Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2019/341
2020/1536
17 Şubat 2020
MAHKEMESİ: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31/05/2017 tarih ve 2015/472 E 2017/536 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 12/10/2018 tarih ve 2017/945 E 2018/1039 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin uzun yıllar boyunca Türk sermayesine katkı sağlayacağı gerekçesiyle, aldatma ve hile yolu ile birçok masum vatandaştan para topladıklarını, karşılığında piyasada artık kağıt değeri dahi görmeyen hisse senetleri verildiğini, davalı şirketin aldatma ve hile yolu ile müvekkilinden para aldığını, almış olduğu bu paralara karşılık toplam 4040 adet hisse senedini müvekkiline teslim ettiğini, müvekkili tarafından verilen paraların talep halinde aynen iade edileceği davalı şirket yetkilileri tarafından taahhüt edilmiş olsa da müvekkilinin dava tarihine dek gerçekleşmiş olduğu iade taleplerinin karşılık bulmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL'nin 2000 yılından itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle dava değerini 53.680,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak, ortaklık ilişkisinin kurulduğunu, sorumluluğun ve ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne, davacının davalı şirket ortağı olmadığının tespitine, 53.680,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin istinaf başvusunun, davacının davalı ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş. aleyhine Almanya Schweinfurt Eyalet Mahkemesinin 14 O 0690/06 sayılı üzerinden alacak davası açtığı, davanın 29.04.2009 tarihinde kabulüne karar verildiği, davacı ... vekilinin yabancı mahkeme kararının tenfizi için 12.11.009 tarihinde Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtığı, Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.04.2013 tarih ve 2013/11 Esas 2013/332 Karar sayılı davanın kabulüne, yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verildiği, davalı taraf vekilinin temyizi üzerine hükmün Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.12.013 tarih ve 2013/12753 Esas 2013/23653 Karar sayılı kararı ile onandığı, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin de 18.03.2014 tarih ve 2014/2583 Esas 2014/5235 Karar sayılı kararı ile reddine karar verilmesi ile kesinleşmiş olduğu, Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş. şirketlerin birleşmesi ile Kombassan Holding A.Ş., sonra unvan değişikliği ile Bera Holding A.Ş. ve en son unvan değişikliği ile Bera Holding A.Ş. olduğu, davacının Almanya Schweinfurt Eyalet Mahkemesine davalı şirket aleyhine alacak davası açtığı, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, davacının davalıya ilk davayı açtığı tarihte zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği, 818 sayılı BK'nın 60 maddesine göre zarar gören tarafın zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıllık (ve 6098 sayılı TBK'nın 72. maddesine göre de 2 yıllık) haksız fiil zamanaşımı süresinin dolduğu, sebepsiz zenginleşme halinin mevcut olduğu kabul edilse bile sebepsiz zenginleşeni bildiği ve haberdar olduğu, 818 sayılı BK'nın 66 maddesine göre iade alacaklısının geri alma hakkının varlığını öğrenmesinden itibaren 1 yıllık (ve 6098 sayılı TBK'nın 82. maddesine göre de 2 yıllık) sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresinin de dolduğu gerekçesiyle kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1 ) Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığından bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karara karşı davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilerek davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.
Ancak, 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 41. maddesinde 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması Ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu Ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ''31.12.2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1 h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu'nun 16. maddesi ve anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek üzere kararın re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 ) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/02/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemiz çoğunluğunun bozma düşüncesine dayanak teşkil eden 7194 sayılı Kanun’un 41. maddesi ile çeşitli kanunlara eklenen Geçici 4. madde, kanaatimizce, her şeyden önce, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi ve bu maddede öngörülen karar alma hakkıyla birlikte ele alındığında Anayasa’nın 36. maddesinde hükme bağlanan hak arama hürriyetini ihlal eden bir yasal düzenlemedir.
Öte yandan, söz konusu hüküm, yine Anayasa’nın 9. maddesindeki yargı yetkisinin bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağına ilişkin hükme, kanun maddesinin kamuoyunca bilinen ve sınırlı sayıdaki sermaye şirketi ile ve bu şirketler aleyhine açılan davalarla ilgili olduğu düşünülecek olursa Anayasa’nın kanun önünde eşitlik ilkesi kapsamındaki 10/4. maddesi ile yasama meclisinin bir devlet organı sıfatıyla bu ilkeye uygun hareket etme zorunluluğuna ilişkin 10/5. maddesine, yine Anayasa’nın 35. maddesinde belirtilen ve kişinin temel hak ve hürriyetleri kapsamındaki mülkiyet hakkına ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla sınırlandırılacağına ilişkin hükme aykırı olduğu gibi, buradan hareketle, devletin, kişinin temel haklarını hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan engelleri kaldırmaya çalışması gerekmesine karşın hak arama ve mülkiyet hakkının kullanımının önüne geçen bir düzenleme olarak ortaya çıkmış bulunması nedeniyle Anayasa’nın 5. maddesine, keza düzenlemenin kişinin temel hak ve özgürlükleri kapsamındaki hak arama ve mülkiyet hakkının özüne dokunan niteliği gözetildiğinde Anayasa’nın 13. maddesine, Anayasa’nın 138/3. maddesinde görülmekte olan somut davalarla ilgili olarak yasama meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili görüşme dahi yapılamayacağı hükme bağlanmış iken dava hangi nedenle açılmış olursa olsun verilecek kararın ve hatta yargılama giderlerinin dahi ne şekilde hükme bağlanacağının düzenlenmiş olması nedeniyle söz konusu hükme de aykırı düşmektedir.
Her ne kadar Anayasa’nın 167. maddesinde devletin para, kredi, sermaye piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alacağı öngörülmüş ise de, alınacak bu tedbirlerin herhalde Anayasaya aykırı bir kanuni düzenleme yoluyla gerçekleştirilmesi düşünülemeyecek olup aksinin kabulü Anayasa’nın başlangıç hükümlerine açıkça aykırı düşecektir.
Tüm bu nedenlerle, çoğunluk kararının dayanağı yasa hükmünün, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesi uyarınca itiraz yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması ve buradan çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği kanısında olduğumuzdan çoğunluğun bozma düşüncesine katılamıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 20:45:07