Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/36209
2024/6523
14 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/71 E., 2020/222 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2014/298 Esas, 2015/372 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2014/298 Esas, 2015/372 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/14606 Esas, 2020/801 Karar sayılı kararı ile, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında olduğu, ancak suç tarihi itibariyle lehe olan, aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen uzlaştırma kapsamındaki dolandırıcılık suçu kapsamında olacağı bu nedenle, uzlaştırma hükümlerinin uygulanması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma üzerine, Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/71 Esas, 2020/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, şartları oluşmasına rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın kendisini ağır ceza hakimi olarak tanıtarak, emekli olmak isteyen katılana, Sosyal Güvenlik Kurumunda tanıdığı olduğunu, kendisini emekli edebileceğini söyleyerek, hileli davranışlarla katılanı aldatıp kendisine haksız yarar sağladığı iddiasıyla, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
-
Sanık atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
-
Dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor düzenlendiği görülmüştür.
-
Mahkemece, savunma, katılan ve tanıkların beyanları ve dosya içindeki tüm delillere göre, sanığın eyleminin lehe olan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesindeki dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve suçun sübut bulduğu, sanığın, katılanın zararını kovuşturma evresinde karşıladığı bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabulü ile temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
-
Sanığın katılandan, önce 3.000,00 TL para aldığı, daha sonra emekli olabilmesi için 52.000,00 TL daha vermesi gerektiğini söylediği, katılanın bu durumu kızıyla görüşmesi üzerine sanık hakkında yaptıkları araştırmada gerçek durumunun ortaya çıktığının anlaşılması karşısında, sanığın teşebbüs aşamasında kalan eylemi nedeniyle, cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
-
Katılan ve tanıkların beyanları, sanık savunması, uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor ve tüm dosya kapsamından, Mahkemenin, eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ve sanığın atılı suçu işlediğine yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, yasal ve yeterli gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmış, sanık müdafiinin bu hususlara yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/71 Esas, 2020/222 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40