Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/353
2024/3544
18 Mart 2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/357 E., 2018/600 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2014/357 Esas, 2018/600 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.11.2022 tarihli ve 2022/20727 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB 2022/141868 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.01.2023 tarihli ve KYB 2022/141868 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya aslının, diğer sanıklar yönünden istinaf yoluna başvurulması nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği anlaşıldığından onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı eylem için 5237 sayılı Kanun'un 157. maddesinde yer alan "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir." şeklindeki düzenleme uyarınca cezanın hapis cezası ile birlikte adli para cezası olarak öngörülmesine rağmen sadece hapis cezası verilerek adli para cezasına karar verilmemesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
5237 sayılı Kanun’un dolandırıcılık başlıklı 157 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir" hükmü yer almaktadır.
-
5237 sayılı Kanun’un adli para cezası başlıklı 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları; " (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir." (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
" şeklinde düzenlenmiştir.
- Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen, hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş; bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.12.2022 tarihli ve 2018/14 129 Esas, 2022/781 Karar sayılı ilamında yer alan; "...Öte yandan, Ceza Genel Kurulunun 21.11.2006 tarih ve 215 259 sayılı, 02.02.2010 tarih ve 236 12 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulması, sanık aleyhine sonuç doğurmamalıdır. Yargıtay, bu durumda hukuka aykırılığa işaret edip aleyhe sonuç doğurmamak üzere hükmü kanun yararına bozmakla yetinmelidir...." şeklindeki açıklamalar ışığında, sanık hakkında kurulan hükmün aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2014/357 Esas, 2018/600 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:09