Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/4919

Karar No

2021/1632

Karar Tarihi

24 Şubat 2021

MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/12/2017 tarih ve 2014/1026 E. 2017/1446 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 28/02/2019 tarih ve 2018/480 E. 2019/253 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.02.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlatıldığını, başlatılan takibe davalı tarafça haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı icra takibine konu alacağın içinde 67.848,00 TL'lik kısmının kira alacağı olduğunu beyan etmesi üzerine bu kısım için tefrik kararı verilmiştir.

Davalı vekili, davacıya borçlu olmadıklarını, davacıya ilaç satım karşılığında alacaklı olduklarını ve davacının kira alacağını bu takip alacağı içinde isteyemeyeceğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatı istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının alacaklı olduğu, takip ve davaya konu edilen kira bedeli hariç tutulduğunda taraflardan davacı kayıtlarına göre, davacının 382.512,53 TL, davalının kayıtlarına göre, davacının 279.389,35 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, tarafların ticari defter ve belgeleri arasındaki mutabakatsızlığı oluşturan davacı kayıtlarındaki fazlalığın dayanağının davacı tarafça kesin delillerle kanıtlanamadığı, ancak HMK'nın 222/3. maddesi gereğince; usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtlarına, bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerde sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacak olup, aynı maddenin 4. fıkrasına göre ise, açılış veya kapanış onayları olmasa, içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamasa dahi ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olarak kabul edileceği hükmü uyarınca davalı kayıtlarında kira bedelinin mahsubundan sonra kalan borç tutarı olan 279.389,35 TL bakımından davacının alacaklı olduğunun kanıtlanmış sayılması gerektiği, bu tutarın üzerindeki kısmın kesin delillerle kanıtlanamadığı ve alacak likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların defterleri arasındaki mutabakatsızlık nedenlerinden 14 adet fatura bedelinden davacının feragat ettiği, 5 adet davalıya yapılan ödemelerde tahsilat yapanın davacı çalışanı olmasından dolayı hesaplamada nazara alınmadığı, davalı çalışanınca yapılan 13.03.2013 ve 01.04.2013 tarihli ödemelerin havale olarak yapıldığı ve cari hesap borcuna mahsuben yapıldığı anlaşılmayıp taraf defterlerindede kayıtlı olmadığından davacı alacağından mahsup edilemeyeceği, davacının 127.000. TL’lik ödemesinin kar payı olduğu iddiasının davalıca ispatlanamadığı, davalı kayıtlarına göre 279.389,35 TL olarak tesbit edilen borçtan davalının sorumlu olduğu, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı ve davacı şirketin davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunan borçtan daha fazla alacağını ispat edemediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1 Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıdaki bendin kapsamı dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b 1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2 13.03.2013 ve 01.04.2013 tarihli toplam 57.500. TL’lik dekont ödemesinin davalı çalışanınca, davacı hesabına yatırıldığı anlaşıldığından davacının da bu ödemelerin davalının başka alacağına ait olduğunu ispatlayamadığından 13.03.2013 tarihli 22.500. TL ve 01.04.2013 tarihli 35.000. TL’lik toplam 57.500. TL olan iki dekont bedelinin davacı alacağından mahsup edilerek karar verilmesi gerekirken ödemenin kabul edilmemesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24/02/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince verilen kararın usul ve Yasa'ya uygun olduğunu ve onanması gerektiğini düşündüğümden saygıdeğer çoğunluğun bozma yönündeki kararına muhalifim.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:51:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim