Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/817
2024/5271
24 Nisan 2024
MAHKEMELERİ: Denizli 7. ve Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemeleri
SAYILARI: 2013/162 E., 2014/570 K., 2012/517 E., 2013/419 K., 2012/685 E., 2013/417 K., ve 2012/711 E., 2013/575 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2013/162 Esas, 2014/570 Karar sayılı, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2013 tarihli ve 2012/517 Esas, 2013/419 Karar sayılı, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2013 tarihli ve 2012/685 Esas, 2013/417 Karar sayılı ve Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2013 tarihli ve 2012/711 Esas, 2013/575 Karar sayılı dosyaları kapsamında temyiz edilmeksizin kesinleşen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.12.2022 tarihli ve 2020/8093 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB 2022/156410 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyaları Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB 2022/156410 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/2014 tarihli ve 2013/162 esas, 2014/570 sayılı kararını,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2013 tarihli ve 2012/517 esas, 2013/419 sayılı kararını,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2013 tarihli ve 2012/685 esas, 2013/417 sayılı kararını,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2013 tarihli ve 2012/711 esas, 2013/575 sayılı kararını kapsayan dosyalar (Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/2014 tarihli ve 2013/162 esas, 2014/570 sayılı kararını kapsayan onaylı dosya sureti) incelendi.
Sanık hakkındaki erteli hapis cezalarının aynen infazına ilişkin Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2019 tarihli ve 2013/162 esas, 2014/570 sayılı ek kararının; Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/01/2018 tarihli ve 2012/517 esas, 2013/419 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/02/2018 tarihli ve 2018/185 değişik iş sayılı kararının; Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/12/2018 tarihli ve 2012/685 esas, 2013/417 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/01/2019 tarihli ve 2019/35 değişik iş sayılı kararının ve Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/08/2019 tarihli ve 2012/711 esas, 2013/575 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Denizli 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/10/2019 tarihli ve 2019/874 değişik iş sayılı kararının asıl kararların kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacakları değerlendirilerek yapılan incelemede;
Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/162 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 02/04/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 08/03/2013 olduğu, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/517 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 02/03/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 28/08/2012 olduğu, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/685 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 24/02/2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 20/11/2012 olduğu, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/711 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 28/03/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 30/11/2012 olduğu, her dört suçun da 28/08/2012 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan dört dosyada da sanığın üzerine atılı başka şahıslara ait ruhsatsız binalara elektrik aboneliği almak için Denizli Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü adına "Form 1 Ruhsatsız Yapılar" başlıklı sahte evraklar düzenlemek şeklindeki eylemlerin benzer mahiyette olduğu ve suç tarihlerinin yakınlığı dikkate alındığında, söz konusu dosyalar birleştirilerek sanığın tek bir suç işleme kararı doğrultusunda hareket edip etmediğinin, dolayısıyla hakkında zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde ayrı ayrı mahkumiyet kararları verilmesinde isabet görülmemiştir.
”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
- 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
..."
Hükmü yer almaktadır.
-
Zincirleme suç durumunda aynı suçun birden fazla işlenmiş olması söz konusudur. Ancak bu suçlar, aynı suç işleme kararı kapsamında işlenmekte ve aralarında subjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil tek bir ceza verilmekle birlikte, verilen bu cezanın miktarı artırılmaktadır.
-
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11 397 Esas, 2014/202 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un "Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan resmi belgede sahtecilik suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, zincirleme suça dahil olan bir suçtan dolayı, bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet hükmü kurulmuş ve bu hüküm kesinleşmiş ise, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak, kesinleşen hükme konu fiil de göz önüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle yeni bir hüküm kurulup, kesinleşen hükümdeki sonuç cezanın mahsubunun gerekeceği ve hukuki kesintinin iddianame tarihi itibarıyla oluşacağı kabul edilmelidir.
-
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyaları değerlendirildiğinde; sanığın, Denizli Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü tarafından verilmesi gereken 03.12.2009, 04.01.2010, 24.02.2010 ve 02.03.2010 tarihli Ruhsatsız Yapılar Form 1 belgelerini sahte olarak düzenlediği ve bu belgelerin abonelik işlemleri için Aydem Elektrik Dağıtım A.Ş.ye sunularak kullanıldığının iddia ve kabul edildiği olayda; 24.02.2010 ve 02.03.2010 tarihli sahte belgeler yönünden suç tarihlerinin, abonelik işlemleri için kullanıldıkları 26.03.2010 ve 01.04.2010 olduğu, 03.12.2009 ve 04.01.2010 tarihli sahte belgeler yönünden ise ne zaman kullanıldıkları belirlenerek suç tarihlerinin kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde tespitinin gerektiği, kanun yararına bozma talebine konu dosyalardaki ilk iddianamenin 28.08.2012 tarihinde tanzim edildiği ve hukuki kesintinin iddianame tarihi itibarıyla oluşacağı anlaşılmakla, sanığın eylemlerinin ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme biçimde mi işlendiğinin değerlendirilmesi bakımından dava dosyaların birleştirilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerekmesi karşısında; kanun yararına bozma talebi açıklanan nedenlerle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Sanık ...'un resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine ilişkin Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2013/162 Esas, 2014/570 Karar sayılı, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2013 tarihli ve 2012/517 Esas, 2013/419 Karar sayılı, Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.06.2013 tarihli ve 2012/685 Esas, 2013/417 Karar sayılı ve Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2013 tarihli ve 2012/711 Esas, 2013/575 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:13