Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/1430

Karar No

2020/4980

Karar Tarihi

11 Kasım 2020

MAHKEMESİ: TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.05.2018 tarih ve 2015/766 2018/566 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili, davalılardan ... ile ... vekili ve davalı ... tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalılardan ...'nın genel müdür ve yönetim kurulu başkanı olarak, ..., ..., ..., ... ve ...'ın yönetim kurulu üyeleri, ...'ün Proje Kredileri ve İstihbarat Daire Başkanı, ...'ın Proje Kredileri Daire Başkanlığı'nda müdür olarak, ...'ın bankanın Şişli Şubesi müdürü, ...'nın şube müdür yardımcısı ve ...'nin şef olarak görev yaptıkları dönemde, mali durumu kötü olan ve kredi yeterliliği bulunmayan Facto Finans Alacak Alımı A.Ş'ye kredi kullandırmak suretiyle bankayı zarara uğrattıklarını, 10.08.2007 tarihi itibariyle bankanın denetim kurulu tarafından hazırlanan mali sorumluluk ve tespit raporu ile durumun belirlendiğini, kredilendirmede en temel nokta olan mali analiz raporu için şirket mizanı temin edilmeden kredi tahsisinin yapıldığını, gruba dahil firmaların şirket performanslarının olumsuz olduğu, bu firmalara ait kredilerin sürekli temdit edildiğinin bilinmesi gerekmesine rağmen, teminat olarak kefaletle yetinilerek kredi kullandırıldığı, tahsis edilen kredinin vadesinde 2.000.000 ABD Doları ödenmesine rağmen kalan 3.000.000 ABD Dolarının ödenmeyerek harici garanti mektubu olarak vadesinin uzatıldığını, vade sonunda kredinin ödenmediğini, 27.09.2001 tarihi itibariyle faizi ile birlikte 3.006.272,00 ABD Doları olarak takip hesaplarına intikal ettirildiğini, herhangi bir tahsilat yapılamadığından banka zararının oluştuğunu, davalıların tümünün bu kredinin kullandırılmasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 3.006.272,00 TL ABD Doları ana para alacağının 19.07.2001 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; yönetim kurulu üyesi olmayan davalılar hakkında verilen karar yönünden bozma yapılmadığından ve kusurlu oldukları kanıtlanamadığından bu davalılar yönünden davanın reddine, davalılardan ... ve ... tarafından zamanaşımı def'inde bulunulduğu, uyuşmazlık konusu olayda zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu, davacı bankanın zararı ve faili öğrendiği tarihin 19.07.2001 tarihi olduğu ve 2 yıllık sürenin geçmesiyle 19.07.2003 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın ise 19.11.2007 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davanın, davalılar ... ve ... yönünden zamanaşımı nedeni ile reddine, davalı ... ölmüş ve mirasçıları mirası reddettiğinden terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi gerektiğinden bu davalı yönünden dosyanın tefrik edilerek ve ayrı bir esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmasına, davalı ...'ın da ölmüş ve mirasçılarının mirası reddettiği, terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesine başlandığı ve yapılan yargılama sonucunda davalının hiçbir malvarlığının bulunmadığının tespit edildiği ve terekenin tasfiyesinin borçlu olarak kapatılmasına karar verildiğinden davalı ... yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı yönetim kurulu üyeleri ... ve ... yönünden ise; Türk Ticaret Kanunu'nun yönetim kurulu üyeleri için kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngördüğü, bu anlamda olumsuz ifadeler içeren istibarat raporlarına rağmen yeterli teminat da almaksızın kredi tahsisine karar vermiş olmaları nedeniyle sorumlu oldukları, zararın oluşmasında kusurlu ve sorumlu olmadıklarını da ispat edemedikleri gerekçesiyle, davalılar ... ve ... bakımında davanın kabulü ile 3.006.272,00 ABD Dolarının 19.07.2001 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili, davalılardan ... ile ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

1 Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin iki numaralı bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2 Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 341. maddesi hükmünde gösterilen sorumluluk davası olup, mahkemece davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak, mahkemenin Bankacılık Kanunundan kaynaklanan fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu ve bu süre dolmadığından davalıların zamanaşımı def’inin reddine ve davalıların sorumluluklarının olmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine dair 17.04.2013 tarihli ilk kararı, davalılar tarafından davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerektiği yönünde temyiz edilmemiş, anılan karar, sadece davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve bu nedenle de Dairemizce yalnız davacı lehine karar bozulmuştur. Bu durumda, davacı yararına oluşan usulü kazanılmış hak gözardı edilerek bu kez bu davalılar yönünden davanın zamanaşımından reddi doğru olmamış ve kararın bu yönden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

3 Ayrıca, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden mahkemece verilen esastan red kararının bozulmadığı ve bu suretle de bu davalılar yönünden kararın kesinleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, icracı müdürlerin sorumluluğu da 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunun 342’inci maddesi hükmü gereğince yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna tabi olduğundan ve Dairemiz bozma ilamı bu hususu da içerip, ayrıca Dairemizin bozma ilamı ile davacının tüm temyiz itirazları kabul edilmiş olup temyiz itirazları kısmen reddedilmemiş olduğundan, bu davalılar yönünden verilen kararın bozma ilamı dışında kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru olmamış ve kararın bu yönden de bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

4 Aleyhlerine tazminata hükmolunan davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... ’ın temyiz itirazlarına gelince ise; bozma sebep ve şekline ve tüm davalıların sorumluluklarının birlikte değerlendirilmesinde yarar bulunmasına göre bu davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı belirtilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte belirtilen nedenlerle kararın BOZULMASINA, (4) numaralı bentte belirtilen nedenlerle davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... ’ın temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 20:10:31

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim