Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/1569
2021/1255
16 Şubat 2021
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın esastan reddine kısmen kabulüne dair verilen 23.12.2019 tarih ve 2019/555 E 2019/1607 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Bahçelievler/Ankara şubesi ile dava dışı Göksu Özel Eğitim İnş. Enerji Tur. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında işletme kredisi kullandırılmak üzere 1.000.000. TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, işletme kredisinin %75 risk oranına tekabül eden 750.000. TL’lik kısmına davalı ...Ş'nin müteselsil kefil olduğunu, dava dışı asıl borçlunun kredi taksitlerini ödememesi nedeniyle noter ihtarnamesi çekildiğini, hesabın kat edildiğini, krediye kefaleti bulunan KGF A.Ş.’den kefalet tutarının ödenmesi amacıyla 01.11.2012 tarihinde talepte bulunulduğunu, ancak davalı tarafın %25 oranında gerçek müşteri çeki alınmadığı gerekçesi ile ödeme talebini reddettiğini ileri sürerek 750.000,00 TL alacağın 01.11.2011 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Bakanlar Kurulu’nun küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin kredilere erişimini ve bu işletmeler bakımından kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışabilmesini sağlamak amacıyla 15.07.2009 tarih ve 2009/15197 sayılı karar ile kredilere verilecek Hazine Desteğine ilişkin usul ve esasları belirlediğini, davacı bankanın davaya konu etmiş olduğu kredinin, bu kapsamda kullandırıldığını, müvekkili Kredi Garanti Fonu AŞ'nin 750.000,00 TL limitle sınırlı olmak üzere müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, bankanın sorumluluğunun sözleşmede ayrıntılı olarak gösterildiğini, banka tarafından yasal mevzuat uyarınca, kredi tutarının % 25’i oranında gerçek müşteri çeki ve firma ortağı Ali Murat Alkin ve grup firması kefaletinin alınacağını/aldığını beyan ve taahhüt ettiği, ancak davacı yanın kendi taahhütlerini yerine getirmediğini, teminatlara ilişkin olarak müvekkili Kredi Garanti Fonuna yanlış bilgi vererek müvekkilini yanılttığını, bu nedenle müvekkilinin kefaletten kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirme koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından dava dışı şirkete işletme kredisi kullandırılmak üzere Genel Kredi Sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmeye davalı tarafın müteselsil kefil olduğu, sözleşme uyarınca davacı tarafın tahsil edilen kredinin %25'i oranında gerçek müşteri çeki alması gerektiği halde bu hususu yerine getirmediği, asıl borçlunun taksitleri ve borcu ödememesi nedeniyle hesabın kat edildiği, davalı tarafın alınması zorunlu olan gerçek müşteri çeki tutarı kadar olmak üzere 250.000,00 TL'den sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 500.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 01.11.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf istemi yönünden, davacı bankaca aynı gün davalıya tebliğ edilen 01.11.2012 tarihli yazıda davalı ... Fonuna 15 gün mehil verildiği, bu durumda temerrüt tarihinin 16.11.2012 tarihi olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiği, davalı vekilinin istinaf istemi yönünden ise; davacı tarafından dava dışı Göksu Özel Eğitim Ltd. Şirketi'ne işletme kredisi kullandırılmak üzere genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye davalının müteselsil kefil olduğu, sözleşme uyarınca davacı tarafın tahsil edilen kredinin %25'i oranında müşteri çeki alması gerektiği halde bu hususu yerine getirmediği, asıl borçlunun taksitleri ve borcu ödememesi nedeniyle hesabın kât edildiği, davalı tarafın alınması zorunlu olan gerçek müşteri çeki tutarı kadar olmak üzere 250.000,00 TL'den sorumlu tutulamayacağı, dava tarihi itibariyle dava dışı kredi borçlusuna karşı yapılan icra takiplerinde herhangi bir tahsilat yapılmadığı ve kredi borçlusunun dava tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL ana para, 1.201.559,94 TL temerrüt faizi, 1.041.247,78 TL asıl alacak ve 62.142,39 TL BSMV borcu bulunduğu, toplam borç miktarının kefalet limitinin üzerinde olduğu ve davalının, kefalet limiti olan 750.000,00 TL'den davacının almayı ihmal ettiği gerçek müşteri çeki tutarı olan 250.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 500.000,00 TL'den sorumlu olduğu, davalı 500.000,00 TL kefalet tazmin borcunun temerrüdünden sorumlu olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin temelini oluşturan 09.06.2010 tarihli "T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Tarafından Kredi Garanti Fonu A.Ş.'ne Sağlanan Hazine Desteği Kapsamında Verilecek Kredi Kefalet İşlemlerine Dair Kredi Veren İle Fon Arasında Düzenlenen Protokol"ün 3.7/ı.maddesi gereğince tazmin tutarının Fon tarafından 15 iş günü içerisinde kredi verene ödenmesi gerektiğinden temerrütün davacı banka tarafından, davalıya 01.11.2012 tarihinde tebliğ edilen talep yazısından itibaren hesaplanan 15 iş günlük sürenin bitimi ile 23.11.2012 tarihinde oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulu ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu 500.000,00 TL'nin 23.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 25.616,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 16.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:53:21