Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5659
2024/6789
16 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/231 E., 2016/89 K.
SUÇ: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Temyizin kapsamına göre;
Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2014/231 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine,
2.Sanık ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.11.2020 tarihli, 5 2016/257769 sayılı, sanık ... hakkında kurulan hükmün onanması ile sanık ... hakkında kurulan hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'in temyiz isteği;sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ve günlük sayım tutanaklarının aldatma niteliklerinin bulunmadığına ilişkindir.
- Katılan vekilinin temyiz isteği;kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.Sanık ...'in suç tarihi itibari ile katılan Dalaman PTT Müdürlüğü Şubesinde veznedar, sanık ...'ün ise PTT müdürü olarak görev yaptığı, sanık ... görev süresi içinde katılan kuruma ait kasadan 22.03.2014 tarihinde 600,00 TL ile başlayan 28.03.2014 tarihinde 800,00 TL, 31.03.2014 tarihinde 1.000,00 TL, 02.04.2014 tarihinde 1.075,00 TL, 03.04.2014 tarihinde ise 1.100,00 TL'ye ulaşan miktarları zimmetine aldığı, zimmetin bu tarihten sayımın yapıldığı 17.04.2014 tarihine kadar 1.100,00 TL'ye ulaştığı, sanık ...'in zimmet rakamının fark edilmesini önlemek ve açığa çıkmamasını sağlamak için excel programı ile düzenlenen resmi belge hüviyetine ait olmayan tablodaki G24 kutucuğuna yazılan rakamları görünmez hale getirdiği, daha sonra sanıkların bahsi geçen tabloya bağlı olarak hazırlanan ve resmi belge hüviyetini taşıyan 20.04.2014 16.04.2014 tarihleri arasında hafta tatilleri hariç günlük nakit sayım tutanaklarını gerçeğe aykırı rakamlar olacak şekilde imzaladıkları, bu surette kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia olunmuştur.
-
Sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri belirlenmiştir.
-
Tanıklar Z.G., E.G., Ö.Y., G.B, A.R.Ç., ile A.A.'nın anlatımların dosya içerinde mevcut olduğu belirlenmiştir.
4.Mahkeme tarafından, sanık savunmaları, tanık anlatımları, soruşturma raporları, alınan bilirkişi raporu, katılan kurum yazışmaları, kamera kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan sanık ... hakkında beraat; sanık ... hakkında ise mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
-
5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşamayan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
-
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1.Tebliğname Yönünden
1.Sanık ...'in, excel programı ile düzenlenen resmi belge hüviyetine ait olmayan tablodaki G24 kutucuğuna yazılan rakamları görünmez hale getirip daha sonra bu tabloya bağlı olarak hazırlanan ve resmi belge hüviyetini taşıyan 20.04.2014 16.04.2014 tarihleri arasında hafta tatilleri hariç günlük nakit sayım tutanaklarını gerçeğe aykırı rakamlar olacak şekilde imzalamak suretiyle kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; suça konu belgelerin excell belgesi ile düzenlenen belgeler olmadığı, bu belgelere dayanılarak hazırlanan resmi belge hüviyetini taşıyan günlük nakit sayım tutanakları olduğu, söz konusu belgeleri ise katılan kurumun ilgili yönergesi uyarınca tutulması zorunlu belgelerden oluştuğu anlaşılmakla, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
- Sanık Müdafii ve Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
a.Gerekçeli kararda suç tarihinin "16.04.2014" olması gerekirken "2014 " olarak eksik yazılmasının mahallinde düzeltilmesi hususu ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) nolu bendinde açıklanan nedenle Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2014/231 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) nolu bendinde açıklanan nedenle Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2014/231 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararına yönelik katılan ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafta; "Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.600, 00 TL maktu vekalet ücretinin sanık ...'den tahsili ile katılan kuruma verilmesine, " ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:27