Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/1422
2021/1612
23 Şubat 2021
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17.05.2018 tarih ve 2018/138 E. 2018/167 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.12.2019 tarih ve 2018/1764 E. 2019/1331 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tekstil sektöründe "KAYRA" markası ile tanındığı, müvekkiline ait 2011/05557 54 ve 2011/054440 30 numaralı endüstriyel tasarım tescil belgesindeki giysi tasarımların davalılarca "BERRİNCE" markası ile üretilip satılmak suretiyle tasarım hakkına tecavüzde bulunulduğunu iddia ederek davalıların endüstriyel tasarım hakkına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 31.03.2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 17.457,68 TL'ye artırmıştır.
Davalı şirket vekili, kusuru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar ... ve ..., savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar tarafından davacı adına 2011/05557 54 ve 2011/05440 30 sayılı tescilli endüstriyel tasarımlara tecavüz edildiği, davacının 2012 ve 2013 yıllarında dava konusu ürünleri üretip sattığını gösteren belge sunulamadığından, yoksun kalınan kazancın olmadığı, aksi kanaate varılması halinde, yoksun kalınan kazanç tutarının her iki ürün için toplam 7.243,68 TL olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına 2011/05557 54 ve 2011/05440 30 sayılı tescilli endüstriyel tasarımlara davalılar tarafından yapılan tecavüzün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.243,68 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin ilanına, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı şirket vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince 554 sayılı KHK'nın 52/2 a maddesi uyarınca, davalıların satış adedine göre davacının yoksun kaldığı kar tutarının belirlenmesinde isabetsizliğin olmadığı, yine her ne kadar mahkemece davalı şirket vekilinin, davanın ıslahı talebine karşı bulunduğu zamanaşımı def'i hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değil ise de, davacının 14.06.2012 tespit tarihine göre 25.03.2016 tarihli ıslah talebinin, 554 sayılı KHK'nın 57. maddesi yollaması ile uyuşmazlığa uygulanması gereken TBK'nın 60/2. maddesi uyarınca 5 yıllık ceza zamanaşımı süresi içinde olduğundan, davalı şirketin zamanaşımı def'inin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı EST Marjinal Medikal Tanıtım Ltd. Şti. vekilinin diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddiyle davacı vekili ile davalı EST Marjinal Medikal Tanıtım Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasıyla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; davacı adına tescilli 2011/05557 54 ve 2011/05440 30 sayılı endüstriyel tasarımlara davalılar tarafından yapılan tecavüzün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.243,68 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1 İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 Dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, men’i, önlenmesi ve maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan ... ve ...’un üreticisi olduğu malların davalı şirketçe internet alışveriş sitesi üzerinden satılmasının tasarım hakkına tecavüz olduğunun tespiti, men’i ve önlenmesine karar verilmesi isabetli olmuştur. Ancak, taklit tasarımlı malların satıcıları yönünden, men ve ref sorumluluğu ile tazminat sorumluluklarını birbirinden ayırmak gerekir. Taklit tasarımlı malların üreticileri kural olarak gerek men ve ref, gerekse tazminat sorumluluğu yönünden sorumlu olduklarının kabulü gerekirken, bu malları başkasından satın alarak kendileri satışa arz edenlerin men ve ref sorumlulukları yönünden kusurlu olup olmadıklarına bakılmazken, tazminat talepleri yönünden sorumlulukları kusur esasına dayalıdır. Nitekim olaya uygulanacak Mülga 554 sayılı Tasarım KHK’nın 50. maddesi uyarınca tazminat sorumluluğu kusur esasına dayalı olup, taklit tasarımlı malların satıcısı yönünden tasarım hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için; satıcının bu malların taklit olduğunu bilerek satması ve bu hususu bilebilecek durumda olması gerekir.
Bu durumda taklit tasarımlı malları üretenlerin ürettikleri malların tescilli tasarıma konu olup olmadığını bilmeleri gerekirken, satıcılar yönünden ise sektörel araştırma yapılarak malın türü, niteliği, tüketilme sıklığı ve ait olduğu sektör itibariyle satıcıların satışa sundukları tasarıma konu malların tescilli tasarıma konu olup olmadığını bilip bilmedikleri veya bilebilecek durumda olup olmadıkları hususları değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde tazminat isteminin kabulü doğru görülmemiş, kararın davalı şirket lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı şirket yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 23/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:51:57