Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/415
2020/4933
11 Kasım 2020
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.01.2017 tarih ve 2014/299 E 2017/5 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine kısmen kabul kısmen reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 25/11/2019 tarih ve 2017/3173 E 2019/2620 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin etken maddesi çinko sülfat olan “ZİNCOVER” ibareli pediatrik şurup için 31/08/2005 tarihinde ilaç ruhsatı aldığını, davalının kötüniyetli olarak aynı ibareli ilaç emtiasını da kapsayan marka başvurusunda bulunduğunu ve markanın da tescil edildiğini, oysa anılan marka üzerinde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek davalıya ait 2009/30421 numaralı "ZİNCOVER" markasının tüm sınıflar için, bu mümkün olmazsa 3. ve 5. sınıflar için hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin "ZİNCO" asıl unsurlu ilaçları ürettiğini ve 300 civarında "ZİNCO" esas unsurlu markasının bulunduğunu, davacı tarafın "ZİNCO" markasını almaya çalıştığını, kaldı ki davacının sessiz kalması nedeniyle hak kaybına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalının “ZlNCO” asıl unsurlu seri markalarının bulunduğu, dolayısıyla "ZİNCO" ibaresi öncelikle davalı tarafça kullanıldığı, davalının "ZİNCO" esas unsurlu markalarda üstün hak sahibi olduğu, davacının daha eski tarihlerden bu yana davalı tarafından kullanılan ve tescil edilen "ZİNCO" markasını bildiği halde ürettiği ilaca "ZİNCOVER" adını vermesinin iyiniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının “ZINCO” ibareli tescilli markaları ve 24/04/1996 onay tarihli “ZINCO 220” isimli ilaç ruhsatının, davalıya “ZİNCOVER” ibaresi üzerinde hükümsüzlüğü istenen markanın tescilinden önce hak vermeyeceği, davacının da, “ZINC” ibaresine ekler getirmek suretiyle “ZINCOVER” markasını ihdas ettiği, Sağlık Bakanlığından 31/08/2005 tarihli 422088 numaralı ilaç ruhsatı aldığı ve üretimde kullandığı, 5. sınıf emtia grubunda markayı ihdas ve istimal edenin davacı olduğu, önceye dayalı hak sahibinin davacı olduğu, davalının aynı sektörde faaliyet göstermesine ve davacının “ZİNCOVER” isimli çinko etken maddeli ilacını bilmesine rağmen markayı 5. Sınıfta “ilaçlar ve tıbbi amaçlı kimyasal ürünler” grubunda adına tescil ettirmesinde kötüniyetli olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen reddine kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 09.06.2009 başvuru tarihli, 2009/30241 başvuru numaralı "ZİNCOVER" markasının 5. sınıftaki "İnsan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler ve emtialar" emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 20:10:31