Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3854

Karar No

2024/5623

Karar Tarihi

29 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI: 2021/1715 Değişik İş

SUÇLAR: Dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.04.2021 tarihli ve 2020/2414 Soruşturma, 2021/1382 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Burhaniye Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/1715 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 14.09.2021'de kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/2557 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB 2023/59495 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB 2023/59495 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Somut olayda, müştekilerin miras bırakanı olan ...'in vefat etmesi üzerine tereke konusu olan ekilebilir arazilerle ilgili tereke temsilcisi olarak Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesince şüpheli Avukat ...'in görevlendirildiği ve terekedeki zeytin bahçelerinin ekim ve sürüm işlemleri için diğer şüpheli ...'la sözleşme yaptığı, ancak mahsulün miktarının eksik belirlendiği, mahsulün hangi fabrikaya teslim edildiği ve karşılığında alınan bedelin belirli olmadığı gibi tereke hesabına yatırılan paranın satıştan elde edilmesi gereken bedelden az olduğu, zeytinliklerin bakımının yapılmaması sebebiyle ağaçların zarar gördüğü ve bu sebeple gelecek yılın mahsulü kaybedildiğinden terekenin zarara uğratıldığı iddiası ile yapılan şikayet üzerine, Ayvalık Cumhuriyet Başsavcılığınca şikayet konusu olayın sözleşme ilişkisinden kaynaklı hukuki ihtilaf mahiyetinde olup çözüm yerinin hukuk mahkemeleri olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,

Dosya kapsamına göre, şüpheli ...'in Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 25/10/2019 tarihli ve 2019/65 tereke sayılı kararı ile tedbiren, terekeye dahil olan Ayvalık ilçesindeki zeytinliklerin toplanması, satışı ve zeytinyağına dönüştürülmesi iş ve işlemleri ile ilgilenerek bu hususlarda terekeyi temsil etmek üzere tereke temsilcisi olarak atandığı ve anılan Mahkemenin 31/01/2020 tarihli ve 2019/65 tereke, 2020/19 sayılı kararı ile terekeye Avukat Hüseyin Taha Akgül'ün temsilci olarak atanmasına kadar tereke temsilciliği görevini sürdürdüğü süreçte diğer şüpheli ... ile söz konusu zeytinliklerin toplanması ve bakımı hususunda 19/11/2019 tarihli sözleşmeyi tanzim ettiği, zeytinliklere ilişkin işlemlerin iş bu sözleşme uyarınca diğer şüpheli ... tarafından gerçekleştirildiği, soruşturma dosyası kapsamında ziraat mühendisi bilirkişinin dosyaya sunmuş olduğu 16/02/2021 tarihli bilirkişi raporu ile yapılan farazi hesaplama sonucu, hasat olmadan önce zeytinliklerde ne kadar mahsul bulunduğunun, gerçekleştirilen hasadın, fabrika işleminden sonra elde edilen zeytinyağının, zeytinyağı karşılığı olan bedelin belirli bulunmadığı, hasattan sonra hiçbir kültürel işlemin (sürme, gübreleme, budama) gerçekleştirilmediği, zeytinin hasat edildiği tarihin uygun olmadığının tespit edilerek şüphelilerinin kusurlarının bulunduğunun bildirildiği anlaşılmakla, atanma şekli ve görevi nazara alındığında kamusal bir faaliyet yerine getirmeyen ve bu itibarla kamu görevlisi sayılmayan tereke temsilcisinin belirli bir şekilde kullanmak ve idare etmek yetkisinin gereği olarak tarafına tevdi ve teslim edilmiş tereke mallarının yönetiminde ihmalinin bulunması halinde hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunun oluşacağı gözetilerek, terekenin şüphelilerin iş ve işlemleri sebebiyle zarara uğrayıp uğramadığının tespiti bakımından, miras bırakanın terekesine ilişkin Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/65 tereke sayılı dosyasının mahkemesinden getirtilerek incelenmesi, mahsulün hangi bedele ve kime satıldığı belirlenerek ilgili fatura ve makbuzların araştırılması ile belirlenmesi halinde satış gerçekleştirilen ilgilerin beyanlarına başvurulması, iddia konusu bir zararın olup olmadığı hususunda tereke hesabı da göz önünde bulundurularak ayrıntılı bilirkişi raporu alınıp, suçun vasfı ile şüphelilerin kastına yönelik yapılacak değerlendirmeden sonra bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

  1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

  2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;

“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.

...“

Şeklinde düzenlenmiştir.

  1. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

...“

Hükümleri yer almaktadır.

  1. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

  2. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

  3. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerden Avukat ...'in, Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin, 25.10.2019 tarihli ve 2019/65 Tereke sayılı kararı ile muris ...'in terekesine dahil olan Balıkesir İli Ayvalık İlçesinde bulunan zeytinliklerin toplanması, satışı ve bakımının yaptırılması iş ve işlemleri ile ilgilenerek bu hususlarda terekeyi temsil etmek üzere tereke temsilcisi olarak atandığının, şüphelinin bu süreçte diğer şüpheli ... ile belirtilen işlerin yapılması ve zeytinlerin satışı hususunda 19.11.2019 tarihli sözleşmeyi imzaladığının, elde edilen mahsul çok daha fazla miktarda olmasına karşın sözleşmede kararlaştırılan edimin oldukça düşük olduğunun, zeytinliklerin bakımının yaptırılmadığının, bekçilik ücretlerinin ödenmediğinin, yapılan işlemlere ilişkin rapor hazırlanmadığının, bu suretle şüpheli ...'in, diğer şüpheli ile iştirak halinde hareket ederek görevini gereği gibi yerine getirmediğinin ve terekeyi zarara uğrattığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/65 Tereke sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, uyuşmazlık konusu olayla sınırlı olmak üzere terekenin kapsamının belirlenmesi ve dosyanın bir suretinin fiziki olarak da iş bu dosyaya eklenmesi, sözleşme konusu mahsulün şüpheli ... tarafından kime hangi bedelle satıldığının tespit edilmesi, buna ilişkin fatura, makbuz.. vb belgelerin celp edilmesi, gerekli görülmesi halinde zeytinlerin satıldığı kişi/kişilerin beyanlarının alınması sözleşme konusu zeytinliklerden elde edilen toplam mahsul miktarı ve bunun satış bedeli, şüpheli ... tarafından yapılan ödemeler ve borçlu olunan miktar da dikkate alınarak terekenin zarara uğratılıp uğratılmadığı yönünden yeniden bilirkişi raporu aldırılması, diğer mirasçı Mehmet Oğuz'un olayla ilgili bilgisine başvurulmasından sonra sonucuna göre şüphelilerin suç kastıyla hareket edip etmedikleri de belirlenerek bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, "...şüpheli ...'in mahkeme kararı ile tereke temsilcisi olarak görevlendirildiği, şüpheli ...'in bu görevi doğrultusunda diğer şüpheli ile tereke işlemleri için anlaştığı, dolayısıyla müştekiler vekilinin dilekçesine konu olayın sözleşme ilişkisinden kaynaklı hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, söz konusu şikayetlerin çözüm yerinin hukuk mahkemeleri olduğu, bu kapsamda şikayete konu eylemin Türk Ceza Kanunu veya ceza hükümleri içeren diğer kanunlar bakımından soruşturma yapılmasını gerektirir bir suç vasfı taşımadığı, bu kapsamda şüphelilerin üzerilerine atılı Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği;...her ne kadar müştekiler vekili dilekçesinde şüpheli ...'in dolandırıcılık suçunu işlediğini iddia etmiş ise de; somut olayda şüpheli ...'in tereke dosyasının tarafları ile herhangi bağlantısının bulunmadığı, kaldı ki taraf vekili ile görevlendirilmiş olduğu tereke işlemi için iletişime geçtiği, dolayısıyla somut olayda müştekilerin denetleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte esaslı ve etkili yalanın bulunmadığı, bu kapsamda şüpheli ...'in üzerine atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsuru olan hilenin somut olayda gerçekleşmediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

  2. Burhaniye Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/1715 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararyapılanyararınaitirazınkullanmahizmetkanundolandırıcılıkgüveninedeniyletevdiineistemyerkabulünekarşıkovuşturmayadairgerekçeolmadığınareddikötüyekararabozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:46

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim