Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3763

Karar No

2024/5950

Karar Tarihi

6 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI: 2022/3692 Değişik iş

SUÇ: Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı

KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2022 tarihli ve 2021/240765 Soruşturma, 2022/44486 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/3692 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.05.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/31621 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB 2023/61439 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB 2023/61439 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin, müşteki ile şüphelilerin aralarında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlediği ancak şüphelilerin edimlerini yerine getirmeyerek taşınmazda inşaata başlamadıklarını, akabinde taşınmazın başka kişilere devredilerek müştekinin dolandırıldığı iddialarını içeren dilekçe ile şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, söz konusu uyuşmazlığın hukuk mahkemeleri nezdinde çözümlenebileceğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,

Somut olayda, şüpheli ... tarafından ... İnşaat ve Gayrimenkul adına ve diğer şüpheli ... ile ...'ın tanıklığında İstanbul İli, ... İlçesi ... Mevkii, ... pafta, 235 ada, 13 parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilecek bloğun 5 numaralı bağımsız bölümünün inşa sonrasında müştekiye satılacağının taraflar arasında düzenlenen 04/12/2015 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile kararlaştırılmasına rağmen anılan dairenin müştekiye teslim edilmediği olayda, müşteki vekili tarafından dosyaya ibraz edilen şikayete konu taşınmaza ait tapu kayıt örneği uyarınca, söz konusu taşınmazın taraflar arasında yapılan sözleşmeden sonra 10/03/2017 tarihinde şüpheli ...'in mülkiyetine geçtiği, akabinde aynı taşınmazın kısa aralıklarla 25/04/2017 ve 25/09/2018 tarihlerinde ... ve ... Tekstil Ev Gereçleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine devredildiği, yine müşteki vekilince sunulan 25/05/2017 tarihli sözleşme uyarınca şüpheli ...'ın yapılacak taşınmazın müteahhidi olarak kararlaştırıldığının anlaşılması karşısında, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden sonraki tarihlerde taşınmazı devralan kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, belirtilen adreste iddia edildiği haliyle herhangi bir inşaata başlanıp başlanmadığının araştırılması ile şüpheliler ve müşteki arasında hukuk davasının bulunup bulunmadığının netleştirilmesi, şüpheliler hakkında benzer şekilde dolandırıcılık suçlarından soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin, haklarında açılmış kamu davası olup olmadığının da araştırılması suretiyle, toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre değerlendirme yapılması ve eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

  1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

  2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;

“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.

...“

Şeklinde düzenlenmiştir.

  1. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

...“

Hükümleri yer almaktadır.

  1. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

  2. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

  3. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... İnşaat ve ... Gayrimenkul Yatırım İnş.San.Tic.Ltd.Şti.'nin ortak ve yetkilileri olan şüpheliler ... ve ... ile müteahhitlik yapan diğer şüpheli ... tarafından, zilyetliği şikâyetçi ...'a ait olan İstanbul İli ... İlçesi ... Mevkii ... pafta, 235 Ada, 13 parsel üzerinde bulunan 551/1200 hisse üzerinde inşaat yapacaklarını ve (5) numaralı daireyi şikâyetçiye vereceklerini vaad etmek suretiyle, 04.12.2015 tarihinde zilyetlik devir sözleşmesi imzaladıklarının, buna mukabil taşınmazda herhangi bir inşai faaliyete başlanmadığının, haricen yapılan araştırmada, şüpheli ...'in, 551/1200 hissenin tapusunu 08.02.2017 tarihinde aldığının, ifrazen taksim işlemi sonucunda taşınmazın 235 Ada 32 parsel olduğunun ve bu taşınmazın kısa süre içinde iki kez el değiştirdiğinin, bununla birlikte 235 Ada 31 parselin malikleri olan ... ve ... ile de taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğinin, ilgili sözleşmede şikâyetçiye vaad edilen (5) numaralı bağımsız bölümün müteahhite ait olacağının kararlaştırıldığının, herhangi bir inşaat yapma niyeti olmayan şüphelilerin dolandırma kastı ile hareket edip, zilyetlik sözleşmesi gereği taşınmazın tapusunu edinmelerine rağmen, sözleşme gereğini yerine getirmeyerek haksız menfaat temin ettiklerinin iddia olunması, şüpheli ...'in alınan ifadesinde; söz konusu yerde şikâyetçi dışında ... ve ...'nün de zilyetlik haklarının olduğunu, ücretini ödeyerek kendilerinden devraldığını ve taşınmazın ... Belediyesince ihale usulüyle satışa çıkmasından sonra bedelini ödeyerek satın aldığını söylemesi ile tapu kayıtlarına göre 551/1200 hissenin satış öncesinde ... Belediyesine ait olduğunun anlaşılması karşısında; suça konu taşınmazın zilyetliğine ilişkin tüm resmi kayıtların getirtilmesi, tapunun kazanılmasına etkisinin belirlenmesi, tüm ihale evraklarının getirtilerek incelenmesi, taşınmazın diğer zilyetleri ... ve ...'nün beyanlarına başvurulması, şüpheliler tarafından şikâyetçiye ödenen herhangi bir para bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, varsa buna ilişkin belgelerin dosya arasına alınması, 235 Ada 32 parseli devralan kişiler ile 235 Ada 31 parselin malikleri olan ... ve ...'in tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin aslı ya da onaylı suretinin incelenmesi, inşaata başlanıp başlanmadığının, başlanmış ise hangi aşamada olduğunun belirlenmesi, sonucuna göre somut olayda atılı suçun unsurlarının bulunup bulunmadığının, şüphelilerin baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla ve iştirak halinde hareket edip etmediklerinin takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...şikayet dilekçesi ve ekleri, şüpheli savunmaları, tapu kayıtları, dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, müştekinin denetim imkanını ortadan kaldıran hileli hareket niteliğinde sayılabilecek eylem tespit edilemediği gibi şikayete konu olayın zilyetlik devri sözleşmesinden kaynaklı hukuki ihtilaf mahiyetinde olabileceği, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

  2. İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/3692 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararyapılanyararınaveyaitirazınkanunşirketkooperatifyöneticilerinintevdiineileistemyerkabulünekarşıkovuşturmayadairgerekçeolmadığınadolandırıcılığıreddikararayöneticileribozulmasınatacir

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim