Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5089
2021/1457
18 Şubat 2021
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.02.2019 tarih ve 2016/155 2019/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve asıl davada davalı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin oğlu olan davalının başlattığı icra takibine konu senedin cebir ve tehdit ile imzalatıldığını, müvekkilinin yaşı itibarıyla anlama ve idrak etme yeteneğinden de yoksun olduğunu ileri sürerek, takip konusu senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu senedin dava dışı oğlu olan ve davalının babası olan ... tarafından boş olarak, cebir ve tehdit ile imzalatıldığını, müvekkilinin alzheimer hastası olduğunu, davalıya senet verilmesini gerektirir bir ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek, takip konusu senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve birleşen dosya davalısı, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının asıl dava davalısının annesi birleşen dava davalısının babannesi olduğu, uzun yıllar yalnız yaşadığı alzheimer tipi demans ve anksiyete bozukluğu bulunduğu, 2007 yılında asıl dava davalısı oğlu tarafından alıkonulduğu ve manevi baskı ve cebir ile birçok belgenin imzalattırıldığı, dava konusu bonoların da bu dönemde imzalatıldığı bedelsiz oldukları gerekçesiyle, davacının asıl ve birleşen dava dosyasındaki davalılara borçlu olmadığının tespiti talep edildiği, davacının yaptığı şikayetler üzerine Cumhuriyet Başsavcılığında yapılan soruşturmaların takipsizlikle sonuçlandığı, yine Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/233 E. 2013/514 K. sayılı dosyasında davalı ve davadışı ... hakkında beraat kararı verildiği, suçlamaların mahiyeti itibarıyla konusu suç teşkil eden konularda yemin teklif edilemeyeceğinden yemin deliline dayanılmasının da söz konusu olamayacağının anlaşıldığı, davacının dayandığı ve ibraz ettiği delillerin takip dayanağı 22.06.2007 düzenleme, 01.06.2009 ödeme tarihli 90.000. TL bedelli senet ve 20.06.2007 düzenleme, 20.06.2011 ödeme tarihli 150.000. TL bedelli senedin cebir ve tehdit neticesinde alındığı, bedelsiz olduğunun iddia edildiği, kambiyo senedi niteliğinde ve sebepten mücerret bulunan bonolara karşı borçlu bulunmadığının yazılı delillerle ispatı gerektiği ancak senedin davacıya zorla imzalattırıldığı iddiasının tanıkla ispatı mümkün olmasına karşın tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı duyumlarını beyan ettikleri bu haliyle ispat yükü üzerinde olan davacının sunduğu delillerin davasını ispatlamaya elverişli olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve asıl davada davalı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve asıl davada davalının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve asıl davada davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 29,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalıdan alınmasına, 18.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava;
1)Bolu 1. İcra Müdürlüğünün 2012/273 sayılı dosyasında takibe konu borçlusu davacı, alacaklısı davalı ... olan 22.06.2007 tanzim, 01.06.2009 ödeme tarihli 90.000.00 TL bedelli bono,
- Aynı İcra Müdürlüğünün 2012/5511 sayılı dosyasında takibe konu borçlusu davacı, alacaklısı ... olan 20.06.2007 tanzim, 20.06.2011 ödeme tarihli 150.000.00 TL bedelli bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Yerel Mahkemenin 23.12.2014 tarih ve 2012/25 esas, 2014/532 karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararın davalılarca temyizi üzerine Dairenin (Kapatılan 19. H.D) 2015/4678 17561 sayı ve 24.12.2015 tarihli kararı ile "davalı ... hakkında yapılan ceza soruşturması sonucunda açığa imzanın kötüye kullanılması ve dolandırıcılık suçlarından Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/233 esas sayılı dosyasında davacının katılan sıfatıyla yer aldığı, sanık hakkında beraat kararı verildiği, ancak henüz kesinleşmediği T.B.K 74 maddesi gereğince ceza mahkemesince saptanacak maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağından ceza dosyası sonucunun beklenmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş,
Yerel mahkemece bozmaya uyularak sonucu beklenen ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi üzerine bu kez dava konusu bonoların davacıya zorla imzalatıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin vaki temyizi üzerine yerel mahkeme kararı çoğunluk görüşü doğrultusunda yazılı gerekçe ile onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
Dairenin bozma ilamında belirtilen ceza dosyasında davalı ...'in delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiş ve ceza mahkemesi kararı bu şekilde kesinleşmiştir.
Ceza mahkemesinin beraat gerekçesine göre bu halde ceza mahkemesi kararının, maddi vakıa yönünden hukuk hakiminin bağlayıcı bir tarafı bulunmamaktadır
Bu durumda, hukuk hakiminin uyuşmazlığı çözmek için ceza dosyasındaki delillerde dahil olmak üzere dosya içeriğinde bulunan tüm delilleri objektif bir biçimde de takdir ederek sonucuna göre karar vermesi gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta davacı, dava konusu bonoların davalı oğlu tarafından kendisinden boş imzalatılmak suretiyle cebir tehdit altına alındığını iddia etmekte
Davalı ..., bononun kendisine davacı annesi tarafından miras paylaşımındaki adaletsizliğin giderilmesi için bağışlama vaadi ile verildiğini,
Diğer davalı da, dava konusunu bononun babaannesi olan davacı tarafından öğrenim masrafları için verildiğini savunmaktadırlar.
Dava konusu bonoların tanzim tarihinde davacı 77 yaşında olup yalnız yaşamakta, bazen davalı oğlunun, bazen de davadışı oğlu ...'in yanında kalarak hayatını idame ettirmeye çalışmaktadır.
Davalı ile davadışı kardeşi ... arasında miras ihtilafından kaynaklanan ve ceza dosyalarına konu olmuş uyuşmazlıklarda bulunmaktadır.
Davacı, bir kısım mallarını uhdesinde tutarak büyük bir çoğunluğunu 4 çocuğu arasında eşit olarak pay ettiğini, ancak davalı oğlunun bu paylaşıma rıza göstermeyerek kendisinden manevi cebir ve zorlama ile boşa imza aldığını beyan etmekte, davalı ise kendisine miras paylaşımında az yer verildiğini, bu haksızlığın giderilmesi için dava konusu bononun verildiğini bildirmektedir.
Davacının tüm aşamalardaki istikrarlı anlatımlarından, olayların akışından, tanıklar ..., ...ve ...'un yeminli anlatımlarından dava konusu bonoların, davacının mevlid töreni için gittiği tanık ...'in evinden davalı oğlu tarafından alınarak davalının evine götürülmesi ve davalı oğlunun evinde iken manevi cebir altında boşa imzalatılmak suretiyle alındığı, daha sonra her iki belgenin aynı daktilo ile doldurularak bono haline getirildiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/201 esas, 2011/209 karar sayı ve 17.05.2011 tarihli taraflar arasındaki kesinleşmiş kararı da davacı iddiasını desteklemektedir.
Davalı, ...'de 1994 doğumlu olup bononun, lehine düzenlendiği tarihte henüz 13 yaşındadır. Öğrenim giderleri için bononun düzenlendiğini bildirmekle birlikte, halen başka taşınmazları olan davacının torununa taşınmazı bağışlama veya nakit para verme yolu dururken, bono ile borçlanması hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki bu bononun da, davalı ...'un babası olan diğer davalı tarafından manevi cebir ile davacıdan alındığı sabittir.
Açıklanan nedenlerle, her iki bononun da miras paylaşımı nedeniyle manevi cebir altında davalı ... ... tarafından davacı annesinden boşa imzalatılmak suretiyle alındığı, daha sonra davalının her iki bonoyu da aynı daktilo ile doldurduğu, bonoda lehdar olarak kendisi ile kızını gösterdiği, bonoların, davacının iradesi sakatlanarak manevi cebir altında alındığı tüm dosya içeriği ile sabit olduğundan dava kabul edilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararını onayan çoğunluk görüşüne karşıyım.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:52:49