Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/159
2020/3891
7 Ekim 2020
MAHKEMESİ: ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.02.2018 tarih ve 2017/353 E 2018/81 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.10.2019 tarih ve 2018/1499 E 2019/1000 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 12. sınıftaki "otomobiller, binek arabaları (otomobiller), RV arabaları, SUV araçlar, otomobiller için parçalar ve aksesuarlar" ürünlerini içeren, "GENESİS+şekil" ibareli, 2016/72779 sayılı marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından dava dışı şirkete ait "GENESİS" ibareli, 9 ve 12.sınıf ürünleri de içeren 11.03.2009/11799 sayılı marka mesnet alınarak 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesi uyarınca kısmen reddedildiğini, ret kararının kaldırılması amacıyla itirazda bulunduklarını, ancak itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2017/M 5222 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet alınan marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1 b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, redde mesnet alınan markanın kapsamında, reddedilen ürün ve hizmetlerin aynısının veya aynı türünün yer aldığı ancak başvuru konusu işaret ile redde mesnet alınan marka işaretinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı, zira başvuru konusu işaretin özgün bir şekli içerecek biçimde düzenlendiği, bu haliyle başvuru konusu işaret ile redde mesnet markanın bağımsız olarak tamamen ayrı bir ayırt edicilik taşıdığı, şu hale göre başvuru konusu işaretin, redde mesnet markayla ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığı, aralarındaki farklılıkların bunu engellediği, başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında "GENESİS" ibaresinin ortaklığından kaynaklı sescil ve varsa anlamsal bir benzerlik olmasına rağmen, içerdikleri diğer biçimler ve yazım şekli itibariyle görsel olarak birbirlerinden önemli derecede farklı oldukları, bu sayede ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten uzaklaştıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2017/M 5222 sayılı kararının davacı itirazlarının reddi yönünden iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının marka başvurusunun mülga 556 sayılı KHK’nın 7/1 b maddesi uyarınca reddine yönelik YİDK kararının iptaline ilişkindir.
Başvurunun KHK’nın 7/1 b maddesi uyarınca mutlak ret nedenine dayalı olarak reddedilmesi için başvuru konusu markanın tescil kapsamı ile redde mesnet markanın tescil kapsamının aynı veya veya aynı türde olması, işaretlerin ise aynı veya ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzer olması gerekmektedir.
Somut olayda davacının 2016/72779 sayılı “GENESİS+şekil” ibareli marka başvurusu 12.sınıftaki "otomobiller, binek arabaları (otomobiller), RV arabaları, SUV araçlar, otomobiller için parçalar ve aksesuarlar" malları yönünden aynı malları içeren 2009/11799 sayılı “GENESİS” ibareli marka mesnet alınarak mülga KHK’nın 7/1 b maddesi uyarınca reddedilmiştir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça yapılan istinaf isteminin de esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, redde mesnet markanın asıl ve ayırt edici unsurunun “GENESİS” olduğu ve yalnızca bu ibareden oluştuğu, başvuruda da bu ibarenin aynen yer aldığı, şekil unsurunun belirgin bir ibare olsa da başvuruya ayırt edici karakteri yazılı ibarenin verdiği nazara alındığında, redde mesnet markanın asıl unsurunun şekil unsuru ile birleştirilmesi suretiyle başvuru markasına aktarıldığı ve bu halde başvuru ile redde mesnet marka arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.10.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
556 sayılı KHK 7/b maddesinde aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin marka olarak tescil edilmeyeceği düzenlenmiştir.
Ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten söz edilebilmesi için başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında kapsamlarında yer alan ürün ve hizmetler itibariyle ortalama tüketici ve yararlanıcılar nazarıyla bakıldığında hiçbir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net biçimde iltibasın ortaya çıkmasının kesin olarak öngörülebilir olması gerekmektedir.
Davalı kurumun redde mesnet aldığı “GENESİS” ibareli markanın kapsamında, reddedilen ürün ve hizmetlerin aynısı yer almakla birlikte başvuru konusu işaret ile redde mesnet aynı tür ürün ve hizmetleri içeren markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı görülmektedir .
Zira başvuru konusu işaret, özgün bir şekli içerecek biçimde düzenlenmiş olup redde mesnet marka ise bağımsız olarak tamamen ayrı bir ayırt edicilik taşımaktadır.
Başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında “genesis” ibaresinin ortaklığından kaynaklanan tescil ve anlamsal bir benzerlik olmakla birlikte, içerdikleri diğer biçimler ve yazım şekli itibariyle görsel olarak birbirinden önemli derecede farklıdırlar.
Bu nedenle başvurunun ilana çıkarılması ve redde mesnet marka sahibinin itirazına açılması gerekmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile davalı TPMK vekilinin vaki istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istinaf kararının bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 20:16:51