Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2681
2024/939
5 Şubat 2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI: 2021/4730 Değişik iş
SUÇ: Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2021 tarihli ve 2021/36285 Soruşturma, 2021/24500 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 09.08.2021 tarihli ve 2021/4730 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.08.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.04.2023 tarihli ve 2022/18184 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB 2023/45306 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB 2023/45306 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin şikayet dilekçesinde...Ayakkabı isimli şirket ortağı ve müdürü olduğunu, şüphelinin de kendisini ... Ayakkabı isimli şirket sahibi olduğunu, şüphelinin eşi olarak bildiği ...in kendilerinden aldığı ürünleri sattığını, aralarında açık hesap ilişkisi olduğunu, şirket hesabına geçmesi için toplamda 442.500,00 Türk lirasını parça parça gönderdiğini, şüphelinin soyisminin kimi zaman ''şahin'' kimi zaman ''özdemir'' olarak belirtilmesi ve başkaca şüpheli hareketleri neticesinde ticari ilişkilerini sonlandırmak istemesi üzerine şüphelinin ''abiii dekonta açıklama yazmayı unutmuşsun, dava açarsan icraya verirsen ben serkana borç vermiştim bu paralar borcun ödemesi der çıkarım, oğlum da yakında savcı olacak inşallah o zaman gerisini sen düşün'' şeklinde karşılık verdiğini beyanla şikayetçi olması üzerine, her ne kadar Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 12/04/2021 tarihli kararında taraflar arasındaki ilişkinin ticari ilişkiden kaynaklı hukuki ihtilaf olduğu gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara yapılan itirazın Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliğince kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ise de; şikayet dilekçesinin verilmesi üzerine hiç bir araştırmanın ve soruşturmanın yapılmadığının görüldüğü, şüphelinin ifadesinin dahi alınmadığı, tanık araştırması yapılmadığı, söz konusu para gönderme işlemlerinin akıbetinin sorulmadığı, olayın başından beri şüphelinin dolandırma kastı ile hareket edip etmediğinin araştırılmadığı, bu suretle tanık ve toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
-
5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
- 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
-
Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
-
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
-
Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılan 02.04.2021 tarihli dilekçede; şikâyetçinin yetkilisi olduğu... Ayakkabı San.ve Tic.Ltd. Şti. ile ... Ayakkabıcılık San.ve Tic.Ltd. Şti arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, ... şirketi adına işlem yapan ...in...şirketinden aldığı mamulleri kendi nam ve hesabına pazarladığı, şikâyetçinin ... şirketinin hesabına geçmek üzere farklı tarihlerde kendi hesabından, şirket yetkilisi olarak görünen şüpheli ...in şahsi hesabına toplam 422.500,00 TL para gönderdiği, bu paranın yapılan ticaret neticesi olduğu, sonradan ticari ilişkinin sonlandırılmak istenmesi üzerine, gönderilen paralara ilişkin dekontlarda herhangi bir açıklamanın bulunmaması nedeniyle, açılması muhtemel bir davada şüpheli tarafından borcun inkar edileceğinin söylendiği, şikâyetçinin şüpheliye şahsi bir borcunun bulunmadığı, bu şekilde şüphelinin dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunmuş ise de; dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlamasının gerektiği, somut dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, ileride gerçekleşmesi muhtemel inkar olgusuna dayanarak soruşturmaya devam olunamayacağı,; şikâyet dilekçesinde dile getirilen olayın bu aşamada hukuki ihtilaf mahiyetinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, kanun yararına bozma istemindeki düşünce yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:26:01