Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1389
2024/384
15 Ocak 2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI: 2021/7550 Değişik iş
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2021 tarihli ve 2021/87078 Soruşturma, 2021/97990 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/7550 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 27.01.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli ve 2022/11911 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB 2023/34598 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB 2023/34598 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Somut olayda, müşteki vekilinin 31/02/2021 tarihli dilekçesi ile özetle müştekinin şüpheliyi babası ... vasıtası ile tanıdığını, yanına gittikleri bir gün şüphelinin araca ihtiyacı olduğunu söylediğini bunun üzerine ... plakalı aracı bir kaç günlüğüne şüpheliye ödünç verdiklerini, şüphelinin aracı iade etmediği gibi otoyol ve köprü geçiş ücretlerini de ödemediğinden bahisle şikayetçi olması üzerine, başlatılan soruşturma neticesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca "aracın ne zaman ödünç alındığı ile hangi tarihte şüphelinin iade ile yükümlü olduğuna ilişkin müştekinin ifadesinin alınamadığı ve şikayete tabi suç soruşturmasında müştekinin şikayetinin dosyaya yansımadığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, müştekinin vekili aracılığıyla konu hakkında 31/05/2021 tarihinde şikayette bulunması üzerine soruşturma kapsamında öncelikle müşteki ile şüphelilerin ifadelerine başvurulması gerektiği, şikayete konu aracın teslimine tanık ...'ün dinlenilmesi gerektiği, ayrıca müşteki tarafından dosyaya sunulan diğer suç duyurularına ilişkin devam eden soruşturma dosyalarının incelenmesi gerektiği, bu hususlarda gerekli araştırma yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
-
5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
(2) (Değişik: 2/1/2017 KHK 680/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018 7072/9 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
- 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014 6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
-
Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
-
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
-
Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin vekili aracılığıyla verdiği 31.05.2021 tarihli dilekçesinde, babası ... aracılığıyla tanıdığı şüpheliye üzerine kayıtlı ... plaka sayılı aracı birkaç gün kullanması amacıyla ödünç verdiği halde, aradan geçen süreye rağmen şüphelinin aracı iade etmediğinin iddia olunması karşısında; şikâyetçi ve şüphelinin ayrıntılı olarak ifadelerinin alınması, şikâyetçinin babası ...'ün tanık olarak bilgisine başvurulması, şikâyetçi tarafından dosyaya sunulan dilekçelerden anlaşıldığı üzere taraflar arasında benzer olaylara ilişkin olarak çok sayıda soruşturma dosyası bulunduğu anlaşılmakla bu dosyalar getirtilip incelenerek, iş bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi ile UYAP üzerinden yapılan incelemede İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/541 Esas sırasında devam eden yargılama kapsamında şüpheli hakkında aynı araca ilişkin olarak güveni kötüye kullanma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2022 tarihli ve 2021/208292 Soruşturma, 2022/33431 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenleme de dikkate alındıktan sonra, sonucuna göre somut olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155 inci maddesinin birinci fıkrasında uzlaşmaya tabi bir suç olarak düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının tayin ve takdiri gerekirken; ifadesi alınmak üzere şikâyetçiye ulaşılamaması nedeniyle, şikâyete tabi suç soruşturmasında şikâyetçinin şikâyetinin dosyaya yansımadığı şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/7550 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:23