Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/30197
2024/2632
4 Mart 2024
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/221 E., 2016/89 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 62.490,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinin açıklandığı süre tutum dilekçesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Katılan ...'ın kireç alım satımı yapan ... Ltd. Şti. isimli iş yerini işlettiği, sanığın da kireç imalatı ve satışı yaptığı, 2013 yılı Eylül ayı içerisinde katılan ...’ın sanığa kireç sattığı ve karşılığında, yetkilisinin katılan ... olan keşidecisi ... Endüstri Tesisleri İm.Taah.A.Ş isimli şirket, lehtarı ..., keşide tarihi 10.10.2013 olan 14.750 TL meblağlı, çekin keşideci imzası sahte olan çek ile keşidecisi ..., lehtarı ... keşide tarihi 01.10.2013 olan 14.100 TL'lik, sahte olarak üretilmiş çeki katılan ...’a aynı ticari ilişkin kapsamında ciro ederek verdiği, katılan ...’ın iki çeki de 10.10.2013 tarihinde tahsil etmek amacıyla bankaya ibraz ettiği ancak sahte olmaları nedeniyle bedellerini tahsil edemediği anlaşılmıştır.
-
Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, suça konu çekleri açık kimlik, iletişim ve adres bilgilerini bilmediği kişilerden başka ticari ilişkiler nedeniyle aldığını ancak katılan ...'a, borcuna karşılık ciro ederek teslim ettiğini beyan etmiştir.
-
Katılan ...'ın aşamalardaki beyanları istikrarlı olup suça konu çekleri, 2013 yılı Eylül ayında kireç satımından doğan alacağına karşılık sanıktan aldığını beyan etmiştir.
-
Emniyet Genel Müdürlüğü ...Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından, 14.750,00 TL bedelli çek için tanzim olunan, 16.03.2015 tarihli; "... çek üzerinde silinti kazıntı veya ilave yapıldığını yada çekin tümden sahte olduğunu gösterir nitelikte kati bulgular tespit edilmediği" ve 09.02.2015 tarihli; "... çekin ön yüz muhtevasındaki yazılar, atılı bulunan keşideci imzası, çekin arka yüzündeki " ... 17563066442 " içerikli birinci ciranta yazıları ve altında atılı bulunan ciranta imzası, " ..., 14274040440 " içerikli ikinci ciranta yazıları ve altında atılı bulunan imzası ile ...'nın mukayese yazı ve imzaları arasında kaligrafik ve ihtiyati diğer hususiyetler yönünden benzerlik görüldüğü ve söz konusu yazıların ve imzaların ... elinden çıktığı kanaatine varıldığı, incelemeye konu çek üzerindeki diğer imzaların mevcut mukayeseye imzalarına kıyasen ..., ..., ... ve ...'nin elinden çıktığını gösterir nitelikte kaligrafik uygunluk tespit edilemediği," görüşleri açıklanan Ekspertiz Raporu ile Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından, 14.100,00 TL bedelli çek için tanzim olunan, 29.09.2014 tarihli, "... inceleme konusu çekin külliyen sahte olarak tanzim edildiği, çekin arka yüzünde bulunan ... 14274040440 yazılarının ... eli ürünü olduğu, çekin arka yüzünde bulunan imzanın ...'nın eli ürünü olduğunun tespit edildiği," ve 08.05.2015 tarihli; "... çekin ön yüzünde bulunan tanzim yazıları ile arka yüzünde bulunan 1. ciranta yazılarının ... eli ürünü olmadığı, ... adına atfen bulunan imzanın da yine ... eli ürünü olmadığı, ... aldatma kabiliyetini haiz olduğu," görüşlerini içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
-
Mahkemece, suça konu 14.100,00 TL bedelli çekin, 25.02.2016 tarihli celsede incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, yasal unsurlarının bulunduğu tespit edilerek aldatıcı niteliği haiz olduğu görüşlerine yer verildiği hâlde 14.750,00 TL bedelli çek üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığı, yasal unsurlarının ve aldatıcı niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmediği belirlenmiştir.
-
Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
-
Belgede sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği, suça konu belgede aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin Hâkime ait olduğu anlaşılmakla; Mahkemece 25.02.2016 tarihli celsede suça konu 14.100,00 TL bedelli çekin incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği, yasal unsurlarının bulunduğu tespit edilerek aldatıcı niteliği haiz olduğu görüşlerine yer verildiği hâlde 14.750,00 TL bedelli çek üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığı, yasal unsurlarının ve aldatıcı niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmediği ve sahte belge asıllarının denetime imkân verecek şekilde yargılama dosyası arasına alınmadığı belirlenmekle, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
-
Katılan ...'ın; sanığın, 2013 yılı Eylül ayında yaptıkları alışveriş sırasında suça konu çekleri bu sözleşmeden doğan borcuna karşılık verdiğini beyan etmesi, kabulün de bu yönde olması karşısında; suça konu çeklerin aynı borç için aynı anda birlikte verilip verilmediğinin araştırılması, aynı anda verildiklerinin kesin şekilde tespiti durumunda, sanığın aynı ticari ilişkide birden fazla çeki tek seferde vermesi hâlinde eylemin tek suç oluşturacağı, fakat 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen ölçütler kapsamında belge sayısının fazlalığı nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, suça konu çeklerin farklı zamanlarda verildiğinin tespiti hâlinde ise zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilerek bu husus araştırılmadan eksik inceleme ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
-
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden
-
5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunduğu, katılan ...'ın; sanığın, 2013 yılı Eylül ayında yaptıkları alışveriş sırasında suça konu çekleri bu sözleşmeden doğan borcuna karşılık verdiğini beyan etmesi, kabulün de bu yönde olması karşısında suça konu çeklerin aynı sözleşmeden doğan borca karşılık verilip verilmediğinin kesin olarak belirlenmesi, aynı borç için verildiklerinin saptanması durumunda sanığın eyleminin tek suç oluşturacağı, farklı sözleşmelerden doğan borçlar nedeniyle verildiklerinin tespiti durumunda sanık hakkında kurulan hükümlerde zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
-
28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
-
Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/89 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:48