Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/29632
2024/3222
12 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2018/330 E., 2019/548 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık ... hakkında kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan hüküm yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2014 tarihli ve 2012/635 Esas, 2014/985 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 ncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
b) Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
-
Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2014 tarihli ve 2012/635 Esas, 2012/985 Karar sayılı kararının sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 02.04.2018 tarihli ve 2018/1812 Esas, 2018/2215 Karar sayılı kararı ile sonradan yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.
-
Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2018 tarihli ve 2018/511 Esas, 2018/439 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan yargılamanın aynı mahkemenin 2018/330 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
-
Temyiz incelemesine konu, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli ve 2018/330 Esas, 2019/548 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 ncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'nun temyiz isteği özetle; hükmün bozulmasına ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; eksik inceleme ile kara verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.14.03.2012 tarihinde katılan ...'in telefonla arandığı kendisini başkomiser Ali olarak tanıtan kişinin katılana dolandırıcılık suçundan yürütülen soruşturmada şüphelileri bulmalarını sağlamak için hesaba para yatırması talimatını verdiği, katılan ...'in sanık ...'nun Finasbank şubesinde bulunan hesabına bir defada 13.085,56 TL para yatırdığının dekont ile sabit olduğu, paranın 3.200 TL'lik bölümünün 16.03.2012 tarihinde sanık ... tarafından Finansbank şubesinden çekildiğine ilişkin kamera görüntülerinin dosya arasına alındığı, kalan kısmının ise sanıklar ... ve ... tarafından pos cihazı ile altın alınarak kullanıldığı, bu suretle sanıkların dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilmiştir.
- Sanık ... hakkındaki soruşturma devam ederken 29.03.2012 tarihinde İş Bankası ...Şubesinde şüpheli işlem olduğu ihbarı üzerine olay yerine giden emniyet görevlilerince başka bir dolandırıcılık eylemi nedeniyle suç üstü yakalanmıştır.
3.Sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında; sanık ... ile kuyumcudan altın aldıklarını kabul etmiş ancak kimseyi dolandırmadığını beyan ederek suçlamaları inkar etmiştir.
-
Katılan zararının giderilmediğini, katılmak istediğini beyan etmiştir.
-
Sanık ...'un üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendi açısından değerlendirme yapıldığında, suç tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un 157 nci maddesinin sanığın lehine olduğu ve atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, sanığın ve katılanın usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen uzlaşma görüşmelerine katılmamaları nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
-
Mahkemece, tüm dosya kapsamıyla sanığın savunmasına itibar edilmeyerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016 6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, somut olayda sanık hakkında incelemeye konu nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen 24.12.2019 tarihli hükmün daha önce Yargıtay incelemesinden geçmemiş, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra ilk kez verilmiş hüküm olması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen dolandırıcılık suçundan verilen hüküm kanun yolu bakımından istinafa tabi olduğundan, sanığın istinaf taleplerinin mercisince incelenmesi için dava dosyanın Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:37