Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3312

Karar No

2024/5006

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/229 E., 2022/1097 K.

SUÇ: Değişen suç vasfına göre açığa atılan imzanın kötüye kullanılması

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, kanun yolu bildiriminde temyiz süresinin yanıltıcı şekilde 15 gün olarak belirtilmiş olması gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2014/45 Esas, 2015/185 Karar sayılı kararı ile bedelsiz senedi kullanma suçundan sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 156 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

  2. İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2014/45 Esas, 2015/185 Karar sayılı kararlarının katılan vekili ve sanık ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 01.03.2022 tarihli ve 2021/39905 Esas, 2022/3281 Karar sayılı kararı ile, sanıkların eyleminin uzlaştırma kapsamında kalan, 5237 sayılı Kanun'un 209 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden, bedelsiz senedi kullanma suçundan hüküm kurulması gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

  3. Bozma üzerine, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/229 Esas, 2022/1097 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 209 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 2'şer ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve ertelemeye karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, düşme kararı verilmesi gerektiğine, sanığın atılı suçla bir ilgisinin bulunmadığına, atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına,

2.Sanık Şeref Sayan'ın temyiz istemi; suça konu senedi kazadan dolayı aracın motor kısmında bulunup görünmeyen hasar için, kendi hesaplarında bloke olması nedeniyle diğer sanığa vererek doldurup icra takibine koyduğuna, aracın hasarını katılandan istediğine ancak katılanın ödemediğine, olayda asıl kendisinin mağdur olduğuna, hapis cezasının paraya çevrilmesini istediğine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Sanık ...’ın katılan ...’a araç kiraladığı, aralarında 21.04.2012 tarihli oto kiralama sözleşmesi düzenleyerek sözleşme ve altında bulunan suça konu bononun katılan tarafından imzalandığı, ancak senette imza dışında kalan diğer bölümlerin boş bırakıldığı, katılanın kiraladığı aracı alıp ayrılmasından sonra aracın park halinde bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazasında, araçta maddi hasar meydana geldiği, araçta meydana gelen zararın trafik kazasına sebebiyet veren ve sorumlu olan şirketin temsilcisi tarafından karşılandığı, kaza tarihinden yaklaşık iki ay sonra katılana İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2012/7219 Esas sayılı dosyası üzerinden diğer sanık ... tarafından icra takibi yapıldığı, alınan ve takibe konulan senedin araç kiralama sözleşmesinin alt tarafında bulunan boş senet olduğunun tespit edildiği iddiasıyla sanıklar hakkında kamu davaları açılmıştır.

  2. Sanık ... savunmasında; katılana kiraya verdiği aracın kazaya karışması nedeniyle hasar gördüğü, kazada kusurlu kişilerin masrafları karşılayacaklarını söylemelerine rağmen zararının tam olarak karşılanmadığını, katılanın da zararı gidermediğini, bu nedenle senedi doldurarak kendi hesabında bloke olması nedeniyle diğer sanık ...'a verdiğini ve onun da icra takibi yaptığını beyan etmiş, sanık ... ise, diğer sanık ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle aldığı bonoyu icra takibine koyduğunu savunmuştur.

  3. Dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, katılanın kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığına dair raporu düzenlendiği görülmüştür.

  4. Mahkemece, sanık savunmaları, katılan beyanı, bilirkişi raporu, uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, eylemin açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu ve sanıkları fikir ve eylem birliği içinde atılı suçu işledikleri sabit kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Dosya kapsamına göre sanık ...'ın şeriki konumunda bulunan sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca sanık ... yönünden olağan zamanaşımını kestiği belirlenerek yapılan incelemede;

  1. Katılan tarafından sanık ...'ten kiralanan araç için, kira sözleşmesinin alt tarafından bulunan bononun imzalanarak sanık ...'e verildiği, ...'in boş senedi 23.04.2012 tarihli ve 2.500,00 TL bedelli olarak doldurarak diğer sanık ...'a verdiği, bu sanık tarafından da senedin katılan aleyhine icraya konulduğu iddia olunan olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.05.2001 gün ve 2001/6 70 2001/77 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıkların iştirak iradesi içerisinde hareket ederek açığa imza atan tarafından sanık ...'a tevdi olunmayan imzalı kağıdı bertakrip ele geçirip sahibinin rızası dışında unsurları tamamlanacak biçimde doldurup icra takibine koyma eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki “resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı, hukuka aykırı ele geçirme veya elde bulundurma olgusunun ispatının, tanık dahil her türlü delille mümkün olacağı da gözetilerek, toplanan tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,

  2. Kabule göre de;

a)İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24.03.1989 tarih ve 1988/1 1989/2 sayılı ilamı ile Dairemizin istikrarlı kararlarında öngörüldüğü üzere, boş kağıdın anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatı zorunlu olup, bu hususta dosyaya sunulmuş bir yazılı delil mevcut bulunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı kabul edilebilecek bir delil de sunulmadığı anlaşılmakla, varsa hasar tespiti, onarım belgeleri vs. belgeler getirtilerek suç konusu senedin nasıl doldurulacağına ilişkin taraflar arasında yazılı bir anlaşma bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyetlerine hükmolunması,

b)Sanık ... Yönünden; Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin bozma ilamından sonra 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeden hüküm kurulması,

c)Sanık ... Yönünden; Mahkemenin 10.03.2015 tarihli ilk kararında sanık hakkında beraat kararı verildiği, bozma üzerine yapılan yargılamada, Ceza Genel Kurulu'nun 02.03.2010 tarihli ve 2010/22 42 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanığa bozmaya karşı diyeceğinin sorulması zorunlu olup, bozmada belirtilen ve suç niteliği yönünden aleyhine sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmadan, savunma hakkının kısıtlanması,

Nedenleriyle kararlar hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/229 Esas, 2022/1097 Karar sayılı kararlarına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararv.süreçgöreimzanıntemyiztevdiinesuçdeğişenhukukîolgularsebeplerigerekçekullanılmasıatılanvasfınakötüyeaçığabozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim