Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/2408
2020/3847
6 Ekim 2020
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.05.2017 tarih ve 2015/497 E. 2017/285 K. sayılı kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.05.2018 tarih ve 2017/1034 E. 2018/652 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı arasında 2013 yılından beri süregelen ticari ilişki olduğunu, davalının ödemelerini geciktirdiğini, kendisine ödemeleri yapması için süre tanındığını, ancak bu iyiniyeti suistimal ederek ödemelerini yapmamaya başladığını, ayrıca söz konusu bu borç dışında senet alacaklarının tahsili için de davalı hakkında Muğla 1. İcra Müdürlüğü’nün 2015/1020, 2015/1021, 2015/1022, 2015/1023 E. sayılı dosyaları ile hukuki işlemler başlatıldığını, davacı şirket tarafından davalıya toplam 104.311,29. TL’lık mal satılıp teslim edildiğini, tanzim edilen faturaların da davalıya teslim edildiğini, davalının faturalara herhangi bir itirazı olmadığını, söz konusu alacağın ödenmemesi üzerine, davalı aleyhine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, incelenen davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı şirketin davalıdan 74.894,81. TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, ancak vadesinde ödenmeyen ve icra takibi yapılan 4 adet protestolu senedin, davalıdan cari hesaba mahsuben alındığı ve davalı tarafa alacak olarak kaydedildiği, aynı senetler protesto olduğunda borç kaydının yapılmadığı, bu senetler protesto olduğundan, davacı tarafın cari hesap alacağına ilave edilmesi gerektiği, bu durumda davacının toplam alacağının 91.394,81. TL olduğu, ancak H.M.K.’nun 26. maddesinde yer alan taleple bağlılık ilkesi gereği, itirazın asıl alacak olan 89.144,51. TL üzerinden iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı asil tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, uyuşmazlığın, takipte borcun sebebi olarak dayanılan ve cari hesapta gösterilen faturaların tahsili isteminden kaynaklandığı, davacının lehine delil teşkil eden kendi ticari defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 74.894,81. TL alacaklı olduğu, ancak vadesinde ödenmeyen ve icra takibi yapılan 4 adet toplamda 16.500. TL tutarlı protestolu senedin davalıdan cari hesaba mahsuben alındığı ve davalıya alacak olarak kayıt edildiği, aynı senetler protesto olduğunda borç kaydının yapılmadığı, bu senetler protesto olduğundan, davacı tarafın cari hesap alacağına ilave edildiğinde davacının toplam alacağının 91.394,81. TL olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davalı ödeme emrine itiraz dilekçesinde borcunun bulunmadığını ileri sürmüşse de, faturalardan doğan borcun ödenmediğine yönelik isnatları kabul etmediği, banka kanalıyla ve elden ödemeler yaptığını bildirmek suretiyle ödeme def'inde bulunduğu, bu durumda davalı akdi ilişkiyi kabul etmiş olduğundan, ispat külfetinin davalıya geçtiği, davalının, istinaf başvuru dilekçesinde iki adet ve yine istinaf süresinde verdiği 29.05.2017 tarihli dilekçe ekinde de 7 adet ödeme dekontu sunduğu, bu ödemelerin mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporunda davacının defterlerinde davalı ödemesi olarak zaten kayıtlı olduğunun saptandığı, sunulan bu belgelere göre sadece 01.09.2014 tarihli ödemenin dava konusu bakiye cari hesap alacağına konu faturalara ilişkin bir ödeme olduğu, diğer ödeme makbuzlarındaki ödeme tarihlerinin, takip konusu cari hesapta kayıtlı faturaların tarihlerinden öncesine ait olduğu, davalı borçlunun istinaf başvuru dilekçesindeki ödeme savunması doğrultusunda, ödeme yaptığını bildirdiği banka şubelerine yazılan yazılara, banka şubelerince verilen cevaplarda davacının ödeme yaptığına dair belgelerin tespit edilemediğinin bildirildiği, davalı ilk derece mahkemesinde süresinde delil listesi ibraz etmediğinden, davalıya ödeme savunmasını kanıtlaması için yemin teklif etme hakkının hatırlatılmadığı, davalı tarafından cari hesaptaki faturalardan doğan borcu ödemek için verilen bono bedellerinin ibraz edilen takip dosyası örneklerine göre tahsil edildiklerinin tespit edilemediği, davacının takip talebinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 89.144,51 TL asıl alacak talebinde bulunduğu gözetilerek H.M.K'nın 26. maddesindeki taleple bağlılık kuralı gereği ilk derece mahkemesince davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı, davalıyı takipten önce usulüne uygun olarak temerrüde düşürmediğinden davacı yararına takipte işlemiş faiz alacağına hükmedilmemesinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davalı asilin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı asil tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı asilin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.567,09 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 20:17:12