Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/40095
2024/4829
3 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2018/352 E., 2019/19 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2014 Sanıklar Hakkında Dolandırıcılık Suçundan;
1.Mağdur ...'ya yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157, 43, 35, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 58 inci madde uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
2.Mağdur ...'a yönelik, 5237 sayılı Kanun'un 157, 35, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 58 inci madde uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
B.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından, sanıklara isnat edilen eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/352 Esas, 2019/19 Karar sayılı kararı ile sanıkların mağdurlar ... ve ...'a yönelik ayrı ayrı olmak üzere 5237 sayılı Kanun'un 157, 35, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ikişer kez 1 yıl 3 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ..., kararı temyiz ettiğine dair süre tutum dilekçesi sunmuş, kararın tebliğinden sonra başka dilekçe sunmamıştır.
2.... müdafiinin temyiz istemi, uzlaşma işleminin usulsüz olduğuna, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil ve suç kastı olmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Emekli polis memuru ve Olay Araştırma Gazetesi ünvanlı işyerinin sahibi olan sanık ..., oğlu olan sanık ... ve temyiz dışı sanık ... ile iştirak halinde hareket ettikleri, telefon numaralarını temin ettikleri işadamı ve ticaretle uğraşan kişilere kendisini emekli Başkomiser ... olarak tanıtıp yemek tertip ederek davetiye sattıkları, bu kapsamda Takasbank'ta ikinci müdür olarak çalışan mağdur ...'ı 03.04.2012 günü saat 11:00 sıralarında gizli numaradan bir şahsın arayarak kendisini komiser ... olarak tanıtıp polis organizasyonu için tanesi 250,00 TL olan iki adet davetiye gönderdiğini, ücreti ödemesini söylediği, 14:30 sıralarında temyiz dışı sanık İlhan'ın mağdurun çalıştığı bankaya gidip bir zarf verdiği, mağdurun zarfı incelemek istediğini söylediği, ancak bu sırada sanığın bir bahane ile yanından uzaklaşıp kaçtığı, ancak daha sonra sanığın yakalandığını öğrenince polis merkezine gelip şikayetçi olduğu, yine 05.04.2012 günü saat 11:00 sıralarında mağdur ...'yu gizli numaradan arayan şahısın kendisini komiser ... olarak tanıtıp polis yardımı için iki davetiye ve yanında bir de gazete göndereceğini, ücreti ödemesini söylediği, mağdurun da gelen kişiyi holdinge göndermesini söylediği ve şahsa nereden aradığını sorduğunda şahsın Büyükçekmece Olay Yeri İncelemede çalıştığını söylediği, bunun üzerine mağdurun durumu polise ihbar etmesi üzerine giden kolluk kuvvetlerinin temyiz dışı sanık İlhan'ın elinde bulunan zarfları yırtmaya başladığını gördükleri, zarflar incelendiğinde, 1 adet üzerinde ..., ... İnşaat A.Ş yazılı zarf bulunduğu ve zarfın içinde Olay Araştırma ve Polis Haberi Gazetesi, 2 adet Olay Araştırma Gazetesi, 2 adet Olay Araştırma Gazetesi Davetiyesi ve ... İnşaat adına düzenlenmiş 400,00 TL değerinde makbuz olduğunun tespit edildiği, yırtılmaya çalışılan zarfların üzerinde ise ... Bey ve ... Bey yazılı olduğunun ve bu zarfların içerisinde de aynı şekilde gazete, dergi, makbuz ve davetiye olduğunun tespit edildiği, Uyap üzerinden yapılan araştırmada sanık ... hakkında daha önceden kendisini başkomiser ... olarak tanıtarak benzer şekildeki eylemleri ile hakkında kamu davaları açıldığının tespit edildiği, bu suretle sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davaları açılmıştır.
2.Sanıklar suçlamayı kabul etmemiş, mağdurlar zararları olmadığından şikayetçi olmamışlardır.
3.Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un 157 nci maddesinin sanıkların lehine olduğu ve atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
5.Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların savunmasına itibar edilmeyerek sübut bulan suçtan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1.Gerekçeli kararda suç tarihi 05.04.2012 olarak belirtişmiş ise de bu mağdur ...'a yönelik eylemin 03.04.2012 tarihinde mağdur ...'ya yönelik eylemin ise 05.04.2012 tarihinde gerçekleştiği anlaşıldığından suç tarihlerinin 03.04.2012 ve 05.04.2012 olarak düzeltilmesi mahallinde mümkün görülmüş, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası olmasına rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.İlk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 31.05.2018 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 13.06.2018 tarihine kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi
birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre karar tarihinden sonra 31.01.2021 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedenleri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başka yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:21