Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4766
2024/6449
13 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/150 E., 2021/124 K.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/150 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52, 50/1 a maddeleri uyarınca 6.000,00 ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 07.04.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2021/29651 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB 2023/87767 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB 2023/87767 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre,
1 Katılana ait iş yerinin sanık tarafından kiralandığı ancak bir süre sonra sanığın işlerinin bozulması nedeniyle, iş yerinin demirbaşı sayılan ve katılan tarafından sanığa teslim edilen sandalye, masa vb. eşyaların, bulunduğu yerden alınarak aynı işle iştigal eden esnaflara satıldığının iddia ve kabul olunması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, bu suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesinin gerekeceği, suça konu eşyaların sanığın ifa ettiği bir hizmet veya meslek dolayısıyla kendisine tevdi ve teslim edilmiş olmaması nedeniyle, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suça vücut verdiği gözetilmeden, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmesinde,
2 24/10/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde yapılan değişiklik sonucu güveni kötüye kullanma suçunun uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan düzenleme uyarınca dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek, usulüne uygun olarak alınacak uzlaştırma raporunun sonucuna bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5237 sayılı Kanun’un güveni kötüye kullanma başlıklı 155 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır." ve aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." hükümlerinin yer aldığı belirlenmiştir.
-
5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, yine 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmıştır.
-
5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrası; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır." ve aynı Kanun'un 254 üncü maddesinin birinci fıkrası ise; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. şeklinde düzenlenmiştir.
-
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; katılana ait işyerinin sanık tarafından kiralandığı ancak bir süre sonra sanığın işlerinin bozulması nedeniyle, işyerinin demirbaşı sayılan ve katılan tarafından sanığa teslim edilen sandalye, masa vb. eşyaların, bulunduğu yerden alınarak aynı işle iştigal eden esnaflara satıldığının iddia ve kabul olunması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, bu suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesinin gerekeceği, suça konu eşyaların sanığın ifa ettiği bir hizmet veya meslek dolayısıyla kendisine tevdi ve teslim edilmiş olmaması nedeniyle, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suça vücut verdiği gözetilmeden, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verildiği ve 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/150 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40