Yargıtay 11. HD 2011/14369 E.
Bu Veriyi Kendi Asistanınızda Kullanın
Soorgla MCP ile karar ve mevzuat arşivine Claude, ChatGPT ya da Cursor içinden erişin. Kurulum perpeek üzerinden, tek token.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2011/14369
20 Aralık 2012
MAHKEMESİ: TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/07/2011 tarih ve 2010/457 2011/468 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar aleyhine 25.12.2007 keşide tarihli 27.000 TL bedelli çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, davalılara ait malların üzerine haciz işlemi yapıldığını, davalıların İİK 33/a uyarınca icra takibinde 6 ay boyunca işlem yapılmadığından bahisle icra mahkemesine başvurarak icranın geri bırakılması kararı aldıklarını, bu kararın müvekkilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay tarafından onandığını, onama kararının 01.07.2010'da tebliğ edildiğini, İİK 33/a 2 uyarınca 7 günlük yasal süre içinde iş bu davayı açtıklarını ileri sürerek 27.000 TL'lık çekten dolayı davalılardan 27.000 TL'nın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, açılan davanın alacağın zamanaşımına uğramadığı iddiası ile açılmış bir menfi tespit davası olduğunu, icra dosyasında son işlem tarihinden itibaren 6 aylık süre geçtiği için çek alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının icra mahkemesinin kararı kesinleşmeden iş bu davayı açtığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava, İİK.'nun 33/a 2 maddesine göre alacak istemine ilişkin olduğu ve maddede belirtilen 7 günlük sürede açıldığı, icra takip dosyasında 6 aylık zamanaşımı süresinin geçtiği, gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çeke dayalı olarak açılan alacak davası olup davacı vekili dava dilekçesinde icranın geri bırakılması kararından sonra İİK.'nun 33/a 2 maddesi gereğince 7 gün içinde iş bu davayı açtığını belirtmiş ve çek bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili yargılama aşamasında verdiği 08.02.2011 ve 31.05.2011 tarihli dilekçelerinde de zamanaşımının gerçekleşmediğini; fakat zamanaşımının gerçekleştiği tespit edilir ise de davaya alacağın tahsili davası olarak devam edilmesi gerektiğini bildirmiştir. İİK.'nun 33/a maddesi gereğince alacaklının icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra 7 gün içinde zamanaşımının gerçekleşmediğine dair genel mahkemede açacağı dava alacak davası olmayıp zamanaşımının gerçekleşmediğine ilişkin bir dava olmalıdır. (HGK 15.03.2006 T. 12 61/59) Davacı ise dava dilekçesinde tahsil talebinde bulunduğu gibi bilahare vermiş olduğu dilekçelerinde de davanın İİK.'nun 33/a 2'de öngörülen dava olduğunu fakat aksi kanaatte olunduğu takdirde çeke dayalı tahsil davası olarak görülmesini talep etmiştir. Bu nedenle mahkemece davacının terditli olarak talepte bulunduğu gözden kaçırılarak zamanaşımının dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.