Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/39758
2024/4731
2 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2018/64 E., 2018/480 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli ve 2013/441 Esas, 2014/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
-
Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2014 tarihli ve 2013/441 Esas, 2014/314 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 01.11.2017 tarihli ve 2017/18126 Esas, 2017/22144 Karar sayılı kararı ile; "Şikayetçi ...'in kullandığı 0535 ... nolu cep telefonunu 28/08/2012 günü saat 10:00 sıralarında 0507 599 18 52 numaralı telefondan arayan sanığın kendisini komiser olarak tanıtıp telefonunun kopyalandığını, teröristler tarafından kullanıldığını, bankadan kredi başvurusunda bulunulduğunu, bunları araştırmak için para göndermesini istedikleri, konuşma sırasında da arka taraftan da daktilo ve telsiz seslerinin geldiği, şikayetçinin de şüpheli adına PTT yoluyla 19.365 TL para gönderdiği, sanığın bu parayı 28/08/2012 günü saat 13:55 de PTT İstanbul Şirinevler şubesinden çektiği iddia olunan olayda; sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması karşısında eylemin 5237 sayılı TCK'nın 158/1 L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma sonrası, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2017 tarihli ve 2017/673 Esas, 2017/556 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, bu suçun kovuşturulmasında yetkili mahkemenin Ağır Ceza Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
-
Görevsizlik kararı üzerine, Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/64 Esas, 2018/480 Karar sayılı kararı ile suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.10.2021 tarihli ve 15 2019/15016 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanığın, suç işleme kastının olmadığına, üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, kararın bozulması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Suç tarihinde katılan ...'in kullandığı 0535 ... nolu cep telefonunu 28.08.2012 günü, saat 10:00 sıralarında 0507 599 18 52 numaralı telefondan arayan bir kişinin kendisini komiser ... olarak tanıtıp katılana telefonunun kopyalandığını, teröristler tarafından kullanıldığını, bankadan kredi başvurusunda bulunulduğunu, bunları araştırmak ve suçluları tespit edebilmek için yardımı gerektini, verecekleri adrese para yatırmasını ve kimseye bir şey söylememesini tembihlediği, konuşma sırasında da arka taraftan daktilo ve telsiz seslerinin geldiği bu şekilde katılanı korkutarak iradesini fesada uğrattığı, ve katılanın da korku ve panikle sanık ... adına PTT yoluyla 19.365,00 TL havale gönderdiği, sanığın bu parayı 28.08.2012 günü, saat 13:55 de PTT İstanbul Şirinevler şubesinden çektiği, anlaşılmıştır.
-
PTT Genel Müdürlüğü Avrupa Yakası PTT Başmüdürlüğünün 20.11.2012 tarihli ve 301.01.43 sayılı yazıları ile 28.08.2012 tarihinde katılan ... tarafından sanık ... adına 19.365,00 TL havalenin yapıldığı ve bu paranın aynı gün Şirinevler PTT Merkezince sanığa ödendiği belirtilmiş ve dekont suretleri gönderilmiştir.
-
Sanık, paranın yatırıldığı hesabın kendisine ait olduğunu ve parayı kendisinin çektiğini her aşamada ikrar etmiş ancak arkadaşının talebi üzerine bunu yaptığını, arkadaşının hesaplarında bloke bulunduğu için paranın kendi hesabına yatırıldığını, parayı bizzat kendisinin çektiğini ve arkadaşına verdiğini kimseyi dolandırmadığını, suçsuz olduğunu savunmuştur.
-
Katılanın aşamalardaki anlatımları istikrarlıdır.
-
Bozma sonrası sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde 05.04.2018 tarihli rapor düzenlendiği görülmüştür.
-
Mahkemece, tüm dosya kapsamından sanığın kamu görevlisi olduğunu söylemek suretiyle hileli hareketlerle katılandan haksız menfaat temin etmek şeklindeki eyleminin, suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı belirlenerek, suç tarihinde (L) bendinin yürürlükte olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak sanığın lehine olan aynı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin hukuki süreç başlığı altında yazılı temyiz incelemesine mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
7.Sanığın savunmaları, katılanın anlatımları, olay tutanağı içeriği, katılan tarafından paranın sanığın adına havale yapıldığına ve yatırılan paranın sanık tarafından çekildiğine dair PTT havale ödeme dekontları, HTS inceleme raporu, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, kolluk tarafından tutulan tutanaklar, uzlaştırma raporu ve diğer deliller dosya arasındadır.
IV. GEREKÇE
-
Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemi gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabul gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanın tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerler uyumla olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/64 Esas, 2018/480 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:35