Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2009/14543

Karar Tarihi

13 Aralık 2011

MAHKEMESİ: İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.06.2009 tarih ve 2005/55 2009/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2011 gününde davalılar avukatı.... gelip, davacılar avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden,temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalılar avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin spor malzemelerinin üretimi ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini ve tescilli ve tanınmış "üç şerit" ve "adidas logo" markalarının sahibi olduğunu, davalıların ise üretip sattığı "Jump" markalı spor ayakkabıları üzerinde, müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacak şekilde iki şerit ve dört şerit işaret markalarının kullanıldığını ileri sürerek, davalıların haksız rekabet ve müvekkillerinin marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerinin tespitini ve önlenmesini, davalı Genmar A.Ş.'nin 02.08.2000 tarihli sulh protokolüne aykırı davranışları nedeniyle (250.000) USD cezai şart bedelinin temerrüt faiziyle birlikte bu davalıdan tahsilini, (30.000) TL maddi (100.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tüm davalılardan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı Intermar adına tescilli 2000/16816 numaralı ve üç şerit ile noktadan oluşan markanın, davacı markaları ile iltibas oluşturduğundan Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce 09.12.2004 tarihinde hükümsüzlüğüne karar verildiği, anılan davadaki gerekçelerin işbu davadaki davalının şerit

markaları için de geçerli olduğu, ancak davalıların tescilli markasını terkin tarihine kadar kullanabileceği ve işbu davadaki iki ve dört şeritli markalarını dava tarihine kadar kullanmalarının da davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, terkin tarihinden sonra gerek üç şeritli gerekse iki veya dört şeritli markalarını kullanmalarının, davacının tescilli ve tanınmış üç şeritli markaları ile iltibas ve haksız rekabet oluşturacağından, iptal edilen bu markaların kullanılmasının önlenmesi gerektiği, davacının iki ve dört şeritli markalarının daha önce iptal edildiği, davacının tescilsiz tasarımlarının da haksız rekabet hükümlerine göre korunmasının gerektiği, davalıların Jump 401 ve Jump 445 a football modellerinin de davacı tasarımları ile iltibas oluşturacak kadar benzer olduğu, davalıların bu nedenle (22.208,30) TL maddi ve (25.000) TL manevi tazminat ödemesi gerektiği, davacının davalı Genmar A.Ş. ile imzaladığı 02.08.2000 tarihli sözleşmede ise Genmar A.Ş.'nin davacının markasını kullanmamayı taahhüt ettiği, taahhüdün tescil başvurusunda bulunmamayı kapsamadığı, davalı Intermar'ın 11.08.2000 tarihli başvurusu ile tescil ve 2004 yılında iptal edilen markanın kullanımının da davacının marka haklarına tecavüz oluşturmayıp cezai şarta hükmedilmesini gerektirmeyeceği, davalının yurt dışı tescillerine ve tanınmışlığa dayalı başvurusunun kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davalının Jump 445 a ve Jump 401 numaralı modellerinin davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit ve önlenmesine, davalı tarafın iptal edilen markalarını kullanmasının da önlenmesine, kullanılan tasarımlar nedeniyle (22.208,30) TL maddi ve (25.000) TL manevi tazminatın 20.12.2004 tespit tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin ilanına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1 Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece her ne kadar davacıların unvanı karar yerinde yanlış yazılmışsa da, yapılan bu yanlışlığın mahallinde düzeltilmesinin her zaman mümkün bulunmasına, yine her ne kadar davalı ... isimli şahıs firması, 02.08.2000 tarihli sulh protokolünün tarafı değilse de, davalı Genmar A.Ş.’nin sattığı dava konusu olan tüm ürünlerin bu davalıya, diğer davalı ... firması tarafından yurt dışından ithalat yoluyla sağlandığının anlaşılmasına, bu durum karşısında mahkemece davalı Intermar Simanto Nahmias firmasının da davacılara karşı, 02.08.2000 tarihli sözleşmenin kapsamı dışındaki tasarım hakkına tecavüz fiillerinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, yine mahkemece davalıların sattığı Jump 401 ve Jump 445 a modellerinin, ilk kez davacılarca kullanıldığına davalılar tarafından karşı çıkılmayan tescilsiz tasarımlarla benzer kabul edilmesinde ve davalıların anılan modelleri satmasının, davacıların tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit ve önlenmesine karar verilmesinde, davalıların sattığı Jump 414 numaralı modelin ise davacıların tasarımlarına benzer olmadığından, bu modele ilişkin davanın reddedilmesinde, ayrıca hükmedilen tazminata tespit tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2 Ancak dava, haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili, davalı Genmar A.Ş. yönünden ise ayrıca 02.08.2000 tarihli sulh protokolünün ihlali nedeniyle cezai şart bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.

İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 15.11.2007 tarih ve 2005/565 Esas 2007/276 Karar sayılı kararı ile Adidas Solomon AG. şirketine ait 25.03.1985 tarihli ve 084904, 084905, 084929 ve 085025 numaralı iki ve dört şeritli markaların, 556 sayılı KHK’nin 14. maddesinde düzenlenen kullanmama nedenine dayanılarak hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. 556 sayılı KHK’nin 14. maddesine dayalı hükümsüzlük kararları, geçmişe yönelik sonuç doğurmayıp, anılan KHK’nin 43. maddesi uyarınca, kararın kesinleştiği tarihten sonrası için hüküm ifade edeceğinden, davacı tarafın iki ve dört şeritli markaları, işbu dava tarihi itibariyle koruma altındadır. Dolayısıyla mahkemenin, davalıların anılan markaları kullanmasının, davacıların marka hakkının ihlali niteliğinde olmadığı yönündeki kabulü doğru değildir.

Ayrıca mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı Intermar Simanto Nahmias firmasına ait 11.08.2000 tarih ve 16816 numaralı “Jump + Şekil” ibareli markanın, bu haliyle kullanıldığı takdirde, hükümsüz kılındığı tarihe kadar kullanımının yasaya aykırı olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Ancak davalıların, dava tarihinden sonra hükümsüz kılınan bu markayı, uyuşmazlık konusu emtialar üzerinde, tescil olunduğu şekliyle değil, markada yer alan “Jump” ibaresi olmaksızın, üç şerit ve bir noktadan ibaret şekil unsuruyla kullandığı, söz konusu şekle ilişkin olarak da, anılan davalının işbu davanın açılmasından önce yaptığı 11.08.2000 tarih ve 16817 sayılı marka tescil başvurusunun, davacı adına tescilli ve tanınmış üç şeritten oluşan şekil markalarına benzerliğinden dolayı reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının tescilli 11.08.2000 tarih ve 16816 numaralı “Jump + Şekil” ibareli markasının, “Jump” ibaresi olmaksızın sadece şekil olarak kullanılması, davacının tescilli üç şeritli markasıyla iltibas oluşturacağından, davalıların bu kullanımı, KHK’nin 14. maddesine uygun bir kullanım olarak da kabul edilemez. Çünkü 14. maddeye göre, ancak tescilli bir markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeksizin farklı unsurlarla kullanılması, tescilli bir markanın yasal kullanımı olarak kabul edilir. Bu nedenle mahkemenin açıklanan hususlara ilişkin yanılgılı nitelendirmesi de doğru görülmemiştir.

Davacılar vekilinin 08.06.2005 tarihli dilekçesinde de açıkladığı üzere, benzerlik iddiasında bulunduğu modeller üç adet olup (Jump 401, 445 a ve 414), davalıların bu model ayakkabıları satmasının, davacıların tasarım hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı hakkındaki mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı birinci bentte açıklanmıştır. Ancak davacılar tarafından model benzerliği iddiasının dışında, davalılar tarafından satıldığı bildirilen diğer ayakkabılarda marka olarak kullanılan logonun, davalının 11.08.2000 tarih ve 16816 numaralı “Jump + Şekil” markası değil, “Jump” ibaresi bulunmaksızın sadece şekil markası olduğu, bu durumun da müvekkillerinin marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve sözleşmeye aykırılık oluşturduğu iddia edilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, davacıların hem marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet, hem de 02.08.2000 tarihli sulh protokolüne aykırılık iddialarının, yukarıda açıklanan şekilde, dava konusu olan her bir ayakkabı modeline göre ayrı ayrı incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

3 Yine mahkemece infazda tereddüt yaratacak şekilde, davalının sadece 16816 numaralı markası tescil ve daha sonradan iptal edilmiş olduğu halde, hangi markalardan bahsedildiği de belirtilmeden, “davalı tarafın iptal edilen markaları kullanmasının önlenmesine” karar verilmesi ve miktarı ve dosya numarası belirtilmeden, “tespit giderlerinin davalılardan alınmasına” hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

4 Yukarıda açıklanan bozma sebep ve şekline göre, mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına yönelik olarak taraf vekillerinin, yine reddedilen (250.000) USD cezai şart bedeli için lehlerine vekalet ücreti hükmedilmediğine yönelik olarak da davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına bozulmasına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına yönelik olarak taraf vekillerinin, reddedilen (250.000) USD cezai şart bedeli için lehlerine vekalet ücreti hükmedilmediğine yönelik olarak da davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davacılar vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 28.01.2026 10:25:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim