Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/39814
2024/6037
7 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/19 E., 2016/995 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/19 Esas, 2016/995 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ertelemeye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, eksik araştırma ile mahkumiyet hükmü kurulduğuna ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Yaşam Süt Ürünleri Ltd. Şti. yetkilisi olan sanığın, katılan ... ile ticari ilişkisinin bulunduğu, bu nedenle kendi çek hesabından 27.02.2013, 09.03.2013, 16.03.2013 ve 02.03.2013 keşide tarihli ve 15.000,00'er TL bedelli dört adet çeki düzenleyerek katılana verdiği, çeklerden 02.03.2013 düzenleme tarihli olan suça konu çekin, bir gün sonra tanık ... tarafından sanığa geri getirildiği, sanığın bu çekin arkasına katılan ...'in şirketine ait sahte kaşeyi basarak imzalamak suretiyle ciroladığı ve sonra kendisi de cirolayarak katılan ...'a borcu sebebiyle verdiği, katılan ... tarafından katılan ... aleyhine icra takibi yapıldığında, durumun ortaya çıktığı, benzer şekilde sanığın 20.03.2013 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli olarak düzenlediği çekin arkasına, sanığın aynı zamanda kayın pederi olan dava dışı M.Ç. adına ciro yaparak borcuna karşılık ... Turizm ... Ltd. Şti.ye verdiği bu şekilde sanığın yenilenen suç kastıyla hareket ederek iki kez resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.
-
Sanık 02.03.2013 keşide tarihli 15.000,00 TL bedelli çek ile ilgili atılı suçlamayı kabul etmediğini, katılan ... ile olan ticari alışverişi neticesinde yapılan hesaplamada bir tane çekinin arttığını bu çekin arkasında katılan ...'e ait ... İşleme Tesisinin kaşesinin bulunduğunu ancak üzerinde imzanın bulunmadığını, imzanın tanık ... tarafından atılarak çekin kendisine iade edildiğini, maddi sıkıntı içinde olduğu için çeki katılan ...'a kırdırdığını, ancak çeki süresinde ödeyemediği için icra takibi yapıldığını, 20.03.2013 keşide tarihli çek ile ilgili olarak da, atılı suçlamayı kabul ettiğini, çekin arkasındaki M.Ç. adına atılı bulunan imzayı kendisinin atarak, ... Turizm şirketinin sahibi olan katılan ...'a verdiğini beyan etmiştir.
-
Alınan bilirkişi raporlarında; 02.03.2013 keşide tarihli çekin arka yüzündeki ... İşleme Tesisi adına yapılan birinci ciro imzasının ve çekin ön yüzündeki düzenlemeye ilişkin yazıların, katılan ..., sanık ve tanık ...'ın eli ürünü olmadığı, ... İşleme Tesisi kaşesinin adı geçen şirkete ait kaşe izlerinden farklı olduğu tespit edilmiştir.
-
Tanık ..., suça konu 02.03.2013 tarihli çekin katılan ... tarafından sanığa iade edilmesi için kendisine verildiğini, kendisinin de sanığa götürdüğünü, çekin arka kısmındaki kaşenin katılan ...'e ait olduğunu, ...'nin çeki kaşelediğini gördüğünü ancak imzayı kimin attığını bilmediğini beyan etmiştir.
-
Mahkemece, sanık savunmaları, katılanlar ve tanıkların beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın suça konu çeklere sahte cirolar yaparak kullandığı ve yenilenen suç kastıyla farklı tarihlerde iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varılarak temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
-
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11 397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak, somut olayda sanığın aynı suç işleme kararıyla suça konu çeklere sahte ciro yaparak borcundan dolayı katılan ...'a verildiğinin anlaşılması karşısında, eyleminin kül halinde zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulması,
-
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 tarihli, 346 25 ve 03.02.2009 tarihli 250 13 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan tehlike suçları yönünden bu koşul aranmayacaktır. Sanığa yüklenen ve soyut tehlike suçu niteliğinde olan resmi belgede sahtecilik suçu neticesinde, engel sabıkası bulunmayan, suçtan sonraki tutum ve davranışı nazara alınarak, bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasını kabul eden sanık hakkında, zararı gidermediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
-
5237 sayılı Kanun'un 53 ncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe ölümünde açıklanan nedenlerle, Burdur 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2015/19 Esas, 2016/995 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:07