Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3146
2024/2653
4 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2018/1155 E., 2021/131 K.
SUÇLAR: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Temyizin kapsamına göre; Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2012 tarihli ve 2012/2954 sayılı iddianamesiyle sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Şanlıurfa Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
-
Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2013 tarihli ve 2012/698 Esas, 2013/191 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Anılan kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.04.2017 tarihli ve 2015/4087 Esas, 2017/9428 Karar sayılı kararıyla sanıkların eylemlerinin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.
-
Görevsizlik kararı üzerine uzlaşmanın da sağlanamaması nedeniyle Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2018/1155 Esas, 2021/131 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanık ...'ın temyizi; katılanların hiçbirisini tanımadığına, katılan ...'ın yanına gelmesi nedeniyle yardımcı olduğuna ilişkindir.
-
Sanık ...'ın temyizi; tebligatın eski adresine yapıldığına, kurulan hükmün Yargıtay tarafından incelenmesini istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Denizli ilinde ikamet eden katılan ...'yi iş yerinde kurulu bulunan sabit telefondan suç tarihi olan 27.04.2012 tarihinde arayan meçhul kişinin kendisini polis, bilahare de Cumhuriyet savcısı olarak tanıttığı, bu şekilde ikna olan katılanın önce Vakıfbanktan 77.263,00 TL para çektiği ve bu parayı Eskişehir'deki ...'ın hesabına havale ettiği, kesintisiz konuşmaya devam ederek bankadan 40.000,00 TL de kredi çekip ...'a ait Şanlıurfa ilindeki hesaba yolladığı, her iki sanığın da hesaplarına aktarılan bu paraları çekerken suç üstü yakalandığı, temyiz kapsamındaki sanık ...'ın kendisini temyiz dışı sanık ...'ün yönlendirdiğini, hesabı onun talimatıyla açtırdığını ve bunun karşılığında komisyon alacağını belirttiği, savcı huzurundaki savunmasında ise kendisini yönlendiren ... ve diğer sanık ... ile kahvehanede buluştuklarını ve hesap numarasını verdiği yönünde çelişkili kısmi ikrarda bulunduğu,uzlaşmanın sağlanamadığı, Mahkemece dosyaya yansıyan tüm deliller birlikte değerlendirilerek paraların çekilememesi nedeniyle sanıklar hakkında dolandırıcılığa teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanık ...'ın Temyizi Yönünden
1.Katılanın yatırdığı paraların sanıkların hesabına aktarılması nedeniyle dolandırıcılık suçunun tamamlandığı göz ardı edilerek teşebbüs hükümlerinin tatbiki suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8 656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak; 5271 sayılı
Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca, 28.02.2013 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
B.Sanık ...'in Temyizi Yönünden
Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2012 tarihli ve 2012/234 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 35 inci maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.02.2013 tarihli ve 2012/200 Esas, 2013/62 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 44.420,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün süresinde temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştiği anlaşılmış olup sanık hakkında aynı olaya ilişkin olarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2012 tarihli ve 2012/2954 sayılı iddianamesiyle kamu davası ikame edildiği ve yargılamasının inceleme konusu dosyada devam ettiği, bu davanın mükerrer olduğu ve mükerrerlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık ...'ın Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "Bozma öncesi yargılama giderleri ile bozma kararı sonrası yapılan uzlaştırmacı giderinin sanıktan tahsiline," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık ...'in Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:48