Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/30565
2024/754
23 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/28 E., 2016/26 K.
SUÇLAR: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2015/28 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararı ile
A. Sanık ... hakkında;
-
Kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci ,52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 30.00,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
-
Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
B. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Cumhuriyet savcısı; sanıkların suçun işlenmesinden önce ve işlenmesi sırasında birlikte ortak bir irade ile hareket ettikleri ve suçun icrasında doğrudan doğruya müessir olan hareketleri birlikte ifa ederek iştirak halinde bulundukları tüm dosya kapsamından anlaşıldığı halde sanık ...'un da müsnet suçlardan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinde isabetsizlik olduğu gerekçesiyle sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerini temyiz etmiştir.
-
Sanık ... müdafii; sanığın atılı suçu işlediğine dair dosyada delil bulunmadığı, mahkemece eksik inceleme ile sanık lehine olan deliller tartışılmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'ın katılan ...'ın borçlu kendisinin de alacaklı olarak gösterildiği 400.000,00 TL bedelli suç konusu senedi sanık ...'e olan borcundan dolayı sanık ...'e ciroladığı, sanık ...'in de borcun ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattığı bu suretle sanıkların iştirak halinde üzerilerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği somut olayda, sanıkların savunmaları, katılan beyanları ile kriminal rapor uyarınca sanık ...'ye atılı eylemin sabit olduğu kabul edilerek sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına, sanık ...'in ise üzerine atılı suçlarını işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yetecek derecede kesin ve inandırıcı bir delil olmadığından müsnet suçlardan beraatine dair temyiz incelemesine konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; "... ertelenen veya" ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; "... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen..." ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık ... hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşları vb. Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden:
- Sanık ...'ın katılan ...'ın borçlu kendisinin de alacaklı olarak gösterildiği 400.000,00 TL bedelli suç konusu senedi sanık ...'e olan borcundan dolayı sanık ...'e cirolayarak verdiği, sanık ...'in de borcun ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattığı olayda; icra takibini yapan kişinin doğrudan sanık ... olmaması ve icra takibi başlatan sanık ... hakkında da, sanık ... ile iştirak halinde suçu işledikleri iddiasında yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile beraat kararı verilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8 69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında; sanık ...'ın eyleminin sanık ...'a yönelik olduğu suça konu senedin önceden doğan borç nedeniyle sanık ...'a verildiğinin anlaşılması karşısında nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
2.Kabule göre de;
a. Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik uyarınca yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş,
b. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri ile Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A ve B) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2015/28 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları vb. Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2015/28 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:58