Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/602

Karar No

2020/2273

Karar Tarihi

2 Mart 2020

MAHKEMESİ: ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/06/2019 tarih ve 2018/610 E 2019/518 K. sayılı kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 21/11/2019 tarih ve 2019/1704 E 2019/1454 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı Alme İnş. ve İnş. Mal. İml. Taah. Paz. San. ve Tic. A.Ş. aleyhine hizmet tespiti davası açtığını, davanın derdest olduğunu, anılan şirketin müvekkilinin alacağı ödenmeden tasfiyesini tamamlaması mümkün olmadığı halde ticaret sicilinden terkin edildiğini belirterek Alme İnş. ve İnş. Mal. İml. Taah. Paz. San. ve Tic. A.Ş.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine açılan hizmet tespiti davasında, davacı vekiline ihya davası açmak üzere süre verildiği, TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca terkin edilen şirketin yeniden ihyası ve ticaret siciline tescili için yasada öngörülen koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Alme İnşaat ve Malz. İmalat Taahhüt Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin Ankara 8. İş Mahkemesi'nin 2016/378 sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye halinde Ticaret Siciline tescil ve ilan edilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, ihyası istenen şirketin davalı ... tarafından 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, mahkeme tarafından isabetli olarak tasfiye memuru atanmadığı halde yanılgılı gerekçe ile ihyasına karar verilen şirketin tasfiye halinde tescil ve ilanına karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle, davalının istinaf itirazının kısmen kabulüne, sair istinaf itirazlarının reddine, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2019 tarih ve 2018/610 Esas 2019/518 Karar sayılı kararınında yer alan "tasfiye halinde tescil ilan" yönünden kaldırılmasına, davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Memurluğunun 116954 sicil numarasına kayıtlı olup 6102 sayılı ./..

TTK. Geçici 7. maddesi uyarıca ticaret sicil müdürlüğünden terkin edilen Alme İnşaat ve Malz. İmalat Taahhüt Paz. San. ve Ticaret Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin Ankara 8. İş Mahkemesinin 2016/378 sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, karar kesinleştiğinde karar örneğinin tescil ve ilan edilmek üzere Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, 6102 sayılı T.T.K Geçici 7/15 maddesi gereğince Limited Şirketin İhyası istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK Geçici 7/15 maddesinde ".... Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri "düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından Geçici 7/15 madde gereğince sicilden terkin edilen şirketin ihyası istemi ile eldeki dava açılmış,

İlk Derece Mahkemesince "davanın kabulü ile terkin edilen Alme İnş. ve Malz. İm. Taah. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası ile ticaret siciline tesciline yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına" karar verilmiş,

Davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.H.D'nin 21.11.2019 gün ve 2019/1704 1454 sayılı kararı ile "davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak şirketin Ankara 8. İş Mahkemesinin 2016/378 esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline; sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Karar davalı vekilince temyiz edilmiş olup, sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda temyiz istemi red edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.

Davalı vekilinin ihya edilen şirkete tasfiye memuru da atanması gerektiğine yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

6102 sayılı Yasa ile, fiilen sona ermiş ancak şeklen devam eden ortaklıkların ortadan kaldırılması düşünülmüş olup, bu amaçla Geçici 7.madde ile özel bir düzenleme getirilmiştir. Ayrıca bu hükme dayanılarak" Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin"tebliğ de çıkarılmıştır.

Kanun koyucu, TTK Geçici 7/15 maddesine "ihya" terimini kullanmakla birlikte, hüküm TTK 547 maddesine paralel "ek tasfiye "niteliğindedir.

TTK Geçici 7.maddesi ihyaya (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte TTK 547 maddesinde olduğu gibi mahkeme aynı zamanda tasfiye memuru da atamalıdır. Zira TTK Geçici 7.maddesinin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yönelik bulunduğundan bu yöndeki çoğunluk görüşü yasanın amacına aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle, ihyasına (ek tasfiye) karar verilen dava dışı şirkete tasfiye memuru atanmasına yönelik davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu yöne ilişkin temyiz istemin reddine dair sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 20:42:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim