Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2011/2221
2 Mart 2012
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/03/2010 tarih ve 2008/358 2010/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, ayrıca müvekkili tarafından davalıya nakden borç para verildiğini ve bu borç karşılığı davalıdan çek ve bonolar alındığını, ancak davalının sözleşmeden kaynaklanan borcunu ödemediğini ve borç para karşılığı verilen bonoların sözleşme borcunun ödemesi için verildiği iddiasında bulunduğunu, oysa davalının ödeme iddiasını yazılı belgeyle ispatlamasının gerektiğini, davalıya verilen hizmet karşılığı hakedilen faturalara dayalı ücret ödenmediğinden 95.077,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının yaptığı itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu borcun bonolar verilmek suretiyle ödendiğini, bonolar üzerinde “malen” kaydının bulunduğunu savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının asıl borç miktarına ilişkin kabul beyanı uyarınca davalı borcunun 75.343,50 TL olduğu ve bu borcun davalı tarafından davacıya verilen bonolarla ödendiğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine vaki itirazın işlemiş faiziyle birlikte 77.289,32 TL için iptaline, inkar tazminatı istemini ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davalı savunmasında geçen “taşıma ilişkisinden dolayı davacıya olan borcun bonolar verilmek suretiyle ödendiği” yönündeki savunmanın ispatlanmadığı belirtilmiştir.
Oysa, TMK’nun 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Bu ilke ışığında, davalı savunmasında bahsi geçen bonoların kendisine verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan davacı tarafın, bu bonoların taşıma akdinden dolayı değil de başka bir ilişki olan karz akdi nedeniyle verildiği iddiasını ispat yükünün kendisinde olacağının kabulü gerekmektedir. Zira, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da tacir olan davacı şirket ticari defterlerinde, davalıya borç verildiğine ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı belirlenmiş durumdadır.
Ayrıca, davalı tarafın delil listesinde belirttiği 04.04.2008 tarih ve 2366 yevmiye nolu ihtarnamesinde yer alan ve ödeme iddiasının dayanağı olan bonoların dosyaya celbi sağlanıp incelenmeden hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafça davaya konu borcun ödenmesi için davalıca verildiği iddia edilen 7 ayrı bononun dosyaya ibrazının sağlanması, keşide tarihleri tespit edilerek taraflar arasındaki ticari ilişki dönemine ait olup olmadıkları bonolar üzerinde varsa veriliş nedeni belirlenmek suretiyle davacı tarafın davalıyla sözleşme kapsamındaki ticari ilişkisinden kaynaklanan alacak miktarıyla yaklaşık olarak örtüşen bir miktarda davalıya borç para verme iddiasını ispat yükünün kendisinde olduğu da değerlendirilerek yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükümlülüğü ters çevrilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2 ) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 28.01.2026 10:02:04