Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3755
2024/648
22 Ocak 2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI: 2022/989 Değişik İş
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2021 tarihli ve 2021/126411 Soruşturma, 2021/125552 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii...5. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.03.2022 tarihli ve 2022/989 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.03.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/25387 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB 2023/61337 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB 2023/61337 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 27/12/2022 tarihli ve 2021/35234 esas, 2022/21042 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanılmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmekte olup; suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, suçun aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan ve "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" olarak tanımlanan nitelikli halinin oluşacağı,
Dosya kapsamına göre, şüpheli ile müşteki şirket arasında düzenlenen "Finansal Kiralama" sözleşmesine istinaden 34 ET 0944 plakalı traktörün teslim edildiği, borcun süresinde ödenmemesi ve sözleşmeye aykırı hareket nedeniyle müşteki şirket tarafından Beyoğlu 3. Noterliği'nin 01/02/2020 tarihli ve 38791 yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ancak şüphelinin finansal kiralama konusu malı verilen 3 günlük süre içerisinde müşteki şirkete iade etmediğinden bahisle ayrıca...15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/319 değişik iş sayılı dosyasında traktöre ihtiyati tedbir konulduğu, muhafaza kararının...37. İcra Müdürlüğünün 2021/14387 esas sayılı dosyasında takibe konu edildiği, tüm araştırmalara rağmen traktörün bulunamadığı olayda şüpheli hakkında şikayetçi olunması üzerine, anılan Cumhuriyet Başsavcılığınca ''soruşturmaya konu edilen şikayet içeriğinin hukuki ihtilaf olarak değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasında finansal kiralama sözleşmesinin tadil edildiği' gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, hizmet nedeniyle güveni kötüye suçundan toplanan delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
-
5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
- 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
-
Kanun'da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
-
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
-
Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi BNP Paribas Finansal Kiralama A.Ş. ile şüpheli ... arasında imzalanan 24.04.2017 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi ile 18.12.2019 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin Tadil Edilmesine Dair Sözleşme hükümleri uyarınca şüpheliye teslim edilen 1 adet traktöre ait taksitlerin ödenmemesi üzerine, Beyoğlu 3. Noterliğinin 01.12.2010 tarihli ve 38791 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kira borçlarının belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği ve kiralananın teslim edilmesinin gerekeceği şüpheliye bildirildiği halde, ihtarname gereği yerine getirilmeyerek kira borcunun ödenmediği, sözleşme konusu traktörün de teslim edilmediğinin iddia olunması karşısında; şikâyet dilekçesi ekinde bir sureti ibraz edilen ihtarname örneğinin ilgili Noterlikten sorulmak suretiyle dosyaya getirtilmesi ile usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği ve tebliğ edilip edilmediğinin tespit edilmesi, kiralanan makinenin iadesi talebine yönelik...11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/415 Esas ve 2021/802 Karar,...15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/319 D.İş ve...37. İcra Müdürlüğünün 2021/14387 sayılı dosyaları ile taraflar arasındaki finansal kiralama ilişkisine dair tespit edilecek diğer hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi ve bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'ndaki sözleşmeden doğan davaların ticarî dava niteliğinde bulunduğu yönündeki 31 inci madde hükmüne benzer bir düzenlemenin inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nda yer almaması nedeniyle, finansal kiralama sözleşmesinin tarafı konumunda bulunan sanığın, kira konusu aracı ticarî bir işletmenin faaliyetleri çerçevesinde kiralayıp kiralamadığı tespit edildikten sonra, sonucuna göre somut olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında uzlaşmaya tabi bir suç olarak düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun basit halinin veya hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayini gerekirken; "...müşteki şirket ile şüpheli arasındaki ilişkinin şüpheliye finansal kredi sağlamaktan ibaret hukuki ihtilaftan ibaret olduğu, buna ilişkin tadil sözleşmesinin düzenlenerek kalan borcun yeniden yapılandırıldığı, bu şekilde şikayete konu olayın alacak borç ilişkisinden kaynaklandığı, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu gerekçeyle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2....5. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.03.2022 tarihli ve 2022/989 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:13