Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7333
2024/5485
25 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/608 E., 2016/250 K.
SUÇLAR: Fuhuş, resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile;
-
Sanıklar hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
-
Sanık ... hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi yollamasıyla 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
-
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz istekleri; sübuta, eksik inceleme sonucu karar verildiğine ve haksız ceza tayin edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Olay günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü haber merkezini arayan bir şahsın Ümraniye ilçesi, Tavukçuyolu civarında 0507 ... numaralı telefonu kullanan ... isimli şahsın yabancı uyruklu kadınları fuhuş amacıyla pazarladığını ihbar ettiği, aynı gün saat 18:30 sıralarında, emniyet görevlilerinin bu numarayı aradığı, ... ismini kullanan sanık ...'un telefona çıktığı, görevli polis memurunun müşteri gibi irtibatını devam ettirdiği, sanık ...'un, Çekmeköy İlçesi Mehmet Akif Mahallesi'nde bulunan ikamete müşteri zannettiği polis memurunu davet ettiği, verilen adrese gidildiğinde sanık ...'un müşteri zannettiği polis memuruyla ilgilenerek yan odada bulunan Özbekistan uyruklu mağdur ... isimli bayanla cinsel ilişki için polis memurundan 200,00 TL para aldığı, bu sırada görevli polisin kendini tanıtarak ikamet dışında güvenliği sağlayan diğer polis memurlarını çağırdığı, bir müddet sonra ikamet sahibi olan diğer sanık ...'in de kapıyı çalarak ikamete geldiği, kendisini ... olarak tanıtıp bu kişiye ait nüfus cüzdanını ibraz eden sanık ...'un yaptırılan parmak izi incelemesinde gerçek kimliğinin belirlendiği, olay tutanaklarının ve diğer belgelerin ... adına düzenlendiği iddia ve kabul edilerek sanık ...'un fuhuş, resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından, sanık ...'in ise, fuhuş suçundan mahkûmiyetine ilişkin temyiz incelemesine konu hükümlerin kurulduğu anlaşılmaktadır.
-
Sanıkların inkara yönelen savunmaları, mağdurun kollukta alınan beyanı, olay tutanakları, ekspertiz ve uzmanlık raporları, sanıklara ait adli sicil ve nüfus kayıtları ile diğer delillerin dosya arasında olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
-
5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesi uyarınca gizli soruşturmacı tedbirine ancak 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinde sayılan katalog içerisinde yer alan suçları işleyenler aleyhine başvurulabileceği ve katalog dışında kalan suçlar yönünden gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceğinden parada sahtecilik ve fuhuş gibi suçlarda faile ulaşmak ve delil elde etmek amacıyla kolluk görevlisinin kimliği gizlenerek delil toplanmasının hukuka uygun olup olmadığı ile bunun hangi hallerde hukuka uygun sayılacağının tespiti gerekir.
-
Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK) 12.05.2015 tarihli ve 2014/10 454 Esas, 2015/156 Karar sayılı kararında 5271 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesi dışındaki suçlar yönünden de kolluk görevlilerinin aynı Kanun'un 160 ıncı ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda ve genel yetkileri ile görevleri kapsamında, suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delilleri toplamak amacıyla alıcı rolüne girerek suça azmettirmeden ve teşvik etmeden şüpheliden uyuşturucu madde satın almasını mümkün görmüştür. Aynı kararda bu durumda görev yapan görevlinin gizli soruşturmacı değil “gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi” olduğunu, suça teşvik etmeden veya azmettirmeden elde ettiği delillerin hukuka uygun olacağına hükmetmiştir.
-
AİHM de verdiği kararlarda gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi yöntemine başvuru halinde, yapılan başvuruları AİHM'nin 6 ncı maddesi kapsamında ele almaktadır. YCGK kararı, AİHM kararları ve 5271 sayılı Kanun'daki düzenlemeler uyarınca, gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisinin elde ettiği delillerin hukuka uygun kabul edilebilmesi için aşağıda belirtilen koşulların varlığı aranmalıdır.
a) Gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisi hiçbir zaman kışkırtıcı ajan gibi hareket etmemeli, önceden failde bulunmayan suç işleme kastı oluşturularak fail suç işlemeye azmettirilmemelidir.
b) 5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan bir görevlendirmenin bulunması gerekir.
-
5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı ve 161 inci maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisine bu emri yazılı veya acele hallerde sözlü olarak vermesi gerekir. Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü emri olmadan yine 5271 sayılı Kanun'un 161 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adli kolluk görevlisinin Cumhuriyet savcısına bilgi vermeden adli işlem yapması hukuka aykırı olup elde ettiği delil de hukuka aykırı olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükme esas alınamaz.
-
Somut olayda, yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere aykırı şekilde kolluk görevlilerinin kendi yaptığı çalışmalar üzerine, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun'un 160 vd. maddelerine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın, yapılan bir ihbar üzerine sanık ...'un cep telefonu aranarak fuhuş pazarlığı yapıldığı ve olay yerine gidilmesi sonrasında önceden seri numarası alınmış parayı sanık ...'a verdikten sonra polis kimliğinin açıklandığı, sanıkların adli raporları alınıp karakola getirildikten sonra konu ile ilgili Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek talimat alındığı anlaşılmıştır.
-
Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun'un 160 vd. maddelerine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın yapılan işlemler sonrasında Cumhuriyet savcısına ulaşıldığından bu aşamaya kadar yapılan işlemlere itibar edilemeyeceği gibi gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisinin hiç bir zaman kışkırtıcı ajan gibi hareket edemeyeceği, önceden failde bulunmayan suç işleme kastı oluşturarak faili suç işlemeye azmettiremeyeceği gözetildiğinde kolluk tarafından yapılan işlemlerin delil niteliği bulunmadığı, dolayısıyla sanıkların üzerine atılı suçları işlediklerine ilişkin, hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanıkların yüklenen suçlardan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:00