Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2019/832

Karar No

2020/3949

Karar Tarihi

8 Ekim 2020

MAHKEMESİ: TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Tüketici Mahkemesince verilen 11.09.2018 tarih ve 2016/712 E. 2018/272 K. sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 06.10.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 26/02/2014 tarihinde tanzim edilen gelir koruma sigorta poliçesi kapsamında, müvekkilinin işyerinin kapanması sebebiyle işsiz kaldığını, davalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle sigorta tazminatını ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek, 30.000. TL tazminatın ihtarnamenin tebliğ edildiği 30.09.2014 tarihinden itibaren davalı şirketten ticari reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının tazminat talebinin Gelir Koruma Sigortası Özel Şartlarında kapsam dışı tutulan “sigorta sözleşmesi yapılırken sigortalı tarafından bilinen veya bilinmesi gereken nedenlere bağlı işsizlik” sebebiyle reddedildiğini, işyerinde üst düzey yönetici olarak çalışmış olan davacı sigortalının işyerinin kapanacağını bilebilecek durumda olduğunu, beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davacı sigortalının sigorta sözleşmesinin akdedilmesinde kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davalının sigortalının beyan yükümlülüğü hususunda beyan edilmeyen muhtemel durum ile riziko arasındaki bağı kanıtlayacak delilleri sunamadığı ve 15 günlük yasal süre içerisinde sözleşmeden caydığını sigortalıya bildirmediği, davalının poliçe ile temin edilen işsizlik teminatını davacıya ödemesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile poliçeyle temin edilen 30.000,00 TL işsizlik teminatının davalıdan alınarak davacıya iadesine, 30.09.2014 tarihinden itibaren temerrüt faizi hesaplanmasına karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

(2) Dava, gelir koruma sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Sigorta ettirenin borç ve yükümlülüklerinden olan beyan yükümlülüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda sözleşmenin yapılması sırasında, teklifin yapılması ile kabulü arasındaki sürede ve sözleşme süresi içinde olmak üzere üç şekilde yer almıştır. Bunlardan sözleşme süresi içindeki beyan yükümlülüğü TTK'nın 1444. maddesinde ''Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasından sonra, sigortacının izni olmadan rizikoyu veya mevcut durumu ağırlaştırarak tazminat tutarının artmasını etkileyici davranış ve işlemlerde bulunamaz. Sigorta ettiren veya onun izniyle başkası, rizikonun gerçekleşme ihtimalini artırıcı veya mevcut durumu ağırlaştırıcı işlemlerde bulunursa yahut sözleşme yapılırken açıkça riziko ağırlaşması olarak kabul edilmiş bulunan hususlardan biri gerçekleşirse derhal; bu işlemler bilgisi dışında yapılmışsa, bu hususu öğrendiği tarihten itibaren en geç on gün içinde durumu sigortacıya bildiririr.'' şeklinde düzenlenmiş ve bu yükümlülüğe aykırı davranışın yaptırımı aynı Kanun'un 1445/5. maddesinde ''Rizikonun gerçekleşmesinden sonra sigorta ettirenin ihmali belirlendiği ve değişikliklere ilişkin beyan yükümlülüğünün ihlal edildiği saptandığı takdirde, söz konusu ihlal tazminat miktarına veya bedele ya da rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre, tazminattan veya bedelden indirim yapılır. Sigorta ettirenin kastı hâlinde ise meydana gelen değişiklik ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacı sözleşmeyi feshedebilir; bu durumda sigorta tazminatı veya bedeli ödenmez. Bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder'' olarak belirlenmiştir.

Dosya kapsamındaki delillerden, davacı ile davalı arasında 26.02.2014 tarihinde sigorta sözleşmesi yapıldığı, 10.04.2014 tarihli Ortaklar Kurulu Kararı ile dava dışı şirketin Türkiye pazarından çekilme kararı aldığı, 08.08.2014 tarihinde davacının iş akdinin sonlandırıldığı ve 12.08.2014 tarihinde davacının davalıya başvuruda bulunduğu, bu başvurunun 18.08.2014 tarihinde davalı tarafından reddedildiği anlaşılmaktadır. Davacının dava dışı şirkette satınalma grup müdürü pozisyonunda görev yapmakta olduğu da nazara alındığında, dava dışı şirket tarafından alınan Türkiye pazarından çekilmeye ilişkin ortaklar kurulu kararından iş akdinin son bulduğu 08.08.2014 tarihine kadar haberdar olmadığı düşünülemez.

Bu itibarla, mahkemece davacının sigorta sözleşmesi süresi içinde beyan yükümlülüğünü ihlal etttiği kabul edilerek, TTK'nın 1445/(5). maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılması gerekirken, bu yönde bir inceleme yapılmaksızın davanın kabulü doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.10.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1 Dava, gelir koruma sigorta sözleşmesindeki riskin gerçekleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

2 Somut olayda taraflar arasında, davacının istek dışı işsiz kalması rizikosuna karşı belirli ölçüde gelir kaybının korunması için 26.02.2014 tarihinde 1 yıl süreli sigorta poliçesi tanzim edilmiş olup, davacının iş aktinin 08.08.2014 tarihinde işveren tarafından sona erdirilmesi nedeniyle rizikonun gerçekleştiği, sigortalının tazmin talebine karşı davalı sigorta şirketince, sigortalının beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle talebin reddedildiği anlaşılmaktadır.

3 İlk derce mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Dairemiz çoğunluğunca, davacının, işine son verilen dava dışı şirkette satınalma müdürü pozisyonunda çalıştığı, poliçenin tanzim edildiği 26.02.2014 tarihinden sonra, çalıştığı şirketin ortaklar kurulunun 10.04.2014 tarihli toplantısında şirketin Türkiye pazarından çıkması kararı alındığını bilmemesinin mümkün olmadığı, durumu bildiği farz edilen davacının davalı sigorta şirketini ağırlaşan rizikodan haberdar etmediği gerekçesiyle rizikonun artmasına sebebiyet verdiği ve bu ihmal sebebiyle 1445/5.maddesi uyarınca rizikodan indirim yapılması gerektiği kanaati izhar olunmuştur.

4 Sigortalının sigorta ilişkisinin değişik aşamalarında sigorta şirketine karşı beyanda yükümlülüğü bulunmaktadır. Buna göre, 6102 sayılı TTK’nın 1435.maddesi uyarınca sigortalının sigorta sözleşmesinin tanziminden önce ve tanzimi sırasında, 1444.maddesinde sözleşmenin tanziminden sonra ve nihayetinde 1446.maddesinde riziko gerçekleştikten sonra beyanda bulunma yükümlülüğü düzenlenmiştir.

5 Sigortalının sözleşme süresi sırasında beyan yükümlülüğünü ihlal edip etmediğini tespit edebilmek için 6102 sayılı TTK’nın 1444 ve 1445.maddesinin birlikte değerlendirmek gerekir. Diğer bir anlatımla, beyan yükümlülüğünün ihlal edilip edilmediğin 1444.maddeye göre değerlendirilmesi, şayet ihlalin tespiti halinde ise 1445.maddeye göre müeyyidenin belirlenmesi gerekir.

TTK’nın 1444.maddesinde yer alan “(1) Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasından sonra, sigortacının izni olmadan rizikoyu veya mevcut durumu ağırlaştırarak tazminat tutarının artmasını etkileyici davranış ve işlemlerde bulunamaz.(2) Sigorta ettiren veya onun izniyle başkası, rizikonun gerçekleşme ihtimalini artırıcı veya mevcut durumu ağırlaştırıcı işlemlerde bulunursa yahut sözleşme yapılırken açıkça riziko ağırlaşması olarak kabul edilmiş bulunan hususlardan biri gerçekleşirse derhal; bu işlemler bilgisi dışında yapılmışsa, bu hususu öğrendiği tarihten itibaren en geç on gün içinde durumu sigortacıya bildirir” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sözleşme sırasında davacının beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini söyleyebilmek için, rizikonun artmasına bizatihi davacının kendi eyleminin veya onun izniyle üçüncü kişinin eyleminin sebebiyet vermesi ya da POLİÇE TANZİMİ SIRASINDA AÇIKÇA RİZİKO AĞIRLAŞMASI olarak kabul edilen bir hususun gerçekleşmiş olması gerekir (Samim Ünan, TTK Şerhi, Sigorta, C.I, s.476, 479 480). Kanun, hangi hallerin riziko ağırlaşması olarak sayılması gerektiğini tarafların sözleşmede kararlaştırabileceklerini öngörmüştür. Somut olayda ise beyan yükümlülüğüne ilişkin poliçenin 5.3.2.maddesinde, “çalışılan şirketin Türkiye’den çıkma ihtimali” bir “riziko ağırlaşması” hali olarak öngörülmemiş, sigortalıya da böyle bir bilgilendirme yükümü getirilmemiş ve davalı sigorta tarafından da davada böyle bir savunmada bulunulmamıştır. Anılan nedenlerle, bu halde bilgilendirme yükümü yüklendiği hususunun da savunulmamış olması karşısında, davanın kabulüne dair yerel mahkeme kararının doğru olduğu kanaatinde olduğumdan, kararın bozulmasına dair Dairenin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ağırlaşmasıpoliçetanzimirizikoaçıkçakarşısırasında

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 20:16:30

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim