Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/3316
2020/4789
5 Kasım 2020
MAHKEMESİ: TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19.04.2018 tarih ve 2017/760 2018/305 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin temlik alan davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın davacının kredi kartı borcu olduğunu ileri sürerek icra takibi yaptığını, davacının davalı banka ile kredi kartı sözleşmesi yapmadığı gibi kredi kartı da almadığını, davacının bir dönem kiracısı olan .... isimli şahsın davacının kiralayanı olmasından yararlanarak kimlik bilgilerini ele geçirdiğini ve davacı ile birlikte bir çok kişi adına bir çok bankaya kredi kartı başvurusu yaptığını ve bir şekilde kredi kartlarını temin ettiğini, bu durumun davalı bankaya 05.01.2009 tarihinde bildirildiği ve suç duyurusunda da bulunulduğunu, davalı bankanın bütün bunları bilmesine rağmen kötü niyetli olarak icra takibini yaptığını takibe konu borç nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalının %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, borçlu vekilinin tedbir talepli menfi tespit davası ikame ettiği öğrenildikten sonra iddiaların ciddi olabileceği kanaati ile davaya mesnet teşkil eden icra dosyasındaki talepten feragat edildiğini, borçlu tarafından açılan davanın, davaya mesnet teşkil eden icra takibinden feragat edilmesi nedeniyle konusuz kaldığını, öncelikle konusuz kalan davada karar vermeye yer olmadığına karar verilmesini, mahkemece bu taleplerinin kabulü yönünde kanaat hasıl olmaz ise davacının ikame etmiş olduğu davasını kabul ettiklerini değerlendirilerek karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2010/14499 esas ve 2011/8372 karar sayılı ve 22/06/2011 tarihli ilamıyla"..Taraflar arasındaki uyuşmazlık Kredi Kartı Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/I maddesine göre, “Bu Kanunun uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması hâlinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 22 nci ve 23 üncü maddesi hükümleri uygulanır.” mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden anılan kanun hükmüne aykırı şekilde genel mahkeme tarafından hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. " gerekçesiyle bozulmuştur.
İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesine iade olunan dosya ilk derece mahkemesinin 2011/628 esasına kaydedilmiş, 2011/677 karar sayılı ve 16/12/2011 tarihli kararı, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ilişkin karar verilmiş,hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2012/5178 esas ve 2012/7419 karar sayılı ve 03/05/2012 tarihli ilamıyla davalı vekilinin yerel mahkemenin görevsizlik kararının bozulması istemi ret edilerek kararın onanmasına karar verilmiştir.
İstanbul 1. Tüketici Mahkemesinin 2012/1037 esas ve 2014/1177 karar sayılı ve 10/07/2014 tarihli ilamıyla, mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre HMK'nın 308. ve devamı maddeleri gereğince davalı vekilinin davayı kabul ettiği, kabul kesin hükmün tüm sonuçlarını doğurduğu, davalı banka davayı kabul ederek, davacı iddialarının doğruluğunu teyit ettiği, davalı bankanın kredi kartı sözleşmesini yaparken huzurda bizzat imzaları alması gerektiği, huzurda imza almadığı anlaşılan davalı bankanın sahte imza ile kredi kartı kullanılmasına ihmali ile sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalı banka aleyhine asıl alacak miktarının %40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/9805 esas ve 2017/6680 karar sayılı ve 09/10/2017 tarihli ilamıyla, 29.10.2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 675 sayılı KHK’nun 16. maddesinin birinci fıkrası, “…20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır…” düzenlemesini içerdiği gerekçesiyle bir karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın Destek Varlık Yönetim A.Ş vekili tarafından 29/05/2014 tarihli alacağın temlik edildiği, dava açan bankanın durumunun TMSF 'den sorulduğu, 02/02/2018 tarihli cevapta 22/07/2016 tarihinde BDDK kararıyla bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı, ayrıca İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 sayılı kararıyla iflasına karar verildiği, İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün 2017/14 sayılı dosyasıyla iflas dosyası açıldığı ve İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/6 sayılı kararıyla iflas idare memurlarının seçildiğinin belirtildiği, buna göre davalı bankanın 675 sayılı KHK kapsamında olmadığı anlaşıldığı, davalı vekilinin davayı kabul ettiği, kabul kesin hükmün tüm sonuçlarını doğurduğu, davalı banka davayı kabul ederek, davacı iddialarının doğruluğunu teyit ettiği, davalı bankanın kredi kartı sözleşmesini yaparken huzurda bizzat imzaları alması gerektiği, huzurda imza almadığı anlaşılan davalı bankanın sahte imza ile kredi kartı kullanılmasına ihmali ile sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalı banka aleyhine asıl alacak miktarının %40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı temlik alan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı Asya Katılım Bankası A.Ş.’nin iflasına karar verildiği ve yönetiminin iflas idare memurlarının seçilmiş olması ile tüzel kişiliğinin devam etmiş olmasına göre davalı temlik alan vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 389,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden temlik alan davalıdan alınmasına, 05.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 20:11:35