Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/7362

Karar No

2024/861

Karar Tarihi

24 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/319 E., 2016/34 K.

SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik

bilgilerinin kullanılması

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 Tarihli ve 2014/319 Esas, 2016/34 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında

1.Resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

2.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 2 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık, kararı temyiz ettiğine dair dilekçe sunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Sanığın, olay tarihinden bir yıl kadar önce İstanbul'da açık kimlik ve adresini bilemediği bir şahsa 600,00 TL karşılığı üzerinde kendi fotoğrafı yapıştırılmış olan katılan ...'e ait bilgilerle düzenlenmiş sahte sürücü belgesini yaptırdığı, bundan sonra trafik kurallarına aykırılık sebebiyle görevli polis memurlarına kendisini ... olarak tanıtıp bu sahte sürücü belgesini ibraz ettiğinden katılan adına birden çok kez trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlenmesine sebep olduğu, olay günü sanığın kullandığı araç durdurulduğunda sanığın görevli polis memurlarına yine kendisini ... olarak tanıtıp onun adına düzenlenen suça konu sürücü belgesini ibraz ettiği, yapılan aramada bagajda, arka koltuktaki ceketin cebinde, koltuğun arka cebinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, sanığın yanındaki şahsın üzerinde ise ruhsatsız 1 adet tabancanın bulunduğu, sanığın mağdur hakkında herhangi bir soruşturma yapılmadan gerçek kimliğini itiraf ettiği, bu suretle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.

  2. Sanık, suçlamayı kabul etmiştir.

  3. Katılan, kendi adına düzenlettirdiği sahte sürücü belgesi nedeniyle hakkında bir çok kez trafik cezası düzenlendiğinden mağdur olduğunu beyan etmiştir.

  4. Yakalama tutanağına göre, sanığın görevlilere önce katılanın kimliğini ibraz ettiği, akabinde kimliğin sahte olduğunu söyleyip gerçek kimliğini itiraf ettiği anlaşılmıştır.

  5. Ekspertiz raporuna göre, suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte ve aldatıcılık niteliğinin olduğu belirlenmiştir.

  6. Mahkemece, suça konu kimlik incelenip aldatıcılık niteliği olduğu belirlenerek, sanığın ikrarı ve tüm deliller ile sübut bulan suçlardan temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B.Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.5237 sayılı TCK’nın 268 inci maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir.

2.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler, ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır.

  1. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) “Kimliği bildirmeme” başlığını taşıyan 40 ncı maddesinin birinci fıkrasında ise “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası idari para cezası verilir.” hükmünü haiz olup bu kabahat fiili ile 5237 sayılı TCK’nın 206 ncı maddesinde düzenlenen suç arasındaki fark, beyanın resmi belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığıdır.

4.Kamu görevlisinin, görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde TCK’nın 206 ncı maddesi uygulanacaktır. Resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması ve kişinin kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunması halinde 5326 sayılı Kanun’un 40 ncı maddesinin birinci maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi gereklidir.

  1. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın katılana ait sürücü belgesini trafik kurallarına aykırılık sebebiyle görevli polis memurlarına ibraz ettiğinden katılan adına birden çok kez trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlenmesine sebep olduğundan sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılması gerekirken suç vasfında hataya düşülerek başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) kısmında açıklanan nedenlerle Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/319 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) kısmında açıklanan nedenlerle başkaca yönleri incelenmeyen Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/319 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

belgedekarartemyizhukukîıv.veyatevdiinesüreçsahtecilikolgularbaşkasınakimlikonanmasınasebepleribozulmasınaresmiait

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:30

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim