Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2009/14775

Karar Tarihi

16 Haziran 2011

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2008 tarih ve 2007/174 2008/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 25.04.1979 tarihinde doğumundan hemen sonra babasının davalı bankanın Ceyhan Şubesi’nde 36691 nolu küçük adına cari hesap cüzdanı ile hesabı açtırdığını, hesapta 1980 yılında 1000 TL bakiye olduğunu, müvekkilinin hesaptaki paranın ödenmesi için davalı bankaya başvurduğunda hesabın 10 yıl işlem görmemesi nedeni ile TC.Merkez Bankası’na devredildiğini ve zamanaşımına uğradığının beyan edildiğini, hesap reşit olmayanlar için açılan cari hesap olduğu için zamanaşımı süresinin küçüğün reşit olduğu tarihten itibaren başlaması gerektiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı bankadan olan alacağının ve uğradığı zararın tespit edilmesini ve bu zararın şimdilik 2.000,00 YTL’lik kısmın hesap tarihinden itibaren işleyecek kademeli ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ... adına açıldığı iddia edilen hesaba kayıtlarda rastlanmadığını, hesabın hareket görmemesi nedeniyle zamanaşımına uğrayarak T.C.Merkez Bankası’na devredilmiş olabileceği ya da yasal temsilci tarafından çekilmiş olabileceğini bildirilmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hesabının açıldığı tarihte yürürlükte olan 7129 sayılı Yasa’nın 31. maddesinin 2 fıkrasında 10 sene aranılmamış hesaplardaki paranın T.C. Merkez Bankası’na tevdi olunacağının düzenlendiği, 7129 sayılı Yasa’nın 02.05.1985 tarihinde yürürlükten kalktığı, davacının zamanaşımı dolmadığı iddiasının 3182 sayılı Yasa’nın 36/4 maddesinden kaynaklandığı, 3182 sayılı Yasa’nın da 01.11.2005 tarihinde yürürlükten kalktığı, 5411 sayılı Yasa’nın 62. maddesinde "Bankalar nezdindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, her hangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl içinde davalı banka ve merkez bankasından gelen yazı cevaplarında son işlem tarihinden itibaren (25.04.1979) 10 yıldan fazla süre geçmesi nedeni ile bilgi ve belge mevcut olmadığı bildirildiğinden, söz konusu hesabın muris tarafından kapatılmış olabileceği de göz önüne alındığında davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı bankanın Ceyhan Şubesi’nde 14.02.1980 tarihinde davacı adına açılan hesapta bulunan 1.000 TL’nın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Davalı vekili davanın zamanaşımına uğradığını savunduğu gibi, banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacıya ait mevduatın bulunmadığını da savunmuştur.

Bankalar Kanunu’nun 10/3. maddesi uyarınca davacının mevduat hesabındaki parayı talep etme hakkı sınırlandırılamaz. Öte yandan, usulünce düzenlenmiş ve yetkilisinin imzasını taşıyan hesap cüzdanı (Küçük cari hesap defteri), müşterinin banka nezdindeki mevduatını kanıtlayıcı bir belgedir. Banka, hesap cüzdanındaki mevduat miktarınca müşteriye karşı borçlu olup, bunu kanun ve sözleşme hükümlerine göre, geri ödemekle yükümlüdür. Somut olayda banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının mevduatına rastlanılmamış olmasında davacıya atfı kabil bir kusur bulunmamaktadır. Kaldı ki bankaca davacının mevduatında bu miktar paranın bulunmadığı veya hesap cüzdanının sahteliği ileri sürülmemiştir.

Davacı adına hesabın açıldığı 14.02.1980 tarihinde yürürlükte bulunan 7129 sayılı Bankalar Kanunu'nun 31. maddesine göre, her türlü mevduat emanet ve matlubattan son talep muamele veya mudiin herhangi bir şekildeki yazılı talimat tarihinden itibaren 10 sene geçtiği halde sahipleri tarafından aranılmamış olanları, bu müddetin hitamini takip eden takvim yılı başından 6 ay içinde banka ve müesseseler tarafından sahiplerinin isim ve hürriyetleri ve malum olan adresleri ve haklarının faizleri ile birlikte baliğ olduğu miktarlar gösterilmek sureti ile tanzim edilecek bir cetvel ile Maliye Vekaleti emrine T.C. Merkez Bankası’na tevdi olunur. Bu hüküm, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 62. maddesinde “Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tabidir. Zamanaşımına uğrayan her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak sahibine ulaşılamaması halinde, yapılacak ilanı müteakiben Fona gelir kaydedilir. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Kurulca belirlenir” şeklinde düzenlenmiştir.

Açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğraması, bankaca gerçekleştirilecek ilan ve tebligatların yapılması koşuluna bağlıdır. Başka bir anlatımla, sahipleri hakkında bu yönde uygulama yapılmadan banka nezdindeki hakları ve alacakları kendiliğinden zamanaşımına uğramaz. Esasen Dairemizin uygulamaları da bu yöndedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 18.10.2004 tarih ve 2004/820 E. 2004/9907 K. sayılı ilamı, 11.01.2010 tarih ve 2008/8695 E. 2010/154K. sayılı ilamı).

Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın zamanaşımı def'inin buna göre değerlendirilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekir. Yukarıda açıklanan yasal mevzuat uyarınca bir işlem yapıldığı ve hesaptaki paranın davacının yasal temsilcisi tarafından çekildiği iddiası davalı tarafça kanıtlanmadan sadece TTK’nun 68/son maddesi hükümlerine dayalı savunma ile mevduatta bulunan paranın ödenmesinden kaçınılamaz. Davalının ticari defterlerle ilgili savunmasının elinde banka cüzdanı bulunan davacının hakkını ileri sürmesine engel teşkil etmesi de mümkün değildir. Mahkemece, anılan yönler gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 28.01.2026 10:57:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim