Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10425
2024/5861
30 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/338 E., 2016/376 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/338 Esas, 2016/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, suça konu belgeler üzerinde aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığına dair gözlem yapılmadan, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, cezanın ertelenmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak M.C.'nin kimlik bilgilerini ihtiva eden nüfus cüzdanı ve pasaport ile Habur Sınır Kapısından geçmek isterken, yapılan kimlik kontrolünde yakalandığı iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın ikrarı, suça konu nüfus cüzdanı ve pasaportun tamamen sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla, eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek, temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
-
Belgede sahtecilik suçlarında, belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu ve Mahkemece bu konuda bir gözlem yapılmadığı anlaşılmış ise de; Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 04.05.2015 tarihli uzmanlık raporunda, suça konu belgelerin tamamen sahte ve aldatıcılık niteliklerinin bulunduğunun belirtildiği, söz konusu raporun iddianame içeriğinde yer aldığı soruşturma aşamasında tutulan tutanakta belgede mühür izi olduğunun tespit edildiği ve usulüne uygun olarak iddianame ve eklerinin sanığa okunarak sorgusunun yapıldığı anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 2015/85 Esas ve Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
-
Suça konu belge sayısı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde temel cezanın teşdit uygulanarak belirlenmesi gerekirken, alt sınırdan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak,
a) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.06.2013 tarih ve 2013/8 151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2012 tarihli ve 2012/135 Esas ve 2012/244 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 5 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/159 Esas ve 2012/272 Karar sayılı ilamı ile hükmolunan 10 ay hapis cezasına ilişkin hükmün esas alınması,
b)Adli Emanetin 2015/324 sırasında kayıtlı olan suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanması yerine, ek karar ile müsaderelerine karar verilmesi,
Hukuka aykırı ise de, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüş, ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulandığı paragrafın tamamen çıkartılarak, yerine '"Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2012 tarihli ve 2012/135 Esas ve 2012/244 Karar sayılı sayılı mahkûmiyet hükmünden dolayı tekerrür şartları oluştuğundan ve söz konusu ilamda 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmış olması nedeniyle, 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetim serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesine ve bu paragraftan sonra gelmek üzere, “Adli emanetin 2015/324 sırasında kayıtlı suça konu nüfus cüzdanı ve pasaportun dosyada delil olarak saklanmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:33