Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/555
2020/4745
4 Kasım 2020
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17.05.2018 tarih ve 2018/135 E 2018/168 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 21/11/2019 tarih ve 2018/1363 E 2019/1161 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "NETCAD" isimli bilgisayar yazılımın FSEK uyarınca eser sahibi olduğunu, 04.11.2015 tarihinde yapılan arama neticesinde "Netcad 5.1" yazılımı ile "CNVAPP32", "EDIT 32", "GIS", "HARITA", "NCMACRO", "NETMAP", "RASTER", "UTİLS", "VECTORY" modüllerinin davalıların bilgisayarlarında lisanssız olarak yüklenmiş ve kullanılmakta olduğunun tespit edildiğini, davalıların müvekkili şirketin sahibi olduğu bilgisayar yazılımlarını, herhangi bir sözleşme ve izne tabi olmaksızın, şifre kırmak suretiyle bilgisayarlarında kullandıklarını ve faaliyet alanı gereği bu programlardan haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, FSEK'in 68/2. maddesi uyarınca, davaya konu bilgisayar programının satımı konusunda sözleşme olması halinde belirlenecek mutad bedelin 3 katı tutarında tazminat olarak şimdilik 16.000. TL’nin, haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari (reeskont) faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 23.05.2017 havale tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 64.200,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin müdürü sıfatı bulunan gerçek kişilere husumet yöneltilmesinin haklı gerekçesinin olmadığını, arama işleminin CMK'nın 119/4’ün şartları yerine getirilmeden yapıldığını, bu yolla elde edilen delilin hukuka aykırı delil olduğunu, davalı Elya Ulus Proje Ltd. Şti.'nin tüm kalem işlerini başkalarına ihale ettiğini, bilindiği kadarıyla dava konusu programın haritacılık alanında kullanıldığını, müvekkili firmanın haritacılık işlerini Sega Grup Müh. Ltd. Şti. firmasına yaptırdığını, bahsi geçen programı kullanmasına gerek olmadığını, tespit yapılan bilgisayarın firmanın eski çalışanı harita mühendisi tarafından kullanıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2018 tarihli kararı doğrultunda; davaya konu "NETCAD 5.1" adlı bilgisayar programının 5846 sayılı FSEK anlamında “ilim ve edebiyat eseri” niteliğinde bulunduğu, davacı ...Ş’nin söz konusu bilgisayar programı üzerinde mali hakları kullanma yetkisini haiz olduğu, 04.11.2015 tarihinde davalı şirketin işyerinde bulunan bilgisayarlardan, “Hüseyin Hüseyin” isimli “Lenova G510” marka laptop bilgisayarda "NETCAD 5.1" programının yüklü ve kullanılabilir durumda bulunduğunun tespit edildiği, söz konusu program içeriğinde "NETSURF", "NETMAP" ile "NETPRO" modüllerinin olduğu, söz konusu bilgisayar programının, davalının işyerindeki bahse konu bilgisayara 12.07.2015 tarihinde yüklendiği, davaya konu bilgisayar programının, davalının kontrolünde olan bir bilgisayara, davacı hak sahibinden izin alınmaksızın (lisanssız) yüklenerek kullanılması şeklinde ortaya çıkan fiilin, davacı hak sahibinin FSEK'in 22. maddesinden kaynaklanan “çoğaltma” hakkını ihlal ettiği, 2015 yılındaki bir NETCAD anamodül ve alt modüllerinin lisans bedelinin KDV hariç toplamının 26.750,00 TL olduğu, satış esnasında liste fiyatı üzerinden ortalamada en az %20 indirim yapılabildiği değerlendirilerek indirimli satış tutarının 26.750,00 TL–5.350,00 TL= 21.400,00 TL, ayrıca FSEK'in 68. maddesi uyarınca davacı tarafınca talep edilebilecek telif tazminatı tutarının, KDV hariç en fazla 21.400,00 x 3 = 64.200,00 TL olabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi gereğince 64.200,00 TL telif tazminatının haksız eylemin gerçekleştiğini davacının bildirdiği 03.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; her ne kadar dava dilekçesinin sonuç bölümünde maddi manevi tazminat talebinde bulunulmuşsa da, konu kısmında ve 27.01.2017 tarihli replik dilekçesinde açıkça FSEK'nin 68.maddesi uyarınca şimdilik 16.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu bildirildiğinden mahkemenin anılan kabulünde bir isabetsizlik olmadığı, ayrıca FSEK'in 68.maddesi uyarınca varsayımsal bedel veya telif tazminatı talebi, farazi sözleşme ilişkisine dayandırıldığından, TBK'nın 146 vd. (BK'nın 125 vd.) maddeleri uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, özünde haksız eylemin bir türü olan FSEK'e dayalı bu türden davalarda, haksız eylem faili, haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüte düşmüş olduğundan, hem 08.08.2016 dava, hem de 23.05.2017 ıslah tarihleri itibariyle 04.11.2015 olay tarihinde işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin dolmadığı, ayrıca taraflar tacir olduğuna göre, hak kazanılan alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen oranda temerrüt faizine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ancak 04.11.2015 olay tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi gerekirken 03.11.2015 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesinin doğru olmadığı, davalı gerçek kişilerin 14.11.2014 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı şirketin dışarıdan atanan münferit temsile yetkili müdürleri oldukları, dolayısıyla ortaya çıkan tecavüz veya zarar ile bu kişilerin denetim görevlerini ihmal eylemleri arasında uygun illiyet bağının kurulabilmesi de mümkün olduğundan, anılan davalılar hakkındaki davanın kabulünde de bir isabetsizlik olmadığı, dava dilekçesinde müteselsil tahsil talebi olduğu halde mahkemece hükmedilen alacağın davalılardan ne şekilde tahsil edileceği belirtilmeden karar verilmesi doğru değilse de bu husus davacı tarafça istinafa getirilmediğinden kaldırma nedeni yapılamadığı, neticeten davalıların zamanaşımı def'i değerlendirilmeden hüküm kurulması ve temerrüt faizinin işlemeye başlama tarihinde hata edilmesi gerekçesiyle davalılar vekilinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın kabulü ile 5846 sayılı FSEK 68. maddesi gereğince 64.200,00 TL telif tazminatının, haksız eylemin gerçekleştiği 04.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.244,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 20:11:56