Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3791
2024/2610
4 Mart 2024
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/1483 Değişik İş
SUÇ: Dolandırıcılık
İNCELEME KONUSU
KARAR: İtirazın reddi kararı
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hükümlünün, dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca neticeten 1 yıl hapis ve 1600,00 TL adli para cezasına mahkûmiyetine ilişkin İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2014 tarihli ve 2013/1322 Esas, 2014/490 Karar sayılı kararının kesinleşmesine müteakip, hükümlü hakkında infaz aşamasında atılı suç yönünden uzlaştırma işlemlerinin uygulanması talebinin reddine ilişkin İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2017 tarihli ve 2013/1322 Esas, 2014/490 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/1483 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.10.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/2807 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB 2023/60245 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB 2023/60245 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4 200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara da uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alındığında;
02/12/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklikle, dolandırıcılık (157/1)
suçunun uzlaşma kapsamına alınması sebebiyle, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2014 tarihli ve 2013/1322 Esas, 2014/490 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca neticeten 1 yıl hapis ve 1600,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş; bu karar, temyiz edilmeksizin 24.12.2014 tarihli kesinleştirme şerhi ile kesinleştirilmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosu tarafından atılı suç yönünden uzlaştırma işlemlerinin uygulanmasının talep edilmesi üzerine, İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2017 tarihli ve 2013/1322 Esas, 2014/490 Karar sayılı ek kararı ile "...kesinleşmiş kararların lehe değerlendirilmesi amacıyla yapılan uyarlama yargılamasında uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı..." gerçekçesiyle talebin reddine karar verilmiş, hükümlünün bu karara yönelik itirazı da merci İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/1483 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir.
-
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 30.10.2007 tarihli ve 2007/4 200 Esas, 2007/219 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; uzlaştırma prosedürünün, devam eden yargılamaların yanında, infazı tamamlanmış olsa bile kesinleşmiş mahkûmiyet kararları yönünden de uygulanabileceği kabul edilmektedir. Zira uzlaştırma kurumu, her ne kadar usul hukukuna ait bir kurum olsa da, uzlaşmanın sağlanması halinde fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından, sonuçları itibarıyla maddi hukuka da ilişkin özellikler de taşıdığından karma nitelikte bir kurum olarak kabul edilmektedir. Nitekim 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 nci maddesinin birinci fıkrasındaki, "(1) a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci
x
maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden, b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir." şeklindeki düzenleme uyarınca, kesinleşmiş olup infaz aşamasında bulunan hükümlerin uyarlamaya konu edilebileceği açıkça kabul edilmektedir.
- Kanun yararına bozma talebine konu karar, İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verildiği halde ihbarnamede mahkeme adının İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi olarak hatalı belirtilmesi; yine talep konusu karar uyarlama talebinin reddine ilişkin ek karar olmasına karşın, karar içeriğinde yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi ek kararı olarak yanlış yazılması hususları maddi hata olarak değerlendirilerek yapılan incelemede; hükümlünün mahkûmiyetine konu, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanunu’nun 253 ve 254 üncü maddelerindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, uzlaştırma işlemlerinin uygulanmasına ilişkin talebin reddine dair karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/1483 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:48