleşen davasının reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
(1) Birleşen davaya yönelik temyiz itirazları bakımından; HMK’nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1 a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK’nın Ek 1. Maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibariyle 58.800,00 TL’dir.
Dava değeri, 18.126,68 TL olan somut uyuşmazlıkta, mahkemece davanın kabul ve red olunan bölümünün, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan birleşen davada verilen karara yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
(2) Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353 b 1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının asıl davaya yönelik temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 29,50 TL harcın temyiz eden asıl dava yönünden davacıya iadesine, 11.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:48:12