Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2420

Karar No

2024/640

Karar Tarihi

22 Ocak 2024

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI: 2022/3671 Değişik iş

SUÇ: Dolandırıcılık

İNCELEME KONUSU

KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2022 tarihli ve 2021/21624 Soruşturma, 2022/20444 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/3671 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.06.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.04.2023 tarihli ve 2022/27022 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB 2023/41252 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB 2023/41252 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre; şüpheli ...'in "e çift" isimli internet sitesi üzerinden müşteki ile tanışarak kendisini yüksek gelirli bir iş insanı olarak tanıtıp duygusal birliktelik ile oluşan güvenden yararlanarak müştekiden muhtelif tarihlerde maddi menfaatler temin ederek geri ödemesini yapmadığı, yapılan ödemelerin şüpheli ile irtibatlı kişiler/şirketlere aktarılarak dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia edildiği somut olayda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, müştekinin duygusal birlikteliğe istinaden kendisine yönelen hileli bir hareket bulunmadan kendi rızası ile şüpheliye maddi yardımda bulunduğu, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müşteki vekilinin 15/04/2021 tarihli şikayet dilekçesi ve 31/05/2022 tarihli itiraz dilekçesinde özetle, şüpheli ...'in e çift isimli internet sitesi üzerinden tanıştığı kadınlar ile duygusal birliktelik yaşadıktan sonra güven telkin ederek maddi menfaat temin etmesine ilişkin benzer bir çok soruşturma, kovuşturma dosyası olduğunu beyan ettiği, benzer eylemler nedeniyle şüpheli ... hakkında İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2019 tarihli ve 2019/118 esas, 2019/585 sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, diğer yandan aynı şüphelinin benzer eylemleri nedeniyle Çiğdem Sağlamer isimli kişinin Urla Cumhuriyet Başsavcılığına, Hülya Karaduman isimli kişinin Milas Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu beyan ettiği nazara alındığında, İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/10/2019 tarihli kararını kapsayan dosya ile şüpheli ...'in şikayete konu eylemi ile benzer nitelikteki eylemleri kapsamında mevcut soruşturma kovuşturma dosyalarının mevcut ise getirtilerek incelenmesi, müşteki vekili tarafından şikayet dilekçesi ekinde sunulan banka dekontları kapsamında yapılan para transferlerinin akıbetlerinin araştırılması, müşteki tarafından şüpheli ...'in yönlendirmesiyle şüpheli ... hesabına havale yapıldığı iddia olunan 100.000 Euro para transferine ilişkin dekont kapsamında, şüpheli ...'nın detaylı beyanın alınması yerine, 13/07/2021 tarihli kolluk beyanı ile yetinilmemesi, belirtilen hususların giderilmesi sonucu şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

  1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

  2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;

“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.

...“

Şeklinde düzenlenmiştir.

  1. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

...“

Hükümleri yer almaktadır.

  1. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

  2. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

  3. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ... vekilinin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı 15.04.2021 havale tarihli dilekçesinde, şikâyetçinin uzun yıllar boyunca İsviçre'de anestezi hemşiresi olarak görev yaptığını, 2014 yılında e çift isimli internet sitesi üzerinden, şüphelilerden ... ile tanıştığını, şüphelinin kendisini yüksek inşaat mühendisi olarak tanıttığını, maddi durumunun çok iyi olduğunu, evlenip Türkiye'ye yerleşmeleri durumunda güzel bir hayat yaşayacaklarını söyleyerek şikâyetçiyi ikna etmesini müteakip, şüphelinin birlikte yaşayacakları evi inşa etmek vaadiyle 30.000 Euro, İstanbul'da yatırım yapacağından bahisle 100.000 Euro ve 125.000 TL, otel satın alıp borcunu kapatacağı vaadiyle 275.000 TL, icra takibine maruz kaldığını ve haczin kalkması gerektiğini söyleyerek 250.000 İsviçre Frangı ve otelin imar affından faydalanması için de 126.000 TL istemesi üzerine şikâyetçinin belirtilen ödemeleri yaptığını, bedellerin büyük çoğunluğunun şüpheli ...'in ağabaeyi olan ... ve şoförü olarak tanıttığı ...'ın hesabına havale edildiğini, aradan geçen süre zarfında şüphelinin şikâyetçiyi oyalayarak ödenen paraları iade etmediğini ve bu şekilde haksız menfaat temin ettiğini, bununla birlikte şüphelinin aynı yöntemle bir başka kişiyi de dolandırdığı iddiasıyla açılan kamu davası sonucu mahkûm olduğunu haricen öğrenmesinden sonra, şüpheli tarafından şikâyetçiye senet verildiğini, şüphelinin bu senede istinaden başlatılan icra takibine konu borcu ödememek için de senedin zorla alındığı iddiasıyla Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduğunu iddia etmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında şüphelilerin ifadelerine başvurulduğu, her ne kadar şüpheliler alınan ifadelerinde suçlamayı kabul etmediklerini beyan etmiş iseler de; öncelikle ilgili banka kayıtları ve dekontlar da getirtilmek suretiyle havale edilen paraların ne kadar olduğunun, kime havale edildiğinin ve havale işlemlerinin ne zaman gerçekleştiğinin tespit edilerek suç tarihinin kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde belirlenmesi, varsa şüpheli ... ile şikâyetçi arasındaki yazışmalar ile şüphelinin mesleğine yönelik araştırma yapılması, şüpheli ...'in dosyaya sunduğu protokol aslının temin edilerek incelenmesi, şikâyetçiye gösterilmek suretiyle sıhhatinin araştırılması, gerekirse bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması, icra dava dosyasının, senedin zorla imzalatıldığına dair şüphelinin şikâyetine konu soruşturma dosyasının, benzer eylemlere ilişkin İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/118 Esas sayılı ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/88947 Soruşturma sayılı dosyası ile düzenlenen iddianameye konu dava dosyasının, yine şüpheliler ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan yürütülen soruşturmaya neticesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/69485 Soruşturma sayılı dosyası ile düzenlenen iddianameye konu dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, onaylı bir suretlerinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayini gerekirken; "...müştekinin duygusal birlikteliğine istinaden kendisine yönelen hileli bir hareket bulunmadan kendi rızası ile şüpheliye maddi yardımda bulunduğu yönündeki beyanı, şüpheli savunmaları dikkate alındığında, somut olay itibariyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, ayrıca dosya kapsamında müşteki iddiası dışında dolandırıcılık eyleminin gerçekleştiğine dair somut delil bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

  2. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/3671 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararyapılanyararınaitirazınkanunbozmadolandırıcılıktevdiineistemyerkabulünekonusukarşıkovuşturmayadairgerekçeolmadığınaincelemereddikararabozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim